|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASASI (*)
(Kurucu Mecliste
Kabul Tarihi :
18.10.1982; Halkoyuna
Sunulmak Üzere Tasarının
Resmî Gazetede İlanı:
20.10.1982-17844;
Kanunun Halkoyu ile
Kabul Tarihi: 7.11.1982;
Halkoyu Sonucunun
Yayımlandığı Resmî
Gazete Tarihi:
9.11.1982-17863
Mükerrer)
Kanun No. :
2709
Kabul Tarihi :
7.11.1982
BAŞLANGIÇ
(Değişik:
23.7.1995-4121/1 md.)
Türk Vatanı ve
Milletinin ebedî
varlığını ve Yüce Türk
Devletinin bölünmez
bütünlüğünü belirleyen
bu Anayasa, Türkiye
Cumhuriyetinin kurucusu,
ölümsüz önder ve eşsiz
kahraman Atatürk’ün
belirlediği
milliyetçilik anlayışı
ve O’nun inkılâp ve
ilkeleri doğrultusunda;
Dünya milletleri
ailesinin eşit haklara
sahip şerefli bir üyesi
olarak, Türkiye
Cumhuriyetinin ebedî
varlığı, refahı, maddî
ve manevî mutluluğu ile
çağdaş medeniyet
düzeyine ulaşma azmi
yönünde;
Millet iradesinin mutlak
üstünlüğü, egemenliğin
kayıtsız şartsız Türk
Milletine ait olduğu ve
bunu millet adına
kullanmaya yetkili
kılınan hiçbir kişi ve
kuruluşun, bu Anayasada
gösterilen hürriyetçi
demokrasi ve bunun
icaplarıyla belirlenmiş
hukuk düzeni dışına
çıkamayacağı;
Kuvvetler ayrımının,
Devlet organları
arasında üstünlük
sıralaması anlamına
gelmeyip, belli Devlet
yetki ve görevlerinin
kullanılmasından ibaret
ve bununla sınırlı
medenî bir işbölümü ve
işbirliği olduğu ve
üstünlüğün ancak Anayasa
ve kanunlarda bulunduğu;
(Değişik:
3.10.2001-4709/1 md.)
Hiçbir faaliyetin Türk
millî menfaatlerinin,
Türk varlığının, Devleti
ve ülkesiyle
bölünmezliği esasının,
Türklüğün tarihî ve
manevî değerlerinin,
Atatürk milliyetçiliği,
ilke ve inkılâpları ve
medeniyetçiliğinin
karşısında korunma
göremeyeceği ve lâiklik
ilkesinin gereği olarak
kutsal din duygularının,
Devlet işlerine ve
politikaya kesinlikle
karıştırılamayacağı;
Her Türk vatandaşının bu
Anayasadaki temel hak ve
hürriyetlerden eşitlik
ve sosyal adalet
gereklerince
yararlanarak millî
kültür, medeniyet ve
hukuk düzeni içinde
onurlu bir hayat
sürdürme ve maddî ve
manevî varlığını bu
yönde geliştirme hak ve
yetkisine doğuştan sahip
olduğu;
Topluca Türk
vatandaşlarının millî
gurur ve iftiharlarda,
millî sevinç ve
kederlerde, millî
varlığa karşı hak ve
ödevlerde, nimet ve
külfetlerde ve millet
hayatının her türlü
tecellisinde ortak
olduğu, birbirinin hak
ve hürriyetlerine kesin
saygı, karşılıklı içten
sevgi ve kardeşlik
duygularıyla ve “Yurtta
sulh, cihanda sulh” arzu
ve inancı içinde,
huzurlu bir hayat
talebine hakları
bulunduğu;
FİKİR, İNANÇ VE
KARARIYLA anlaşılmak,
sözüne ve ruhuna bu
yönde saygı ve mutlak
sadakatle yorumlanıp
uygulanmak üzere,
TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN,
demokrasiye âşık Türk
evlatlarının vatan ve
millet sevgisine emanet
ve tevdi olunur.
BİRİNCİ KISIM
Genel Esaslar
I. Devletin şekli
MADDE 1.
– Türkiye Devleti bir
Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin
nitelikleri
MADDE 2.
– Türkiye Cumhuriyeti,
toplumun huzuru, millî
dayanışma ve adalet
anlayışı içinde, insan
haklarına saygılı,
Atatürk milliyetçiliğine
bağlı, başlangıçta
belirtilen temel
ilkelere dayanan,
demokratik, lâik ve
sosyal bir hukuk
Devletidir.
III. Devletin
bütünlüğü, resmî dili,
bayrağı, millî marşı ve
başkenti
MADDE 3.
– Türkiye Devleti,
ülkesi ve milletiyle
bölünmez bir bütündür.
Dili Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanununda
belirtilen, beyaz ay
yıldızlı al bayraktır.
Millî marşı “İstiklal
Marşı”dır.
Başkenti Ankara’dır.
IV. Değiştirilemeyecek
hükümler
MADDE 4.
– Anayasanın 1 inci
maddesindeki Devletin
şeklinin Cumhuriyet
olduğu hakkındaki hüküm
ile, 2 nci maddesindeki
Cumhuriyetin nitelikleri
ve 3 üncü maddesi
hükümleri değiştirilemez
ve değiştirilmesi teklif
edilemez.
V. Devletin temel amaç
ve görevleri
MADDE 5.
– Devletin temel amaç ve
görevleri, Türk
Milletinin
bağımsızlığını ve
bütünlüğünü, ülkenin
bölünmezliğini,
Cumhuriyeti ve
demokrasiyi korumak,
kişilerin ve toplumun
refah, huzur ve
mutluluğunu sağlamak;
kişinin temel hak ve
hürriyetlerini, sosyal
hukuk devleti ve adalet
ilkeleriyle
bağdaşmayacak surette
sınırlayan siyasal,
ekonomik ve sosyal
engelleri kaldırmaya,
insanın maddî ve manevî
varlığının gelişmesi
için gerekli şartları
hazırlamaya çalışmaktır.
VI. Egemenlik
MADDE 6.
– Egemenlik, kayıtsız
şartsız Milletindir.
Türk Milleti,
egemenliğini, Anayasanın
koyduğu esaslara göre,
yetkili organları eliyle
kullanır.
Egemenliğin
kullanılması, hiçbir
surette hiçbir kişiye,
zümreye veya sınıfa
bırakılamaz. Hiçbir
kimse veya organ
kaynağını Anayasadan
almayan bir Devlet
yetkisi kullanamaz.
VII. Yasama yetkisi
MADDE 7.
– Yasama yetkisi Türk
Milleti adına Türkiye
Büyük Millet
Meclisinindir. Bu yetki
devredilemez.
VIII. Yürütme yetkisi
ve görevi
MADDE 8.
– Yürütme yetkisi ve
görevi, Cumhurbaşkanı ve
Bakanlar Kurulu
tarafından, Anayasaya ve
kanunlara uygun olarak
kullanılır ve yerine
getirilir.
IX. Yargı yetkisi
MADDE
9. – Yargı
yetkisi, Türk Milleti
adına bağımsız
mahkemelerce kullanılır.
X. Kanun önünde eşitlik
MADDE 10.
– Herkes, dil, ırk,
renk, cinsiyet, siyasî
düşünce, felsefî inanç,
din, mezhep ve benzeri
sebeplerle ayırım
gözetilmeksizin kanun
önünde eşittir.
(Ek: 7.5.2004-5170/1
md.)Kadınlar ve erkekler
eşit haklara sahiptir.
Devlet, bu eşitliğin
yaşama geçmesini
sağlamakla yükümlüdür.
Hiçbir kişiye, aileye,
zümreye veya sınıfa
imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve
idare makamları bütün
işlemlerinde kanun
önünde eşitlik ilkesine
uygun olarak hareket
etmek zorundadırlar.
XI. Anayasanın
bağlayıcılığı ve
üstünlüğü
MADDE 11.
– Anayasa hükümleri,
yasama, yürütme ve yargı
organlarını, idare
makamlarını ve diğer
kuruluş ve kişileri
bağlayan temel hukuk
kurallarıdır.
Kanunlar Anayasaya
aykırı olamaz.
İKİNCİ KISIM
Temel Haklar ve Ödevler
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Hükümler
I. Temel hak ve
hürriyetlerin niteliği
MADDE 12.
– Herkes, kişiliğine
bağlı, dokunulmaz,
devredilmez, vazgeçilmez
temel hak ve
hürriyetlere sahiptir.
Temel hak ve
hürriyetler, kişinin
topluma, ailesine ve
diğer kişilere karşı
ödev ve sorumluluklarını
da ihtiva eder.
II. Temel hak ve
hürriyetlerin
sınırlanması
MADDE 13.
– (Değişik:
3.10.2001-4709/2 md.)
Temel hak ve
hürriyetler, özlerine
dokunulmaksızın yalnızca
Anayasanın ilgili
maddelerinde belirtilen
sebeplere bağlı olarak
ve ancak kanunla
sınırlanabilir. Bu
sınırlamalar, Anayasanın
sözüne ve ruhuna,
demokratik toplum
düzeninin ve lâik
Cumhuriyetin gereklerine
ve ölçülülük ilkesine
aykırı olamaz.
III. Temel hak ve
hürriyetlerin kötüye
kullanılamaması
MADDE 14.
– (Değişik:
3.10.2001-4709/3 md.)
Anayasada yer alan hak
ve hürriyetlerden
hiçbiri, Devletin ülkesi
ve milletiyle bölünmez
bütünlüğünü bozmayı ve
insan haklarına dayanan
demokratik ve lâik
Cumhuriyeti ortadan
kaldırmayı amaçlayan
faaliyetler biçiminde
kullanılamaz.
Anayasa hükümlerinden
hiçbiri, Devlete veya
kişilere, Anayasayla
tanınan temel hak ve
hürriyetlerin yok
edilmesini veya
Anayasada belirtilenden
daha geniş şekilde
sınırlandırılmasını
amaçlayan bir faaliyette
bulunmayı mümkün kılacak
şekilde yorumlanamaz.
Bu hükümlere aykırı
faaliyette bulunanlar
hakkında uygulanacak
müeyyideler, kanunla
düzenlenir.
IV. Temel hak ve
hürriyetlerin
kullanılmasının
durdurulması
MADDE 15.
– Savaş, seferberlik,
sıkıyönetim veya
olağanüstü hallerde,
milletlerarası hukuktan
doğan yükümlülükler
ihlâl edilmemek
kaydıyla, durumun
gerektirdiği ölçüde
temel hak ve
hürriyetlerin
kullanılması kısmen veya
tamamen durdurulabilir
veya bunlar için
Anayasada öngörülen
güvencelere aykırı
tedbirler alınabilir.
(Değişik:
7.5.2004-5170/2
md.)Birinci fıkrada
belirlenen durumlarda
da, savaş hukukuna uygun
fiiller sonucu meydana
gelen ölümler dışında,
kişinin yaşama hakkına,
maddî ve manevî
varlığının bütünlüğüne
dokunulamaz; kimse din,
vicdan, düşünce ve
kanaatlerini açıklamaya
zorlanamaz ve bunlardan
dolayı suçlanamaz; suç
ve cezalar geçmişe
yürütülemez; suçluluğu
mahkeme kararı ile
saptanıncaya kadar kimse
suçlu sayılamaz.
V. Yabancıların durumu
MADDE 16.
– Temel hak ve
hürriyetler, yabancılar
için, milletlerarası
hukuka uygun olarak
kanunla sınırlanabilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Kişinin Hakları ve
Ödevleri
I. Kişinin
dokunulmazlığı, maddî ve
manevî varlığı
MADDE 17.
– Herkes, yaşama, maddî
ve manevî varlığını
koruma ve geliştirme
hakkına sahiptir.
Tıbbî zorunluluklar ve
kanunda yazılı haller
dışında, kişinin vücut
bütünlüğüne dokunulamaz;
rızası olmadan bilimsel
ve tıbbî deneylere tâbi
tutulamaz.
Kimseye işkence ve
eziyet yapılamaz; kimse
insan haysiyetiyle
bağdaşmayan bir cezaya
veya muameleye tâbi
tutulamaz.
(Değişik:
7.5.2004-5170/3
md.)Meşrû müdafaa hali,
yakalama ve tutuklama
kararlarının yerine
getirilmesi, bir tutuklu
veya hükümlünün
kaçmasının önlenmesi,
bir ayaklanma veya
isyanın bastırılması,
sıkıyönetim veya
olağanüstü hallerde
yetkili merciin verdiği
emirlerin uygulanması
sırasında silah
kullanılmasına kanunun
cevaz verdiği zorunlu
durumlarda meydana gelen
öldürme fiilleri,
birinci fıkra hükmü
dışındadır.
II. Zorla çalıştırma
yasağı
MADDE 18.
– Hiç kimse zorla
çalıştırılamaz. Angarya
yasaktır.
Şekil ve şartları
kanunla düzenlenmek
üzere hükümlülük veya
tutukluluk süreleri
içindeki çalıştırmalar;
olağanüstü hallerde
vatandaşlardan istenecek
hizmetler; ülke
ihtiyaçlarının zorunlu
kıldığı alanlarda
öngörülen vatandaşlık
ödevi niteliğindeki
beden ve fikir
çalışmaları, zorla
çalıştırma sayılmaz.
III. Kişi hürriyeti ve
güvenliği
MADDE 19.
– Herkes, kişi hürriyeti
ve güvenliğine sahiptir.
Şekil ve şartları
kanunda gösterilen :
Mahkemelerce verilmiş
hürriyeti kısıtlayıcı
cezaların ve güvenlik
tedbirlerinin yerine
getirilmesi; bir mahkeme
kararının veya kanunda
öngörülen bir
yükümlülüğün gereği
olarak ilgilinin
yakalanması veya
tutuklanması; bir
küçüğün gözetim altında
ıslahı veya yetkili
merci önüne çıkarılması
için verilen bir kararın
yerine getirilmesi;
toplum için tehlike
teşkil eden bir akıl
hastası, uyuşturucu
madde veya alkol
tutkunu, bir serseri
veya hastalık
yayabilecek bir kişinin
bir müessesede tedavi,
eğitim veya ıslahı için
kanunda belirtilen
esaslara uygun olarak
alınan tedbirin yerine
getirilmesi; usulüne
aykırı şekilde ülkeye
girmek isteyen veya
giren, ya da hakkında
sınır dışı etme yahut
geri verme kararı
verilen bir kişinin
yakalanması veya
tutuklanması; halleri
dışında kimse
hürriyetinden yoksun
bırakılamaz.
Suçluluğu hakkında
kuvvetli belirti bulunan
kişiler, ancak
kaçmalarını, delillerin
yokedilmesini veya
değiştirilmesini önlemek
maksadıyla veya bunlar
gibi tutuklamayı zorunlu
kılan ve kanunda
gösterilen diğer
hallerde hâkim kararıyla
tutuklanabilir. Hâkim
kararı olmadan yakalama,
ancak suçüstü halinde
veya gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde
yapılabilir; bunun
şartlarını kanun
gösterir.
Yakalanan veya
tutuklanan kişilere,
yakalama veya tutuklama
sebepleri ve
haklarındaki iddialar
herhalde yazılı ve
bunun hemen mümkün
olmaması halinde sözlü
olarak derhal, toplu
suçlarda en geç hâkim
huzuruna çıkarılıncaya
kadar bildirilir.
(Değişik:
3.10.2001-4709/4 md.)
Yakalanan veya
tutuklanan kişi, tutulma
yerine en yakın
mahkemeye gönderilmesi
için gerekli süre hariç
en geç kırksekiz saat ve
toplu olarak işlenen
suçlarda en çok dört gün
içinde hâkim önüne
çıkarılır. Kimse, bu
süreler geçtikten sonra
hâkim kararı olmaksızın
hürriyetinden yoksun
bırakılamaz. Bu süreler
olağanüstü hal,
sıkıyönetim ve savaş
hallerinde uzatılabilir.
(Değişik:
3.10.2001-4709/4 md.)
Kişinin yakalandığı veya
tutuklandığı,
yakınlarına derhal
bildirilir.
Tutuklanan kişilerin,
makul süre içinde
yargılanmayı ve
soruşturma veya
kovuşturma sırasında
serbest bırakılmayı
isteme hakları vardır.
Serbest bırakılma
ilgilinin yargılama
süresince duruşmada
hazır bulunmasını veya
hükmün yerine
getirilmesini sağlamak
için bir güvenceye
bağlanabilir.
Her ne sebeple olursa
olsun, hürriyeti
kısıtlanan kişi, kısa
sürede durumu hakkında
karar verilmesini ve bu
kısıtlamanın kanuna
aykırılığı halinde hemen
serbest bırakılmasını
sağlamak amacıyla
yetkili bir yargı
merciine başvurma
hakkına sahiptir.
(Değişik:
3.10.2001-4709/4 md.) Bu
esaslar dışında bir
işleme tâbi tutulan
kişilerin uğradıkları
zarar, tazminat
hukukunun genel
prensiplerine göre,
Devletçe ödenir.
IV. Özel hayatın
gizliliği ve korunması
A. Özel hayatın
gizliliği
MADDE
20. – Herkes,
özel hayatına ve aile
hayatına saygı
gösterilmesini isteme
hakkına sahiptir. Özel
hayatın ve aile
hayatının gizliliğine
dokunulamaz. (Mülga
cümle: 3.10.2001-4709/5
md.)
(Değişik:
3.10.2001-4709/5 md.)
Millî güvenlik, kamu
düzeni, suç işlenmesinin
önlenmesi, genel sağlık
ve genel ahlâkın
korunması veya
başkalarının hak ve
özgürlüklerinin
korunması sebeplerinden
biri veya birkaçına
bağlı olarak, usulüne
göre verilmiş hâkim
kararı olmadıkça; yine
bu sebeplere bağlı
olarak gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde
de kanunla yetkili
kılınmış merciin yazılı
emri bulunmadıkça;
kimsenin üstü, özel
kâğıtları ve eşyası
aranamaz ve bunlara el
konulamaz. Yetkili
merciin kararı yirmidört
saat içinde görevli
hâkimin onayına sunulur.
Hâkim, kararını el
koymadan itibaren
kırksekiz saat içinde
açıklar; aksi halde, el
koyma kendiliğinden
kalkar.
B. Konut dokunulmazlığı
MADDE 21.
– (Değişik:
3.10.2001-4709/6 md.)
Kimsenin konutuna
dokunulamaz. Millî
güvenlik, kamu düzeni,
suç işlenmesinin
önlenmesi, genel sağlık
ve genel ahlâkın
korunması veya
başkalarının hak ve
özgürlüklerinin
korunması sebeplerinden
biri veya birkaçına
bağlı olarak usulüne
göre verilmiş hâkim
kararı olmadıkça; yine
bu sebeplere bağlı
olarak gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde
de kanunla yetkili
kılınmış merciin yazılı
emri bulunmadıkça;
kimsenin konutuna
girilemez, arama
yapılamaz ve buradaki
eşyaya el konulamaz.
Yetkili merciin kararı
yirmidört saat içinde
görevli hâkimin onayına
sunulur. Hâkim, kararını
el koymadan itibaren
kırksekiz saat içinde
açıklar; aksi halde, el
koyma kendiliğinden
kalkar.
C. Haberleşme hürriyeti
MADDE 22.
– (Değişik:
3.10.2001-4709/7 md.)
Herkes, haberleşme
hürriyetine sahiptir.
Haberleşmenin gizliliği
esastır.
Millî güvenlik, kamu
düzeni, suç işlenmesinin
önlenmesi, genel sağlık
ve genel ahlâkın
korunması veya
başkalarının hak ve
özgürlüklerinin
korunması sebeplerinden
biri veya birkaçına
bağlı olarak usulüne
göre verilmiş hâkim
kararı olmadıkça; yine
bu sebeplere bağlı
olarak gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde
de kanunla yetkili
kılınmış merciin yazılı
emri bulunmadıkça;
haberleşme engellenemez
ve gizliliğine
dokunulamaz. Yetkili
merciin kararı yirmidört
saat içinde görevli
hâkimin onayına sunulur.
Hâkim, kararını
kırksekiz saat içinde
açıklar; aksi halde,
karar kendiliğinden
kalkar.
İstisnaların
uygulanacağı kamu kurum
ve kuruluşları kanunda
belirtilir.
V. Yerleşme ve seyahat
hürriyeti
MADDE 23.
– Herkes, yerleşme ve
seyahat hürriyetine
sahiptir.
Yerleşme hürriyeti, suç
işlenmesini önlemek,
sosyal ve ekonomik
gelişmeyi sağlamak,
sağlıklı ve düzenli
kentleşmeyi
gerçekleştirmek ve kamu
mallarını korumak;
Seyahat hürriyeti, suç
soruşturma ve
kovuşturması sebebiyle
ve suç işlenmesini
önlemek;
Amaçlarıyla kanunla
sınırlanabilir.
(Değişik:
3.10.2001-4709/8 md.)
Vatandaşın yurt dışına
çıkma hürriyeti,
vatandaşlık ödevi ya da
ceza soruşturması veya
kovuşturması sebebiyle
sınırlanabilir.
Vatandaş sınır dışı
edilemez ve yurda girme
hakkından yoksun
bırakılamaz.
VI. Din ve vicdan
hürriyeti
MADDE
24. – Herkes,
vicdan, dinî inanç ve
kanaat hürriyetine
sahiptir.
14 üncü madde
hükümlerine aykırı
olmamak şartıyla ibadet,
dinî âyin ve törenler
serbesttir.
Kimse, ibadete, dinî
âyin ve törenlere
katılmaya, dinî inanç ve
kanaatlerini açıklamaya
zorlanamaz; dinî inanç
ve kanaatlerinden dolayı
kınanamaz ve suçlanamaz.
Din ve ahlâk eğitim ve
öğretimi Devletin
gözetim ve denetimi
altında yapılır. Din
kültürü ve ahlâk
öğretimi ilk ve
orta-öğretim
kurumlarında okutulan
zorunlu dersler arasında
yer alır. Bunun
dışındaki din eğitim ve
öğretimi ancak,
kişilerin kendi
isteğine, küçüklerin de
kanunî temsilcisinin
talebine bağlıdır.
Kimse, Devletin sosyal,
ekonomik, siyasî veya
hukukî temel düzenini
kısmen de olsa, din
kurallarına dayandırma
veya siyasî veya kişisel
çıkar yahut nüfuz
sağlama amacıyla her ne
suretle olursa olsun,
dini veya din
duygularını yahut dince
kutsal sayılan şeyleri
istismar edemez ve
kötüye kullanamaz.
VII. Düşünce ve kanaat
hürriyeti
MADDE 25.
– Herkes, düşünce ve
kanaat hürriyetine
sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla
olursa olsun kimse,
düşünce ve kanaatlerini
açıklamaya zorlanamaz;
düşünce ve kanaatleri
sebebiyle kınanamaz ve
suçlanamaz.
VIII. Düşünceyi
açıklama ve yayma
hürriyeti
MADDE 26.
– Herkes, düşünce ve
kanaatlerini söz, yazı,
resim veya başka
yollarla tek başına veya
toplu olarak açıklama ve
yayma hakkına sahiptir.
Bu hürriyet resmî
makamların müdahalesi
olmaksızın haber veya
fikir almak ya da vermek
serbestliğini de kapsar.
Bu fıkra hükmü, radyo,
televizyon, sinema veya
benzeri yollarla yapılan
yayımların izin
sistemine bağlanmasına
engel değildir.
(Değişik:
3.10.2001-4709/9 md.) Bu
hürriyetlerin
kullanılması, millî
güvenlik, kamu düzeni,
kamu güvenliği,
Cumhuriyetin temel
nitelikleri ve Devletin
ülkesi ve milleti ile
bölünmez bütünlüğünün
korunması, suçların
önlenmesi, suçluların
cezalandırılması, Devlet
sırrı olarak usulünce
belirtilmiş bilgilerin
açıklanmaması,
başkalarının şöhret veya
haklarının, özel ve aile
hayatlarının yahut
kanunun öngördüğü meslek
sırlarının korunması
veya yargılama görevinin
gereğine uygun olarak
yerine getirilmesi
amaçlarıyla
sınırlanabilir.
(Üçüncü fıkra mülga:
3.10.2001-4709/9 md.)
Haber ve düşünceleri
yayma araçlarının
kullanılmasına ilişkin
düzenleyici hükümler,
bunların yayımını
engellememek kaydıyla,
düşünceyi açıklama ve
yayma hürriyetinin
sınırlanması sayılmaz.
(Ek: 3.10.2001-4709/9
md.) Düşünceyi açıklama
ve yayma hürriyetinin
kullanılmasında
uygulanacak şekil, şart
ve usuller kanunla
düzenlenir.
IX. Bilim ve sanat
hürriyeti
MADDE 27.
– Herkes, bilim ve
sanatı serbestçe öğrenme
ve öğretme, açıklama,
yayma ve bu alanlarda
her türlü araştırma
hakkına sahiptir.
Yayma hakkı, Anayasanın
1 inci, 2 nci ve 3 üncü
maddeleri hükümlerinin
değiştirilmesini
sağlamak amacıyla
kullanılamaz.
Bu madde hükmü
yabancı yayınların
ülkeye girmesi ve
dağıtımının kanunla
düzenlenmesine engel
değildir.
X. Basın ve yayımla
ilgili hükümler
A. Basın hürriyeti
MADDE 28.
– Basın hürdür, sansür
edilemez. Basımevi
kurmak izin alma ve malî
teminat yatırma şartına
bağlanamaz.
(İkinci fıkra mülga:
3.10.2001-4709/10 md.)
Devlet, basın ve haber
alma hürriyetlerini
sağlayacak tedbirleri
alır.
Basın hürriyetinin
sınırlanmasında,
Anayasanın 26 ve 27 nci
maddeleri hükümleri
uygulanır.
Devletin iç ve dış
güvenliğini, ülkesi ve
milletiyle bölünmez
bütünlüğünü tehdit eden
veya suç işlemeye ya da
ayaklanma veya isyana
teşvik eder nitelikte
olan veya Devlete ait
gizli bilgilere ilişkin
bulunan her türlü haber
veya yazıyı, yazanlar
veya bastıranlar veya
aynı amaçla, basanlar,
başkasına verenler, bu
suçlara ait kanun
hükümleri uyarınca
sorumlu olurlar. Tedbir
yolu ile dağıtım hâkim
kararıyla; gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde
de kanunun açıkça
yetkili kıldığı merciin
emriyle önlenebilir.
Dağıtımı önleyen yetkili
merci, bu kararını en
geç yirmidört saat
içinde yetkili hâkime
bildirir. Yetkili hâkim
bu kararı en geç
kırksekiz saat içinde
onaylamazsa, dağıtımı
önleme kararı hükümsüz
sayılır.
Yargılama görevinin
amacına uygun olarak
yerine getirilmesi için,
kanunla belirtilecek
sınırlar içinde, hâkim
tarafından verilen
kararlar saklı kalmak
üzere, olaylar hakkında
yayım yasağı konamaz.
Süreli veya süresiz
yayınlar, kanunun
gösterdiği suçların
soruşturma veya
kovuşturmasına geçilmiş
olması hallerinde hâkim
kararıyla; Devletin
ülkesi ve milletiyle
bölünmez bütünlüğünün,
millî güvenliğin, kamu
düzeninin, genel ahlâkın
korunması ve suçların
önlenmesi bakımından
gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde de
kanunun açıkça yetkili
kıldığı merciin emriyle
toplatılabilir. Toplatma
kararı veren yetkili
merci, bu kararını en
geç yirmidört saat
içinde yetkili hâkime
bildirir; hâkim bu
kararı en geç kırksekiz
saat içinde onaylamazsa,
toplatma kararı hükümsüz
sayılır.
Süreli veya süresiz
yayınların suç
soruşturma veya
kovuşturması sebebiyle
zapt ve müsaderesinde
genel hükümler
uygulanır.
Türkiye’de yayımlanan
süreli yayınlar,
Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez
bütünlüğüne,
Cumhuriyetin temel
ilkelerine, millî
güvenliğe ve genel
ahlâka aykırı
yayımlardan mahkûm olma
halinde, mahkeme
kararıyla geçici olarak
kapatılabilir. Kapatılan
süreli yayının açıkça
devamı niteliğini
taşıyan her türlü yayın
yasaktır; bunlar hâkim
kararıyla toplatılır.
B. Süreli ve süresiz
yayın hakkı
MADDE
29. – Süreli
veya süresiz yayın
önceden izin alma ve
malî teminat yatırma
şartına bağlanamaz.
Süreli yayın
çıkarabilmek için
kanunun gösterdiği bilgi
ve belgelerin, kanunda
belirtilen yetkili
mercie verilmesi
yeterlidir. Bu bilgi ve
belgelerin kanuna
aykırılığının tespiti
halinde yetkili merci,
yayının durdurulması
için mahkemeye başvurur.
Süreli yayınların
çıkarılması, yayım
şartları, malî
kaynakları ve
gazetecilik mesleği ile
ilgili esaslar kanunla
düzenlenir. Kanun,
haber, düşünce ve
kanaatlerin serbestçe
yayımlanmasını
engelleyici veya
zorlaştırıcı siyasal,
ekonomik, malî ve teknik
şartlar koyamaz.
Süreli yayınlar,
Devletin ve diğer kamu
tüzelkişilerinin veya
bunlara bağlı kurumların
araç ve imkânlarından
eşitlik esasına göre
yararlanır.
C. Basın araçlarının
korunması
MADDE 30.
– (Değişik:
7.5.2004-5170/4
md.)Kanuna uygun şekilde
basın işletmesi olarak
kurulan basımevi ve
eklentileri ile basın
araçları, suç aleti
olduğu gerekçesiyle zapt
ve müsadere edilemez
veya işletilmekten
alıkonulamaz.
D. Kamu tüzelkişilerinin
elindeki basın dışı
kitle haberleşme
araçlarından yararlanma
hakkı
MADDE 31.
– Kişiler ve siyasî
partiler, kamu
tüzelkişilerinin
elindeki basın dışı
kitle haberleşme ve
yayım araçlarından
yararlanma hakkına
sahiptir. Bu
yararlanmanın şartları
ve usulleri kanunla
düzenlenir.
(Değişik:
3.10.2001-4709/11 md.)
Kanun, millî güvenlik,
kamu düzeni, genel ahlâk
ve sağlığın korunması
sebepleri dışında,
halkın bu araçlarla
haber almasını, düşünce
ve kanaatlere ulaşmasını
ve kamuoyunun serbestçe
oluşmasını engelleyici
kayıtlar koyamaz.
E. Düzeltme ve cevap
hakkı
MADDE 32.
– Düzeltme ve cevap
hakkı, ancak kişilerin
haysiyet ve şereflerine
dokunulması veya
kendileriyle ilgili
gerçeğe aykırı yayınlar
yapılması hallerinde
tanınır ve kanunla
düzenlenir.
Düzeltme ve cevap
yayımlanmazsa,
yayımlanmasının gerekip
gerekmediğine hâkim
tarafından ilgilinin
müracaat tarihinden
itibaren en geç yedi gün
içerisinde karar
verilir.
XI. Toplantı hak ve
hürriyetleri
A. Dernek kurma
hürriyeti
MADDE 33.
– (Değişik:
23.7.1995-4121/2 md.;
3.10.2001-4709/12 md.)
Herkes, önceden izin
almaksızın dernek kurma
ve bunlara üye olma ya
da üyelikten çıkma
hürriyetine sahiptir.
Hiç kimse bir derneğe
üye olmaya ve dernekte
üye kalmaya zorlanamaz.
Dernek kurma hürriyeti
ancak, millî güvenlik,
kamu düzeni, suç
işlenmesinin önlenmesi,
genel sağlık ve genel
ahlâk ile başkalarının
hürriyetlerinin
korunması sebepleriyle
ve kanunla
sınırlanabilir.
Dernek kurma
hürriyetinin
kullanılmasında
uygulanacak şekil, şart
ve usuller kanunda
gösterilir.
Dernekler, kanunun
öngördüğü hallerde hâkim
kararıyla kapatılabilir
veya faaliyetten
alıkonulabilir. Ancak,
millî güvenliğin, kamu
düzeninin, suç
işlenmesini veya suçun
devamını önlemenin yahut
yakalamanın gerektirdiği
hallerde gecikmede
sakınca varsa, kanunla
bir merci, derneği
faaliyetten men ile
yetkilendirilebilir. Bu
merciin kararı,
yirmidört saat içinde
görevli hâkimin onayına
sunulur. Hâkim, kararını
kırksekiz saat içinde
açıklar; aksi halde, bu
idarî karar
kendiliğinden
yürürlükten kalkar.
Birinci fıkra hükmü,
Silahlı Kuvvetler ve
kolluk kuvvetleri
mensuplarına ve
görevlerinin
gerektirdiği ölçüde
Devlet memurlarına
kanunla sınırlamalar
getirilmesine engel
değildir.
Bu madde hükümleri
vakıflarla ilgili olarak
da uygulanır.
B. Toplantı ve gösteri
yürüyüşü düzenleme hakkı
MADDE 34.
– (Değişik:
3.10.2001-4709/13 md.)
Herkes, önceden izin
almadan, silahsız ve
saldırısız toplantı ve
gösteri yürüyüşü
düzenleme hakkına
sahiptir.
Toplantı ve gösteri
yürüyüşü hakkı ancak,
millî güvenlik, kamu
düzeni, suç işlenmesinin
önlenmesi, genel
sağlığın ve genel
ahlâkın veya
başkalarının hak ve
özgürlüklerinin
korunması amacıyla ve
kanunla sınırlanabilir.
Toplantı ve gösteri
yürüyüşü düzenleme
hakkının kullanılmasında
uygulanacak şekil, şart
ve usuller kanunda
gösterilir.
XII. Mülkiyet hakkı
MADDE 35.
– Herkes, mülkiyet ve
miras haklarına
sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu
yararı amacıyla, kanunla
sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının
kullanılması toplum
yararına aykırı olamaz.
XIII. Hakların korunması
ile ilgili hükümler
A. Hak arama hürriyeti
MADDE 36.
– (Değişik:
3.10.2001-4709/14 md.)
Herkes, meşrû vasıta ve
yollardan faydalanmak
suretiyle yargı
mercileri önünde davacı
veya davalı olarak iddia
ve savunma ile adil
yargılanma hakkına
sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve
yetkisi içindeki davaya
bakmaktan kaçınamaz.
B. Kanunî hâkim
güvencesi
MADDE 37.
– Hiç kimse kanunen tâbi
olduğu mahkemeden başka
bir merci önüne
çıkarılamaz.
Bir kimseyi kanunen tâbi
olduğu mahkemeden başka
bir merci önüne çıkarma
sonucunu doğuran yargı
yetkisine sahip
olağanüstü merciler
kurulamaz.
C. Suç ve cezalara
ilişkin esaslar
MADDE 38.
– Kimse, işlendiği zaman
yürürlükte bulunan
kanunun suç saymadığı
bir fiilden dolayı
cezalandırılamaz;
kimseye suçu işlediği
zaman kanunda o suç için
konulmuş olan cezadan
daha ağır bir ceza
verilemez.
Suç ve ceza zamanaşımı
ile ceza mahkûmiyetinin
sonuçları konusunda da
yukarıdaki fıkra
uygulanır.
Ceza ve ceza yerine
geçen güvenlik
tedbirleri ancak kanunla
konulur.
Suçluluğu hükmen sabit
oluncaya kadar, kimse
suçlu sayılamaz.
Hiç kimse kendisini ve
kanunda gösterilen
yakınlarını suçlayan bir
beyanda bulunmaya veya
bu yolda delil
göstermeye zorlanamaz.
(Ek: 3.10.2001-4709/15
md.) Kanuna aykırı
olarak elde edilmiş
bulgular, delil olarak
kabul edilemez.
Ceza sorumluluğu
şahsîdir.
(Ek: 3.10.2001-4709/15
md.) Hiç kimse, yalnızca
sözleşmeden doğan bir
yükümlülüğü yerine
getirememesinden dolayı
özgürlüğünden
alıkonulamaz.
(Mülga: 7.5.2004-5170/5
md.)
(Değişik:
7.5.2004-5170/5 md.)Ölüm
cezası ve genel müsadere
cezası verilemez.
İdare, kişi hürriyetinin
kısıtlanması sonucunu
doğuran bir müeyyide
uygulayamaz. Silahlı
Kuvvetlerin iç düzeni
bakımından bu hükme
kanunla istisnalar
getirilebilir.
(Değişik:
7.5.2004-5170/5
md.)Uluslararası Ceza
Divanına taraf olmanın
gerektirdiği
yükümlülükler hariç
olmak üzere vatandaş,
suç sebebiyle yabancı
bir ülkeye verilemez.
XIV. İspat hakkı
MADDE 39.
– Kamu görev ve
hizmetinde bulunanlara
karşı, bu görev ve
hizmetin yerine
getirilmesiyle ilgili
olarak yapılan
isnatlardan dolayı
açılan hakaret
davalarında, sanık,
isnadın doğruluğunu
ispat hakkına sahiptir.
Bunun dışındaki hallerde
ispat isteminin kabulü,
ancak isnat olunan
fiilin doğru olup
olmadığının
anlaşılmasında kamu
yararı bulunmasına veya
şikâyetçinin ispata razı
olmasına bağlıdır.
XV. Temel hak ve
hürriyetlerin korunması
MADDE 40.
– Anayasa ile tanınmış
hak ve hürriyetleri
ihlâl edilen herkes,
yetkili makama
geciktirilmeden başvurma
imkânının sağlanmasını
isteme hakkına sahiptir.
(Ek: 3.10.2001-4709/16
md.) Devlet,
işlemlerinde, ilgili
kişilerin hangi kanun
yolları ve mercilere
başvuracağını ve
sürelerini belirtmek
zorundadır.
Kişinin, resmî
görevliler tarafından
vâki haksız işlemler
sonucu uğradığı zarar
da, kanuna göre,
Devletçe tazmin edilir.
Devletin sorumlu olan
ilgili görevliye rücu
hakkı saklıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Sosyal ve Ekonomik
Haklar ve Ödevler
I. Ailenin korunması
MADDE 41.
– (Değişik:
3.10.2001-4709/17 md.)
Aile, Türk toplumunun
temelidir ve eşler
arasında eşitliğe
dayanır.
Devlet, ailenin huzur ve
refahı ile özellikle
ananın ve çocukların
korunması ve aile
planlamasının öğretimi
ile uygulanmasını
sağlamak için gerekli
tedbirleri alır,
teşkilâtı kurar.
II. Eğitim ve öğrenim
hakkı ve ödevi
MADDE 42.
– Kimse, eğitim ve
öğrenim hakkından yoksun
bırakılamaz.
Öğrenim hakkının kapsamı
kanunla tespit edilir ve
düzenlenir.
Eğitim ve öğretim,
Atatürk ilkeleri ve
inkılâpları
doğrultusunda, çağdaş
bilim ve eğitim
esaslarına göre,
Devletin gözetim ve
denetimi altında
yapılır. Bu esaslara
aykırı eğitim ve öğretim
yerleri açılamaz.
Eğitim ve öğretim
hürriyeti, Anayasaya
sadakat borcunu ortadan
kaldırmaz.
İlköğretim, kız ve erkek
bütün vatandaşlar için
zorunludur ve Devlet
okullarında parasızdır.
Özel ilk ve orta
dereceli okulların bağlı
olduğu esaslar, Devlet
okulları ile erişilmek
istenen seviyeye uygun
olarak, kanunla
düzenlenir.
Devlet, maddî
imkânlardan yoksun
başarılı öğrencilerin,
öğrenimlerini
sürdürebilmeleri amacı
ile burslar ve başka
yollarla gerekli
yardımları yapar.
Devlet, durumları
sebebiyle özel eğitime
ihtiyacı olanları
topluma yararlı kılacak
tedbirleri alır.
Eğitim ve öğretim
kurumlarında sadece
eğitim, öğretim,
araştırma ve inceleme
ile ilgili faaliyetler
yürütülür. Bu
faaliyetler her ne
suretle olursa olsun
engellenemez.
Türkçeden başka hiçbir
dil, eğitim ve öğretim
kurumlarında Türk
vatandaşlarına ana
dilleri olarak
okutulamaz ve
öğretilemez. Eğitim ve
öğretim kurumlarında
okutulacak yabancı
diller ile yabancı dille
eğitim ve öğretim yapan
okulların tâbi olacağı
esaslar kanunla
düzenlenir.
Milletlerarası andlaşma
hükümleri saklıdır.
III. Kamu yararı
A. Kıyılardan yararlanma
MADDE 43.
– Kıyılar, Devletin
hüküm ve tasarrufu
altındadır.
Deniz, göl ve akarsu
kıyılarıyla, deniz ve
göllerin kıyılarını
çevreleyen sahil
şeritlerinden
yararlanmada öncelikle
kamu yararı gözetilir.
Kıyılarla sahil
şeritlerinin, kullanılış
amaçlarına göre
derinliği ve kişilerin
bu yerlerden yararlanma
imkân ve şartları
kanunla düzenlenir.
B. Toprak mülkiyeti
MADDE 44.
– Devlet, toprağın
verimli olarak
işletilmesini korumak ve
geliştirmek, erozyonla
kaybedilmesini önlemek
ve topraksız olan veya
yeter toprağı bulunmayan
çiftçilikle uğraşan
köylüye toprak sağlamak
amacıyla gerekli
tedbirleri alır. Kanun,
bu amaçla, değişik tarım
bölgeleri ve çeşitlerine
göre toprağın
genişliğini tespit
edebilir. Topraksız olan
veya yeter toprağı
bulunmayan çiftçiye
toprak sağlanması,
üretimin düşürülmesi,
ormanların küçülmesi ve
diğer toprak ve yeraltı
servetlerinin azalması
sonucunu doğuramaz.
Bu amaçla dağıtılan
topraklar bölünemez,
miras hükümleri dışında
başkalarına devredilemez
ve ancak dağıtılan
çiftçilerle mirasçıları
tarafından
işletilebilir. Bu
şartların kaybı halinde,
dağıtılan toprağın
Devletçe geri alınmasına
ilişkin esaslar kanunla
düzenlenir.
C. Tarım, hayvancılık ve
bu üretim dallarında
çalışanların korunması
MADDE 45.
– Devlet, tarım
arazileri ile çayır ve
meraların amaç dışı
kullanılmasını ve
tahribini önlemek,
tarımsal üretim
planlaması ilkelerine
uygun olarak bitkisel ve
hayvansal üretimi
artırmak maksadıyla,
tarım ve hayvancılıkla
uğraşanların işletme
araç ve gereçlerinin ve
diğer girdilerinin
sağlanmasını
kolaylaştırır.
Devlet, bitkisel ve
hayvansal ürünlerin
değerlendirilmesi ve
gerçek değerlerinin
üreticinin eline geçmesi
için gereken tedbirleri
alır.
D. Kamulaştırma
MADDE 46.
– (Değişik:
3.10.2001-4709/18 md.)
Devlet ve kamu
tüzelkişileri; kamu
yararının gerektirdiği
hallerde, gerçek
karşılıklarını peşin
ödemek şartıyla, özel
mülkiyette bulunan
taşınmaz malların
tamamını veya bir
kısmını, kanunla
gösterilen esas ve
usullere göre,
kamulaştırmaya ve bunlar
üzerinde idarî
irtifaklar kurmaya
yetkilidir.
Kamulaştırma bedeli ile
kesin hükme bağlanan
artırım bedeli nakden ve
peşin olarak ödenir.
Ancak, tarım reformunun
uygulanması, büyük
enerji ve sulama
projeleri ile iskân
projelerinin
gerçekleştirilmesi, yeni
ormanların
yetiştirilmesi,
kıyıların korunması ve
turizm amacıyla
kamulaştırılan
toprakların bedellerinin
ödenme şekli kanunla
gösterilir. Kanunun
taksitle ödemeyi
öngörebileceği bu
hallerde, taksitlendirme
süresi beş yılı aşamaz;
bu takdirde taksitler
eşit olarak ödenir.
Kamulaştırılan
topraktan, o toprağı
doğrudan doğruya işleten
küçük çiftçiye ait
olanlarının bedeli, her
halde peşin ödenir.
İkinci fıkrada öngörülen
taksitlendirmelerde ve
herhangi bir sebeple
ödenmemiş kamulaştırma
bedellerinde kamu
alacakları için
öngörülen en yüksek faiz
uygulanır.
E. Devletleştirme ve
özelleştirme
MADDE 47.
– Kamu hizmeti niteliği
taşıyan özel
teşebbüsler, kamu
yararının zorunlu
kıldığı hallerde
devletleştirilebilir.
Devletleştirme gerçek
karşılığı üzerinden
yapılır. Gerçek
karşılığın hesaplanma
tarzı ve usulleri
kanunla düzenlenir.
(Ek: 13.8.1999-4446/1
md.) Devletin, kamu
iktisadî teşebbüslerinin
ve diğer kamu
tüzelkişilerinin
mülkiyetinde bulunan
işletme ve varlıkların
özelleştirilmesine
ilişkin esas ve usuller
kanunla gösterilir.
(Ek: 13.8.1999-4446/1
md.) Devlet, kamu
iktisadî teşebbüsleri ve
diğer kamu tüzelkişileri
tarafından yürütülen
yatırım ve hizmetlerden
hangilerinin özel hukuk
sözleşmeleri ile gerçek
veya tüzelkişilere
yaptırılabileceği veya
devredilebileceği
kanunla belirlenir.
IV. Çalışma ve sözleşme
hürriyeti
MADDE 48.
– Herkes, dilediği
alanda çalışma ve
sözleşme hürriyetlerine
sahiptir. Özel
teşebbüsler kurmak
serbesttir.
Devlet, özel
teşebbüslerin millî
ekonominin gereklerine
ve sosyal amaçlara uygun
yürümesini, güvenlik ve
kararlılık içinde
çalışmasını sağlayacak
tedbirleri alır.
V. Çalışma ile ilgili
hükümler
A. Çalışma hakkı ve
ödevi
MADDE 49.
– Çalışma, herkesin
hakkı ve ödevidir.
(Değişik:
3.10.2001-4709/19 md.)
Devlet, çalışanların
hayat seviyesini
yükseltmek, çalışma
hayatını geliştirmek
için çalışanları ve
işsizleri korumak,
çalışmayı desteklemek,
işsizliği önlemeye
elverişli ekonomik bir
ortam yaratmak ve
çalışma barışını
sağlamak için gerekli
tedbirleri alır.
(Üçüncü fıkra mülga:
3.10.2001-4709/19 md.)
B. Çalışma şartları ve
dinlenme hakkı
MADDE 50.
– Kimse, yaşına,
cinsiyetine ve gücüne
uymayan işlerde
çalıştırılamaz.
Küçükler ve kadınlar ile
bedenî ve ruhî
yetersizliği olanlar
çalışma şartları
bakımından özel olarak
korunurlar.
Dinlenmek, çalışanların
hakkıdır.
Ücretli hafta ve bayram
tatili ile ücretli
yıllık izin hakları ve
şartları kanunla
düzenlenir.
C. Sendika kurma hakkı
MADDE 51.
– (Değişik:
3.10.2001-4709/20 md.)
Çalışanlar ve
işverenler, üyelerinin
çalışma ilişkilerinde,
ekonomik ve sosyal hak
ve menfaatlerini korumak
ve geliştirmek için
önceden izin almaksızın
sendikalar ve üst
kuruluşlar kurma,
bunlara serbestçe üye
olma ve üyelikten
serbestçe çekilme
haklarına sahiptir. Hiç
kimse bir sendikaya üye
olmaya ya da üyelikten
ayrılmaya zorlanamaz.
Sendika kurma hakkı
ancak, millî güvenlik,
kamu düzeni, suç
işlenmesinin önlenmesi,
genel sağlık ve genel
ahlâk ile başkalarının
hak ve özgürlüklerinin
korunması sebepleriyle
ve kanunla
sınırlanabilir.
Sendika kurma hakkının
kullanılmasında
uygulanacak şekil, şart
ve usuller kanunda
gösterilir.
Aynı zamanda ve aynı iş
kolunda birden fazla
sendikaya üye olunamaz.
İşçi niteliği taşımayan
kamu görevlilerinin bu
alandaki haklarının
kapsam, istisna ve
sınırları gördükleri
hizmetin niteliğine
uygun olarak kanunla
düzenlenir.
Sendika ve üst
kuruluşlarının
tüzükleri, yönetim ve
işleyişleri,
Cumhuriyetin temel
niteliklerine ve
demokrasi esaslarına
aykırı olamaz.
D. Sendikal faaliyet
MADDE 52.
– (Mülga:
23.7.1995-4121/3 md.)
VI. Toplu iş sözleşmesi,
grev hakkı ve lokavt
A. Toplu iş sözleşmesi
hakkı
MADDE 53.
– İşçiler ve işverenler,
karşılıklı olarak
ekonomik ve sosyal
durumlarını ve çalışma
şartlarını düzenlemek
amacıyla toplu iş
sözleşmesi yapma hakkına
sahiptirler.
Toplu iş sözleşmesinin
nasıl yapılacağı kanunla
düzenlenir.
(Ek: 23.7.1995-4121/4
md.) 128 inci maddenin
ilk fıkrası kapsamına
giren kamu
görevlilerinin kanunla
kendi aralarında
kurmalarına cevaz
verilecek olan ve bu
maddenin birinci ve
ikinci fıkraları ile 54
üncü madde hükümlerine
tabi olmayan sendikalar
ve üst kuruluşları,
üyeleri adına yargı
mercilerine başvurabilir
ve İdareyle amaçları
doğrultusunda toplu
görüşme yapabilirler.
Toplu görüşme sonunda
anlaşmaya varılırsa
düzenlenecek mutabakat
metni taraflarca
imzalanır. Bu mutabakat
metni, uygun idarî veya
kanunî düzenlemenin
yapılabilmesi için
Bakanlar Kurulunun
takdirine sunulur. Toplu
görüşme sonunda
mutabakat metni
imzalanmamışsa anlaşma
ve anlaşmazlık noktaları
da taraflarca
imzalanacak bir
tutanakla Bakanlar
Kurulunun takdirine
sunulur. Bu fıkranın
uygulanmasına ilişkin
usuller kanunla
düzenlenir.
Aynı işyerinde, aynı
dönem için, birden fazla
toplu iş sözleşmesi
yapılamaz ve
uygulanamaz.
B. Grev hakkı ve lokavt
MADDE 54.
– Toplu iş sözleşmesinin
yapılması sırasında,
uyuşmazlık çıkması
halinde işçiler grev
hakkına sahiptirler. Bu
hakkın kullanılmasının
ve işverenin lokavta
başvurmasının usul ve
şartları ile kapsam ve
istisnaları kanunla
düzenlenir.
Grev hakkı ve lokavt iyi
niyet kurallarına aykırı
tarzda, toplum zararına
ve millî serveti tahrip
edecek şekilde
kullanılamaz.
Grev esnasında greve
katılan işçilerin ve
sendikanın kasıtlı veya
kusurlu hareketleri
sonucu, grev uygulanan
işyerinde sebep
oldukları maddî zarardan
sendika sorumludur.
Grev ve lokavtın
yasaklanabileceği veya
ertelenebileceği haller
ve işyerleri kanunla
düzenlenir.
Grev ve lokavtın
yasaklandığı hallerde
veya ertelendiği
durumlarda ertelemenin
sonunda, uyuşmazlık
Yüksek Hakem Kurulunca
çözülür. Uyuşmazlığın
her safhasında taraflar
da anlaşarak Yüksek
Hakem Kuruluna
başvurabilir. Yüksek
Hakem Kurulunun
kararları kesindir ve
toplu iş sözleşmesi
hükmündedir.
Yüksek Hakem Kurulunun
kuruluş ve görevleri
kanunla düzenlenir.
Siyasî amaçlı grev ve
lokavt, dayanışma grev
ve lokavtı, genel grev
ve lokavt, işyeri
işgali, işi yavaşlatma,
verim düşürme ve diğer
direnişler yapılamaz.
Greve katılmayanların
işyerinde çalışmaları,
greve katılanlar
tarafından hiçbir
şekilde engellenemez.
VII. Ücrette adalet
sağlanması
MADDE 55.
– Ücret emeğin
karşılığıdır.
Devlet, çalışanların
yaptıkları işe uygun
adaletli bir ücret elde
etmeleri ve diğer sosyal
yardımlardan
yararlanmaları için
gerekli tedbirleri alır.
(Değişik:
3.10.2001-4709/21 md.)
Asgarî ücretin
tespitinde çalışanların
geçim şartları ile
ülkenin ekonomik durumu
da gözönünde
bulundurulur.
VIII. Sağlık, çevre ve
konut
A. Sağlık hizmetleri ve
çevrenin korunması
MADDE 56.
– Herkes, sağlıklı ve
dengeli bir çevrede
yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek,
çevre sağlığını korumak
ve çevre kirlenmesini
önlemek Devletin ve
vatandaşların ödevidir.
Devlet, herkesin
hayatını, beden ve ruh
sağlığı içinde
sürdürmesini sağlamak;
insan ve madde
gücünde tasarruf ve
verimi artırarak,
işbirliğini
gerçekleştirmek amacıyla
sağlık kuruluşlarını tek
elden planlayıp hizmet
vermesini düzenler.
Devlet, bu görevini kamu
ve özel kesimlerdeki
sağlık ve sosyal
kurumlarından
yararlanarak, onları
denetleyerek yerine
getirir.
Sağlık hizmetlerinin
yaygın bir şekilde
yerine getirilmesi için
kanunla genel sağlık
sigortası kurulabilir.
B. Konut hakkı
MADDE 57.
– Devlet, şehirlerin
özelliklerini ve çevre
şartlarını gözeten bir
planlama çerçevesinde,
konut ihtiyacını
karşılayacak tedbirleri
alır, ayrıca toplu konut
teşebbüslerini
destekler.
IX. Gençlik ve spor
A. Gençliğin korunması
MADDE 58.
– Devlet, istiklâl ve
Cumhuriyetimizin emanet
edildiği gençlerin
müsbet ilmin ışığında,
Atatürk ilke ve
inkılâpları
doğrultusunda ve
Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez
bütünlüğünü ortadan
kaldırmayı amaç edinen
görüşlere karşı yetişme
ve gelişmelerini
sağlayıcı tedbirleri
alır.
Devlet, gençleri alkol
düşkünlüğünden,
uyuşturucu maddelerden,
suçluluk, kumar ve
benzeri kötü
alışkanlıklardan ve
cehaletten korumak için
gerekli tedbirleri alır.
B. Sporun geliştirilmesi
MADDE 59.
– Devlet, her yaştaki
Türk vatandaşlarının
beden ve ruh sağlığını
geliştirecek tedbirleri
alır, sporun kitlelere
yayılmasını teşvik eder.
Devlet başarılı sporcuyu
korur.
X. Sosyal güvenlik
hakları
A. Sosyal güvenlik hakkı
MADDE 60.
– Herkes, sosyal
güvenlik hakkına
sahiptir.
Devlet, bu güvenliği
sağlayacak gerekli
tedbirleri alır ve
teşkilatı kurar.
B. Sosyal güvenlik
bakımından özel olarak
korunması gerekenler
MADDE 61.
– Devlet, harp ve vazife
şehitlerinin dul ve
yetimleriyle, malûl ve
gazileri korur ve
toplumda kendilerine
yaraşır bir hayat
seviyesi sağlar.
Devlet, sakatların
korunmalarını ve toplum
hayatına intibaklarını
sağlayıcı tedbirleri
alır.
Yaşlılar, Devletçe
korunur. Yaşlılara
Devlet yardımı ve
sağlanacak diğer haklar
ve kolaylıklar kanunla
düzenlenir.
Devlet, korunmaya muhtaç
çocukların topluma
kazandırılması için her
türlü tedbiri alır.
Bu amaçlarla gerekli
teşkilat ve tesisleri
kurar veya kurdurur.
C. Yabancı ülkelerde
çalışan Türk
vatandaşları
MADDE 62.
– Devlet, yabancı
ülkelerde çalışan Türk
vatandaşlarının aile
birliğinin, çocuklarının
eğitiminin, kültürel
ihtiyaçlarının ve sosyal
güvenliklerinin
sağlanması, anavatanla
bağlarının korunması ve
yurda dönüşlerinde
yardımcı olunması için
gereken tedbirleri alır.
XI. Tarih, kültür ve
tabiat varlıklarının
korunması
MADDE 63.
– Devlet, tarih, kültür
ve tabiat varlıklarının
ve değerlerinin
korunmasını sağlar, bu
amaçla destekleyici ve
teşvik edici tedbirleri
alır.
Bu varlıklar ve
değerlerden özel
mülkiyet konusu olanlara
getirilecek sınırlamalar
ve bu nedenle hak
sahiplerine yapılacak
yardımlar ve tanınacak
muafiyetler kanunla
düzenlenir.
XII. Sanatın ve
sanatçının korunması
MADDE 64.
– Devlet, sanat
faaliyetlerini ve
sanatçıyı korur. Sanat
eserlerinin ve
sanatçının korunması,
değerlendirilmesi,
desteklenmesi ve sanat
sevgisinin yayılması
için gereken tedbirleri
alır.
XIII. Devletin iktisadî
ve sosyal ödevlerinin
sınırları(*)
MADDE 65.
– (Değişik:
3.10.2001-4709/22 md.)
Devlet, sosyal ve
ekonomik alanlarda
Anayasa ile belirlenen
görevlerini, bu
görevlerin amaçlarına
uygun öncelikleri
gözeterek malî
kaynaklarının
yeterliliği ölçüsünde
yerine getirir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Siyasî Haklar ve Ödevler
I. Türk vatandaşlığı
MADDE 66.
– Türk Devletine
vatandaşlık bağı ile
bağlı olan herkes
Türktür.
Türk babanın veya Türk
ananın çocuğu Türktür.
(Son cümle mülga:
3.10.2001-4709/23 md.)
Vatandaşlık, kanunun
gösterdiği şartlarla
kazanılır ve ancak
kanunda belirtilen
hallerde kaybedilir.
Hiçbir Türk, vatana
bağlılıkla bağdaşmayan
bir eylemde bulunmadıkça
vatandaşlıktan
çıkarılamaz.
Vatandaşlıktan çıkarma
ile ilgili karar ve
işlemlere karşı yargı
yolu kapatılamaz.
II. Seçme, seçilme ve
siyasî faaliyette
bulunma hakları
MADDE 67.
– Vatandaşlar, kanunda
gösterilen şartlara
uygun olarak, seçme,
seçilme ve bağımsız
olarak veya bir siyasî
parti içinde siyasî
faaliyette bulunma ve
halkoylamasına katılma
hakkına sahiptir.
(Değişik:
23.7.1995-4121/5 md.)
Seçimler ve halkoylaması
serbest, eşit, gizli,
tek dereceli, genel oy,
açık sayım ve döküm
esaslarına göre, yargı
yönetim ve denetimi
altında yapılır. Ancak,
yurt dışında bulunan
Türk vatandaşlarının oy
hakkını kullanabilmeleri
amacıyla kanun,
uygulanabilir tedbirleri
belirler.
(Değişik:
17.5.1987-3361/1 md.;
23.7.1995-4121/5 md.)
Onsekiz yaşını dolduran
her Türk vatandaşı seçme
ve halkoylamasına
katılma haklarına
sahiptir.
Bu hakların kullanılması
kanunla düzenlenir.
(Değişik:
23.7.1995-4121/5 md.;
3.10.2001-4709/24 md.)
Silah altında bulunan er
ve erbaşlar ile askerî
öğrenciler, taksirli
suçlardan hüküm giyenler
hariç ceza infaz
kurumlarında bulunan
hükümlüler oy
kullanamazlar. Ceza
infaz kurumları ve
tutukevlerinde oy
kullanılması ve oyların
sayım ve dökümünde seçim
emniyeti açısından
alınması gerekli
tedbirler Yüksek Seçim
Kurulu tarafından tespit
edilir ve görevli
hâkimin yerinde yönetim
ve denetimi altında
yapılır.
(Ek: 23.7.1995-4121/5
md.) Seçim kanunları,
temsilde adalet ve
yönetimde istikrar
ilkelerini bağdaştıracak
biçimde düzenlenir.
(Ek: 3.10.2001-4709/24
md.) Seçim kanunlarında
yapılan değişiklikler,
yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren bir
yıl içinde yapılacak
seçimlerde uygulanmaz.
III. Siyasî partilerle
ilgili hükümler
A. Parti kurma,
partilere girme ve
partilerden ayrılma
MADDE 68.
– (Değişik:
23.7.1995-4121/6 md.)
Vatandaşlar, siyasî
parti kurma ve usulüne
göre partilere girme ve
partilerden ayrılma
hakkına sahiptir. Parti
üyesi olabilmek için
onsekiz yaşını doldurmuş
olmak gerekir.
Siyasî partiler,
demokratik siyasî
hayatın vazgeçilmez
unsurlarıdır.
Siyasî partiler önceden
izin almadan kurulurlar
ve Anayasa ve kanun
hükümleri içerisinde
faaliyetlerini
sürdürürler.
Siyasî partilerin tüzük
ve programları ile
eylemleri, Devletin
bağımsızlığına, ülkesi
ve milletiyle bölünmez
bütünlüğüne, insan
haklarına, eşitlik ve
hukuk devleti
ilkelerine, millet
egemenliğine, demokratik
ve lâik Cumhuriyet
ilkelerine aykırı
olamaz; sınıf veya zümre
diktatörlüğünü veya
herhangi bir tür
diktatörlüğü savunmayı
ve yerleştirmeyi
amaçlayamaz; suç
işlenmesini teşvik
edemez.
Hâkimler ve savcılar,
Sayıştay dahil yüksek
yargı organları
mensupları, kamu kurum
ve kuruluşlarının memur
statüsündeki
görevlileri, yaptıkları
hizmet bakımından işçi
niteliği taşımayan diğer
kamu görevlileri,
Silahlı Kuvvetler
mensupları ile
yükseköğretim öncesi
öğrencileri siyasî
partilere üye olamazlar.
Yükseköğretim
elemanlarının siyasî
partilere üye olmaları
ancak kanunla
düzenlenebilir. Kanun bu
elemanların, siyasî
partilerin merkez
organları dışında kalan
parti görevi almalarına
cevaz veremez ve parti
üyesi yükseköğretim
elemanlarının
yükseköğretim
kurumlarında uyacakları
esasları belirler.
Yükseköğretim
öğrencilerinin siyasî
partilere üye
olabilmelerine ilişkin
esaslar kanunla
düzenlenir.
Siyasî partilere,
Devlet, yeterli düzeyde
ve hakça malî yardım
yapar. Partilere
yapılacak yardımın,
alacakları üye aidatının
ve bağışların tabi
olduğu esaslar kanunla
düzenlenir.
B. Siyasî partilerin
uyacakları esaslar
MADDE 69.
– (Değişik:
23.7.1995-4121/7 md.)
Siyasî partilerin
faaliyetleri, parti içi
düzenlemeleri ve
çalışmaları demokrasi
ilkelerine uygun olur.
Bu ilkelerin uygulanması
kanunla düzenlenir.
Siyasî partiler, ticarî
faaliyetlere
girişemezler.
Siyasî partilerin gelir
ve giderlerinin
amaçlarına uygun olması
gereklidir. Bu kuralın
uygulanması kanunla
düzenlenir. Anayasa
Mahkemesince siyasî
partilerin mal
edinimleri ile gelir ve
giderlerinin kanuna
uygunluğunun tespiti, bu
hususun denetim
yöntemleri ve aykırılık
halinde uygulanacak
yaptırımlar kanunda
gösterilir. Anayasa
Mahkemesi, bu denetim
görevini yerine
getirirken Sayıştaydan
yardım sağlar. Anayasa
Mahkemesinin bu denetim
sonunda vereceği
kararlar kesindir.
Siyasî partilerin
kapatılması, Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcısının
açacağı dava üzerine
Anayasa Mahkemesince
kesin olarak karara
bağlanır.
Bir siyasî partinin
tüzüğü ve programının 68
inci maddenin dördüncü
fıkrası hükümlerine
aykırı bulunması halinde
temelli kapatma kararı
verilir.
Bir siyasî partinin 68
inci maddenin dördüncü
fıkrası hükümlerine
aykırı eylemlerinden
ötürü temelli
kapatılmasına, ancak,
onun bu nitelikteki
fiillerin işlendiği bir
odak haline geldiğinin
Anayasa Mahkemesince
tespit edilmesi halinde
karar verilir. (Ek
cümle: 3.10.2001-4709/25
md.) Bir siyasî parti,
bu nitelikteki fiiller o
partinin üyelerince
yoğun bir şekilde
işlendiği ve bu durum o
partinin büyük kongre
veya genel başkan veya
merkez karar veya
yönetim organları veya
Türkiye Büyük Millet
Meclisindeki grup genel
kurulu veya grup yönetim
kurulunca zımnen veya
açıkça benimsendiği
yahut bu fiiller
doğrudan doğruya anılan
parti organlarınca
kararlılık içinde
işlendiği takdirde, söz
konusu fiillerin odağı
haline gelmiş sayılır.
(Ek: 3.10.2001-4709/25
md.) Anayasa Mahkemesi,
yukarıdaki fıkralara
göre temelli kapatma
yerine, dava konusu
fiillerin ağırlığına
göre ilgili siyasî
partinin Devlet
yardımından kısmen veya
tamamen yoksun
bırakılmasına karar
verebilir.
Temelli kapatılan bir
parti bir başka ad
altında kurulamaz.
Bir siyasî partinin
temelli kapatılmasına
beyan veya
faaliyetleriyle sebep
olan kurucuları dahil
üyeleri, Anayasa
Mahkemesinin temelli
kapatmaya ilişkin kesin
kararının Resmî Gazetede
gerekçeli olarak
yayımlanmasından
başlayarak beş yıl
süreyle bir başka
partinin kurucusu,
üyesi, yöneticisi ve
deneticisi olamazlar.
Yabancı devletlerden,
uluslararası
kuruluşlardan ve Türk
uyrukluğunda olmayan
gerçek ve
tüzelkişilerden maddî
yardım alan siyasî
partiler temelli olarak
kapatılır.
(Değişik:
3.10.2001-4709/25 md.)
Siyasî partilerin
kuruluş ve çalışmaları,
denetlenmeleri,
kapatılmaları ya da
Devlet yardımından
kısmen veya tamamen
yoksun bırakılmaları ile
siyasî partilerin ve
adayların seçim
harcamaları ve usulleri
yukarıdaki esaslar
çerçevesinde kanunla
düzenlenir.
IV. Kamu hizmetlerine
girme hakkı
A. Hizmete girme
MADDE 70.
– Her Türk, kamu
hizmetlerine girme
hakkına sahiptir.
Hizmete alınmada,
görevin gerektirdiği
niteliklerden başka
hiçbir ayırım
gözetilemez.
B. Mal bildirimi
MADDE 71.
– Kamu hizmetine
girenlerin mal
bildiriminde bulunmaları
ve bu bildirimlerin
tekrarlanma süreleri
kanunla düzenlenir.
Yasama ve yürütme
organlarında görev
alanlar, bundan istisna
edilemez.
V. Vatan hizmeti
MADDE 72.
– Vatan hizmeti, her
Türkün hakkı ve
ödevidir. Bu hizmetin
Silahlı Kuvvetlerde veya
kamu kesiminde ne
şekilde yerine
getirileceği veya
getirilmiş sayılacağı
kanunla düzenlenir.
VI. Vergi ödevi
MADDE 73.
– Herkes, kamu
giderlerini karşılamak
üzere, malî gücüne göre,
vergi ödemekle
yükümlüdür.
Vergi yükünün adaletli
ve dengeli dağılımı,
maliye politikasının
sosyal amacıdır.
Vergi, resim, harç ve
benzeri malî
yükümlülükler kanunla
konulur, değiştirilir
veya kaldırılır.
Vergi, resim, harç ve
benzeri malî
yükümlülüklerin muaflık,
istisnalar ve
indirimleriyle
oranlarına ilişkin
hükümlerinde kanunun
belirttiği yukarı ve
aşağı sınırlar içinde
değişiklik yapmak
yetkisi Bakanlar
Kuruluna verilebilir.
VII. Dilekçe hakkı
MADDE 74.
– (Değişik:
3.10.2001-4709/26 md.)
Vatandaşlar ve
karşılıklılık esası
gözetilmek kaydıyla
Türkiye’de ikamet eden
yabancılar kendileriyle
veya kamu ile ilgili
dilek ve şikâyetleri
hakkında, yetkili
makamlara ve Türkiye
Büyük Millet Meclisine
yazı ile başvurma
hakkına sahiptir.
(Değişik:
3.10.2001-4709/26 md.)
Kendileriyle ilgili
başvurmaların sonucu,
gecikmeksizin dilekçe
sahiplerine yazılı
olarak bildirilir.
Bu hakkın kullanılma
biçimi kanunla
düzenlenir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Cumhuriyetin Temel
Organları
BİRİNCİ BÖLÜM
Yasama
I. Türkiye Büyük Millet
Meclisi
A. Kuruluşu
MADDE 75.
– (Değişik: 17.5.1987 -
3361/2 md; 23.7.1995 -
4121/8 md.)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi genel oyla
seçilen beşyüzelli
milletvekilinden oluşur.
B. Milletvekili seçilme
yeterliliği
MADDE 76.
– (Değişik : 13.10.2006
- 5551/1 md.) Yirmibeş
yaşını dolduran her Türk
milletvekili
seçilebilir.
(Değişik : 27.12.2002 -
4777/1 md.) En az
ilkokul mezunu
olmayanlar, kısıtlılar,
yükümlü olduğu askerlik
hizmetini yapmamış
olanlar, kamu
hizmetinden yasaklılar,
taksirli suçlar hariç
toplam bir yıl veya daha
fazla hapis ile ağır
hapis cezasına hüküm
giymiş olanlar; zimmet,
ihtilâs, irtikâp,
rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık,
sahtecilik, inancı
kötüye kullanma, dolanlı
iflas gibi yüz kızartıcı
suçlarla, kaçakçılık,
resmî ihale ve alım
satımlara fesat
karıştırma, Devlet
sırlarını açığa vurma,
terör eylemlerine
katılma ve bu gibi
eylemleri tahrik ve
teşvik suçlarından
biriyle hüküm giymiş
olanlar, affa uğramış
olsalar bile
milletvekili
seçilemezler.
Hâkimler ve savcılar,
yüksek yargı organları
mensupları,
yükseköğretim
kurumlarındaki öğretim
elemanları,
Yükseköğretim Kurulu
üyeleri, kamu kurum ve
kuruluşlarının memur
statüsündeki görevlileri
ile yaptıkları hizmet
bakımından işçi niteliği
taşımayan diğer kamu
görevlileri ve Silahlı
Kuvvetler mensupları,
görevlerinden
çekilmedikçe, aday
olamazlar ve
milletvekili
seçilemezler.
C. Türkiye Büyük Millet
Meclisinin seçim dönemi
MADDE 77.
–Türkiye Büyük Millet
Meclisinin seçimleri beş
yılda bir yapılır.
Meclis, bu süre dolmadan
seçimin yenilenmesine
karar verebileceği gibi,
Anayasada belirtilen
şartlar altında
Cumhurbaşkanınca
verilecek karara göre de
seçimler yenilenir.
Süresi biten
milletvekili yeniden
seçilebilir.
Yenilenmesine karar
verilen Meclisin
yetkileri, yeni Meclisin
seçilmesine kadar sürer.
D. Türkiye Büyük Millet
Meclisi seçimlerinin
geriye bırakılması ve
ara seçimleri
MADDE 78.
– Savaş sebebiyle yeni
seçimlerin yapılmasına
imkân görülmezse,
Türkiye Büyük Millet
Meclisi, seçimlerin bir
yıl geriye bırakılmasına
karar verebilir.
Geri bırakma sebebi
ortadan kalkmamışsa,
erteleme kararındaki
usule göre bu işlem
tekrarlanabilir.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeliklerinde
boşalma olması halinde,
ara seçime gidilir. Ara
seçim, her seçim
döneminde bir defa
yapılır ve genel
seçimden otuz ay
geçmedikçe ara seçime
gidilemez. Ancak,
boşalan üyeliklerin
sayısı, üye tamsayısının
yüzde beşini bulduğu
hallerde, ara
seçimlerinin üç ay
içinde yapılmasına karar
verilir.
Genel seçimlere bir yıl
kala, ara seçimi
yapılamaz.
(Ek : 27.12.2002 -
4777/2 md.) Yukarıda
yazılı hallerden ayrı
olarak, bir ilin veya
seçim çevresinin,
Türkiye Büyük Millet
Meclisinde üyesinin
kalmaması halinde,
boşalmayı takip eden
doksan günden sonraki
ilk Pazar günü ara seçim
yapılır. Bu fıkra gereği
yapılacak seçimlerde
Anayasanın 127 nci
maddesinin üçüncü
fıkrası hükmü
uygulanmaz.
E. Seçimlerin genel
yönetim ve denetimi
MADDE 79.
– Seçimler, yargı
organlarının genel
yönetim ve denetimi
altında yapılır.
Seçimlerin başlamasından
bitimine kadar, seçimin
düzen içinde yönetimi ve
dürüstlüğü ile ilgili
bütün işlemleri yapma ve
yaptırma, seçim
süresince ve seçimden
sonra seçim konularıyla
ilgili bütün
yolsuzlukları, şikâyet
ve itirazları inceleme
ve kesin karara bağlama
ve Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyelerinin seçim
tutanaklarını kabul etme
görevi Yüksek Seçim
Kurulunundur. Yüksek
Seçim Kurulunun
kararları aleyhine başka
bir mercie başvurulamaz.
Yüksek Seçim Kurulunun
ve diğer seçim
kurullarının görev ve
yetkileri kanunla
düzenlenir.
Yüksek Seçim Kurulu yedi
asıl ve dört yedek
üyeden oluşur. Üyelerin
altısı Yargıtay, beşi
Danıştay Genel
Kurullarınca kendi
üyeleri arasından üye
tamsayılarının salt
çoğunluğunun gizli oyu
ile seçilir. Bu üyeler,
salt çoğunluk ve gizli
oyla aralarından bir
başkan ve bir
başkanvekili seçerler.
Yüksek Seçim Kuruluna
Yargıtay ve Danıştaydan
seçilmiş üyeler
arasından ad çekme ile
ikişer yedek üye
ayrılır. Yüksek Seçim
Kurulu Başkanı ve
Başkanvekili ad çekmeye
girmezler.
Anayasa değişikliklerine
ilişkin kanunların
halkoyuna sunulması
işlemlerinin genel
yönetim ve denetimi de
milletvekili
seçimlerinde uygulanan
hükümlere göre olur.
F. Üyelikle ilgili
hükümler
1. Milletin temsili
MADDE 80.
– Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri,
seçildikleri bölgeyi
veya kendilerini
seçenleri değil, bütün
Milleti temsil ederler.
2. Andiçme
MADDE 81.
– Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri, göreve
başlarken aşağıdaki
şekilde andiçerler :
“Devletin varlığı ve
bağımsızlığını, vatanın
ve milletin bölünmez
bütünlüğünü, milletin
kayıtsız ve şartsız
egemenliğini
koruyacağıma; hukukun
üstünlüğüne, demokratik
ve lâik Cumhuriyete ve
Atatürk ilke ve
inkılaplarına bağlı
kalacağıma; toplumun
huzur ve refahı, millî
dayanışma ve adalet
anlayışı içinde herkesin
insan haklarından ve
temel hürriyetlerden
yararlanması ülküsünden
ve Anayasaya sadakattan
ayrılmayacağıma; büyük
Türk Milleti önünde
namusum ve şerefim
üzerine andiçerim.”
3. Üyelikle bağdaşmayan
işler
MADDE 82.
– Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri, Devlet
ve diğer kamu
tüzelkişilerinde ve
bunlara bağlı
kuruluşlarda; Devletin
veya diğer kamu
tüzelkişilerinin
doğrudan doğruya ya da
dolaylı olarak katıldığı
teşebbüs ve
ortaklıklarda; özel
gelir kaynakları ve özel
imkânları kanunla
sağlanmış kamu yararına
çalışan derneklerin ve
Devletten yardım
sağlayan ve vergi
muafiyeti olan
vakıfların, kamu kurumu
niteliğindeki meslek
kuruluşları ile
sendikalar ve bunların
üst kuruluşlarının ve
katıldıkları teşebbüs
veya ortaklıkların
yönetim ve denetim
kurullarında görev
alamazlar, vekili
olamazlar, herhangi bir
taahhüt işini doğrudan
veya dolaylı olarak
kabul edemezler,
temsilcilik ve hakemlik
yapamazlar.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri, yürütme
organının teklif, inha,
atama veya onamasına
bağlı resmî veya özel
herhangi bir işle
görevlendirilemezler.
Bir üyenin belli konuda
ve altı ayı aşmamak
üzere Bakanlar Kurulunca
verilecek geçici bir
görevi kabul etmesi,
Meclisin kararına
bağlıdır.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeliği ile
bağdaşmayan diğer görev
ve işler kanunla
düzenlenir.
4. Yasama dokunulmazlığı
MADDE 83.
– Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri, Meclis
çalışmalarındaki oy ve
sözlerinden, Mecliste
ileri sürdükleri
düşüncelerden, o
oturumdaki Başkanlık
Divanının teklifi
üzerine Meclisce başka
bir karar alınmadıkça
bunları Meclis dışında
tekrarlamak ve açığa
vurmaktan sorumlu
tutulamazlar.
Seçimden önce veya sonra
bir suç işlediği ileri
sürülen bir
milletvekili, Meclisin
kararı olmadıkça
tutulamaz, sorguya
çekilemez, tutuklanamaz
ve yargılanamaz. Ağır
cezayı gerektiren
suçüstü hali ve seçimden
önce soruşturmasına
başlanılmış olmak
kaydıyla Anayasanın 14
üncü maddesindeki
durumlar bu hükmün
dışındadır. Ancak, bu
halde yetkili makam,
durumu hemen ve doğrudan
doğruya Türkiye Büyük
Millet Meclisine
bildirmek zorundadır.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyesi hakkında,
seçiminden önce veya
sonra verilmiş bir ceza
hükmünün yerine
getirilmesi, üyelik
sıfatının sona ermesine
bırakılır; üyelik
süresince zamanaşımı
işlemez.
Tekrar seçilen
milletvekili hakkında
soruşturma ve
kovuşturma, Meclisin
yeniden dokunulmazlığını
kaldırmasına bağlıdır.
Türkiye Büyük Millet
Meclisindeki siyasî
parti gruplarınca,
yasama dokunulmazlığı
ile ilgili görüşme
yapılamaz ve karar
alınamaz.
5. Milletvekilliğinin
düşmesi
MADDE 84.
– (Değişik: 23.7.1995 -
4121/9 md.) İstifa eden
milletvekilinin
milletvekilliğinin
düşmesi, istifanın
geçerli olduğu Türkiye
Büyük Millet Meclisi
Başkanlık Divanınca
tespit edildikten sonra,
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Genel Kurulunca
kararlaştırılır.
Milletvekilliğinin kesin
hüküm giyme veya
kısıtlanma halinde
düşmesi, bu husustaki
kesin mahkeme kararının
Genel Kurula
bildirilmesiyle olur.
82 nci maddeye göre
milletvekilliğiyle
bağdaşmayan bir görev
veya hizmeti sürdürmekte
ısrar eden
milletvekilinin
milletvekilliğinin
düşmesine, yetkili
komisyonun bu durumu
tespit eden raporu
üzerine Genel Kurul
gizli oyla karar verir.
Meclis çalışmalarına
özürsüz veya izinsiz
olarak bir ay içerisinde
toplam beş birleşim günü
katılmayan
milletvekilinin
milletvekilliğinin
düşmesine, durumun
Meclis Başkanlık
Divanınca tespit
edilmesi üzerine, Genel
Kurulca üye tamsayısının
salt çoğunluğunun oyuyla
karar verilebilir.
Partisinin temelli
kapatılmasına beyan ve
eylemleriyle sebep
olduğu Anayasa
Mahkemesinin temelli
kapatmaya ilişkin kesin
kararında belirtilen
milletvekilinin
milletvekilliği, bu
kararın Resmî Gazetede
gerekçeli olarak
yayımlandığı tarihte
sona erer. Türkiye Büyük
Millet Meclisi
Başkanlığı bu kararın
gereğini derhal yerine
getirip Genel Kurula
bilgi sunar.
6. İptal istemi
MADDE 85.
– (Değişik: 23.7.1995 -
4121/10 md.) Yasama
dokunulmazlığının
kaldırılmasına veya
milletvekilliğinin
düşmesine 84 üncü
maddenin birinci, üçüncü
veya dördüncü
fıkralarına göre karar
verilmiş olması
hallerinde, Meclis Genel
Kurulu kararının
alındığı tarihten
başlayarak yedi gün
içerisinde ilgili
milletvekili veya bir
diğer milletvekili,
kararın, Anayasaya,
kanuna veya İçtüzüğe
aykırılığı iddiasıyla
iptali için Anayasa
Mahkemesine
başvurabilir. Anayasa
Mahkemesi, iptal
istemini onbeş gün
içerisinde kesin karara
bağlar.
7. Ödenek ve yolluklar
MADDE 86.
– (Değişik:
21.11.2001-4720/1 md.)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyelerinin
ödenek, yolluk ve
emeklilik işlemleri
kanunla düzenlenir.
Ödeneğin aylık tutarı,
en yüksek Devlet
memurunun almakta olduğu
miktarı, yolluk da
ödenek miktarının
yarısını aşamaz. Türkiye
Büyük Millet Meclisi
üyeleri ile bunların
emeklileri T.C. Emekli
Sandığı ile
ilgilendirilirler ve
üyeliği sona erenlerin
istekleri halinde
ilgileri devam eder.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyelerine
ödenecek ödenek ve
yolluklar, kendilerine
T.C. Emekli Sandığı
tarafından bağlanan
emekli aylığı ve benzeri
ödemelerin kesilmesini
gerektirmez.
Ödenek ve yollukların en
çok üç aylığı önceden
ödenebilir.
II. Türkiye Büyük Millet
Meclisinin görev ve
yetkileri
A. Genel olarak
MADDE 87.
– (Değişik:
3.10.2001-4709/28 md.,
7.5.2004-5170/6
md.)Türkiye Büyük Millet
Meclisinin görev ve
yetkileri, kanun koymak,
değiştirmek ve
kaldırmak; Bakanlar
Kurulunu ve bakanları
denetlemek; Bakanlar
Kuruluna belli konularda
kanun hükmünde kararname
çıkarma yetkisi vermek;
bütçe ve kesinhesap
kanun tasarılarını
görüşmek ve kabul etmek;
para basılmasına ve
savaş ilânına karar
vermek; milletlerarası
andlaşmaların
onaylanmasını uygun
bulmak, Türkiye Büyük
Millet Meclisi üye
tamsayısının beşte üç
çoğunluğunun kararı ile
genel ve özel af ilânına
karar vermek ve
Anayasanın diğer
maddelerinde öngörülen
yetkileri kullanmak ve
görevleri yerine
getirmektir.
B. Kanunların teklif
edilmesi ve görüşülmesi
MADDE 88.
– Kanun teklif etmeye
Bakanlar Kurulu ve
milletvekilleri
yetkilidir.
Kanun tasarı ve
tekliflerinin Türkiye
Büyük Millet Meclisinde
görüşülme usul ve
esasları İçtüzükle
düzenlenir.
C. Kanunların
Cumhurbaşkanınca
yayımlanması
MADDE 89.
– Cumhurbaşkanı, Türkiye
Büyük Millet Meclisince
kabul edilen kanunları
onbeş gün içinde
yayımlar.
(Değişik:
3.10.2001-4709/29 md.)
Yayımlanmasını kısmen
veya tamamen uygun
bulmadığı kanunları, bir
daha görüşülmek üzere,
bu hususta gösterdiği
gerekçe ile birlikte
aynı süre içinde,
Türkiye Büyük Millet
Meclisine geri gönderir.
Cumhurbaşkanınca kısmen
uygun bulunmama
durumunda, Türkiye Büyük
Millet Meclisi sadece
uygun bulunmayan
maddeleri görüşebilir.
Bütçe kanunları bu hükme
tâbi değildir.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi, geri gönderilen
kanunu aynen kabul
ederse, kanun
Cumhurbaşkanınca
yayımlanır; Meclis, geri
gönderilen kanunda yeni
bir değişiklik yaparsa,
Cumhurbaşkanı
değiştirilen kanunu
tekrar Meclise geri
gönderebilir.
Anayasa değişikliklerine
ilişkin hükümler
saklıdır.
D. Milletlerarası
andlaşmaları uygun bulma
MADDE 90.
– Türkiye Cumhuriyeti
adına yabancı
devletlerle ve
milletlerarası
kuruluşlarla yapılacak
andlaşmaların
onaylanması, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin
onaylamayı bir kanunla
uygun bulmasına
bağlıdır.
Ekonomik, ticarî veya
teknik ilişkileri
düzenleyen ve süresi bir
yılı aşmayan
andlaşmalar, Devlet
Maliyesi bakımından bir
yüklenme getirmemek,
kişi hallerine ve
Türklerin yabancı
memleketlerdeki mülkiyet
haklarına dokunmamak
şartıyla, yayımlanma ile
yürürlüğe konabilir. Bu
takdirde bu andlaşmalar,
yayımlarından başlayarak
iki ay içinde Türkiye
Büyük Millet Meclisinin
bilgisine sunulur.
Milletlerarası bir
andlaşmaya dayanan
uygulama andlaşmaları
ile kanunun verdiği
yetkiye dayanılarak
yapılan ekonomik,
ticarî, teknik veya
idarî andlaşmaların
Türkiye Büyük Millet
Meclisince uygun
bulunması zorunluğu
yoktur; ancak, bu
fıkraya göre yapılan
ekonomik, ticarî veya
özel kişilerin haklarını
ilgilendiren
andlaşmalar,
yayımlanmadan yürürlüğe
konulamaz.
Türk kanunlarına
değişiklik getiren her
türlü andlaşmaların
yapılmasında birinci
fıkra hükmü uygulanır.
Usulüne göre yürürlüğe
konulmuş milletlerarası
andlaşmalar kanun
hükmündedir. Bunlar
hakkında Anayasaya
aykırılık iddiası ile
Anayasa Mahkemesine
başvurulamaz. (Ek cümle:
7.5.2004-5170/7
md.)Usulüne göre
yürürlüğe konulmuş temel
hak ve özgürlüklere
ilişkin milletlerarası
andlaşmalarla kanunların
aynı konuda farklı
hükümler içermesi
nedeniyle çıkabilecek
uyuşmazlıklarda
milletlerarası andlaşma
hükümleri esas alınır.
E. Kanun hükmünde
kararname çıkarma
yetkisi verme
MADDE 91.
– Türkiye Büyük Millet
Meclisi, Bakanlar
Kuruluna kanun hükmünde
kararname çıkarma
yetkisi verebilir. Ancak
sıkıyönetim ve
olağanüstü haller saklı
kalmak üzere, Anayasanın
ikinci kısmının birinci
ve ikinci bölümlerinde
yer alan temel haklar,
kişi hakları ve ödevleri
ile dördüncü bölümünde
yer alan siyasî haklar
ve ödevler kanun
hükmünde kararnamelerle
düzenlenemez.
Yetki kanunu,
çıkarılacak kanun
hükmünde kararnamenin,
amacını, kapsamını,
ilkelerini, kullanma
süresini ve süresi
içinde birden fazla
kararname çıkarılıp
çıkarılamayacağını
gösterir.
Bakanlar Kurulunun
istifası, düşürülmesi
veya yasama döneminin
bitmesi, belli süre için
verilmiş olan yetkinin
sona ermesine sebep
olmaz.
Kanun hükmünde
kararnamenin, Türkiye
Büyük Millet Meclisi
tarafından süre
bitiminden önce
onaylanması sırasında,
yetkinin son bulduğu
veya süre bitimine kadar
devam ettiği de
belirtilir.
Sıkıyönetim ve
olağanüstü hallerde,
Cumhurbaşkanının
Başkanlığında toplanan
Bakanlar Kurulunun kanun
hükmünde kararname
çıkarmasına ilişkin
hükümler saklıdır.
Kanun hükmünde
kararnameler, Resmî
Gazetede yayımlandıkları
gün yürürlüğe girerler.
Ancak, kararnamede
yürürlük tarihi olarak
daha sonraki bir tarih
de gösterilebilir.
Kararnameler, Resmî
Gazetede yayımlandıkları
gün Türkiye Büyük Millet
Meclisine sunulur.
Yetki kanunları ve
bunlara dayanan kanun
hükmünde kararnameler,
Türkiye Büyük Millet
Meclisi komisyonları ve
Genel Kurulunda
öncelikle ve ivedikle
görüşülür.
Yayımlandıkları gün
Türkiye Büyük Millet
Meclisine sunulmayan
kararnameler bu tarihte,
Türkiye Büyük Millet
Meclisince reddedilen
kararnameler bu kararın
Resmî Gazetede
yayımlandığı tarihte,
yürürlükten kalkar.
Değiştirilerek kabul
edilen kararnamelerin
değiştirilmiş hükümleri,
bu değişikliklerin Resmî
Gazetede yayımlandığı
gün yürürlüğe girer.
F. Savaş hali ilânı ve
silahlı kuvvet
kullanılmasına izin
verme
MADDE 92.
– Milletlerarası hukukun
meşrû saydığı hallerde
savaş hali ilânına ve
Türkiye’nin taraf olduğu
milletlerarası
andlaşmaların veya
milletlerarası nezaket
kurallarının
gerektirdiği haller
dışında, Türk Silahlı
Kuvvetlerinin yabancı
ülkelere gönderilmesine
veya yabancı silahlı
kuvvetlerin Türkiye’de
bulunmasına izin verme
yetkisi Türkiye Büyük
Millet Meclisinindir.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi tatilde veya ara
vermede iken ülkenin ani
bir silahlı saldırıya
uğraması ve bu sebeple
silahlı kuvvet
kullanılmasına derhal
karar verilmesinin
kaçınılmaz olması
halinde Cumhurbaşkanı
da, Türk Silahlı
Kuvvetlerinin
kullanılmasına karar
verebilir.
III. Türkiye Büyük
Millet Meclisinin
faaliyetleri ile ilgili
hükümler
A. Toplanma ve tatil
MADDE 93.
– (Değişik birinci
fıkra: 23.7.1995 -
4121/11 md.) Türkiye
Büyük Millet Meclisi,
her yıl Ekim ayının ilk
günü kendiliğinden
toplanır.
Meclis, bir yasama
yılında en çok üç ay
tatil yapabilir; ara
verme veya tatil
sırasında, doğrudan
doğruya veya Bakanlar
Kurulunun istemi
üzerine,
Cumhurbaşkanınca
toplantıya çağrılır.
Meclis Başkanı da
doğrudan doğruya veya
üyelerin beşte birinin
yazılı istemi üzerine,
Meclisi toplantıya
çağırır.
Ara verme veya tatil
sırasında toplanan
Türkiye Büyük Millet
Meclisinde, öncelikle bu
toplantıyı gerektiren
konu görüşülmeden ara
verme veya tatile devam
edilemez.
B. Başkanlık Divanı
MADDE 94.
– Türkiye Büyük Millet
Meclisinin Başkanlık
Divanı, Meclis üyeleri
arasından seçilen Meclis
Başkanı,
Başkanvekilleri, Kâtip
Üyeler ve İdare
Amirlerinden oluşur.
Başkanlık Divanı,
Meclisteki siyasî parti
gruplarının üye sayısı
oranında Divana
katılmalarını sağlayacak
şekilde kurulur. Siyasî
parti grupları Başkanlık
için aday gösteremezler.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlık Divanı
için, bir yasama
döneminde iki seçim
yapılır. İlk
seçilenlerin görev
süresi iki, ikinci devre
için seçilenlerin görev
süresi üç yıldır.
(Değişik:
3.10.2001-4709/30 md.)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkan adayları,
meclis üyeleri içinden,
Meclisin toplandığı
günden itibaren beş gün
içinde, Başkanlık
Divanına bildirilir.
Başkan seçimi gizli oyla
yapılır. İlk iki
oylamada üye
tamsayısının üçte iki ve
üçüncü oylamada üye
tamsayısının salt
çoğunluğu aranır. Üçüncü
oylamada salt çoğunluk
sağlanamazsa, bu
oylamada en çok oy alan
iki aday için dördüncü
oylama yapılır; dördüncü
oylamada en fazla oy
alan üye, Başkan
seçilmiş olur. Başkan
seçimi, aday gösterme
süresinin bitiminden
itibaren, beş gün içinde
tamamlanır.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi
Başkanvekillerinin,
Kâtip Üyelerinin ve
İdare Amirlerinin adedi,
seçim nisabı, oylama
sayısı ve usulleri,
Meclis İçtüzüğünde
belirlenir.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanı,
Başkanvekilleri, üyesi
bulundukları siyasî
partinin veya parti
grubunun Meclis içinde
veya dışındaki
faaliyetlerine;
görevlerinin gereği olan
haller dışında, Meclis
tartışmalarına
katılamazlar; Başkan ve
oturumu yöneten
Başkanvekili oy
kullanamazlar.
C. İçtüzük, siyasî parti
grupları ve kolluk
işleri
MADDE 95.
– Türkiye Büyük Millet
Meclisi, çalışmalarını,
kendi yaptığı İçtüzük
hükümlerine göre
yürütür.
İçtüzük hükümleri,
siyasî parti
gruplarının, Meclisin
bütün faaliyetlerine üye
sayısı oranında
katılmalarını sağlayacak
yolda düzenlenir. Siyasî
parti grupları, en az
yirmi üyeden meydana
gelir.
Türkiye Büyük Millet
Meclisinin bütün bina,
tesis, eklenti ve
arazisinde kolluk ve
yönetim hizmetleri
Meclis Başkanlığı eliyle
düzenlenir ve yürütülür.
Emniyet ve diğer kolluk
hizmetleri için yeteri
kadar kuvvet ilgili
makamlarca Meclis
Başkanlığına tahsis
edilir.
D. Toplantı ve karar
yeter sayısı
MADDE 96.
– Anayasada, başkaca bir
hüküm yoksa, Türkiye
Büyük Millet Meclisi üye
tamsayısının en az üçte
biri ile toplanır ve
toplantıya katılanların
salt çoğunluğu ile karar
verir; ancak karar yeter
sayısı hiçbir şekilde
üye tamsayısının dörtte
birinin bir fazlasından
az olamaz.
Bakanlar Kurulu üyeleri,
Türkiye Büyük Millet
Meclisinin
katılamadıkları
oturumlarında, kendileri
yerine oy kullanmak
üzere bir bakana yetki
verebilirler. Ancak bir
bakan kendi oyu ile
birlikte en çok iki oy
kullanabilir.
E. Görüşmelerin açıklığı
ve yayımlanması
MADDE 97.
– Türkiye Büyük Millet
Meclisi Genel
Kurulundaki görüşmeler
açıktır ve tutanak
dergisinde tam olarak
yayımlanır.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi İçtüzük
hükümlerine göre kapalı
oturumlar yapabilir, bu
oturumlardaki
görüşmelerin yayımı
Türkiye Büyük Millet
Meclisi kararına
bağlıdır.
Meclisteki açık
görüşmelerin, o
oturumdaki Başkanlık
Divanının teklifi
üzerine Meclisce başkaca
bir karar alınmadıkça,
her türlü vasıta ile
yayımı serbesttir.
IV. Türkiye Büyük Millet
Meclisinin bilgi edinme
ve denetim yolları
A. Genel olarak
MADDE 98.
– Türkiye Büyük Millet
Meclisi soru, Meclis
araştırması, genel
görüşme, gensoru ve
Meclis soruşturması
yollarıyla denetleme
yetkisini kullanır.
Soru, Bakanlar Kurulu
adına, sözlü veya yazılı
olarak cevaplandırılmak
üzere Başbakan veya
bakanlardan bilgi
istemekten ibarettir.
Meclis araştırması,
belli bir konuda bilgi
edinilmek için yapılan
incelemeden ibarettir.
Genel görüşme, toplumu
ve Devlet faaliyetlerini
ilgilendiren belli bir
konunun, Türkiye Büyük
Millet Meclisi Genel
Kurulunda
görüşülmesidir.
Soru, Meclis araştırması
ve genel görüşme ile
ilgili önergelerin
verilme şekli, içeriği
ve kapsamı ile
cevaplandırılma, görüşme
ve araştırma yöntemleri
Meclis İçtüzüğü ile
düzenlenir.
B. Gensoru
MADDE 99.
– Gensoru önergesi, bir
siyasî parti grubu adına
veya en az yirmi
milletvekilinin
imzasıyla verilir.
Gensoru önergesi,
verilişinden sonraki üç
gün içinde bastırılarak
üyelere dağıtılır;
dağıtılmasından itibaren
on gün içinde gündeme
alınıp alınmayacağı
görüşülür. Bu görüşmede,
ancak önerge
sahiplerinden biri,
siyasî parti grupları
adına birer
milletvekili, Bakanlar
Kurulu adına Başbakan
veya bir bakan
konuşabilir.
Gündeme alma kararıyla
birlikte, gensorunun
görüşülme günü de belli
edilir; ancak,
gensorunun görüşülmesi,
gündeme alma kararının
verildiği tarihten
başlayarak iki gün
geçmedikçe yapılamaz ve
yedi günden sonraya
bırakılamaz.
Gensoru görüşmeleri
sırasında üyelerin veya
grupların verecekleri
gerekçeli güvensizlik
önergeleri veya Bakanlar
Kurulunun güven isteği,
bir tam gün geçtikten
sonra oylanır.
Bakanlar Kurulunun veya
bir bakanın
düşürülebilmesi, üye
tamsayısının salt
çoğunluğuyla olur;
oylamada yalnız
güvensizlik oyları
sayılır.
Meclis çalışmalarının
dengeli olarak
yürütülmesi amacına ve
yukarıdaki ilkelere
uygun olmak kaydıyla
gensoru ile ilgili diğer
hususlar İçtüzükte
belirlenir.
C. Meclis soruşturması
MADDE 100.
– (Değişik:
3.10.2001-4709/31 md.)
Başbakan veya bakanlar
hakkında, Türkiye Büyük
Millet Meclisi üye
tamsayısının en az onda
birinin vereceği önerge
ile, soruşturma açılması
istenebilir. Meclis, bu
istemi en geç bir ay
içinde görüşür ve gizli
oyla karara bağlar.
Soruşturma açılmasına
karar verilmesi halinde,
Meclisteki siyasî
partilerin, güçleri
oranında komisyona
verebilecekleri üye
sayısının üç katı olarak
gösterecekleri adaylar
arasından her parti için
ayrı ayrı ad çekme
suretiyle kurulacak
onbeş kişilik bir
komisyon tarafından
soruşturma yapılır.
Komisyon, soruşturma
sonucunu belirten
raporunu iki ay içinde
Meclise sunar.
Soruşturmanın bu sürede
bitirilememesi halinde,
komisyona iki aylık yeni
ve kesin bir süre
verilir. (Ek
cümle: 3.10.2001-4709/31
md.) Bu süre
içinde raporun Türkiye
Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına teslimi
zorunludur.
(Değişik:
3.10.2001-4709/31 md.)
Rapor Başkanlığa
verildiği tarihten
itibaren on gün içinde
dağıtılır, dağıtımından
itibaren on gün içinde
görüşülür ve gerek
görüldüğü takdirde
ilgilinin Yüce Divana
sevkine karar verilir.
Yüce Divana sevk kararı
ancak üye tamsayısının
salt çoğunluğunun gizli
oyuyla alınır.
Meclisteki siyasî parti
gruplarında, Meclis
soruşturması ile ilgili
görüşme yapılamaz ve
karar alınamaz.
İKİNCİ BÖLÜM
Yürütme
I. Cumhurbaşkanı
A. Nitelikleri ve
tarafsızlığı
MADDE 101.
– Cumhurbaşkanı, Türkiye
Büyük Millet Meclisince
kırk yaşını doldurmuş ve
yükseköğrenim yapmış
kendi üyeleri veya bu
niteliklere ve
milletvekili seçilme
yeterliğine sahip Türk
vatandaşları arasından
yedi yıllık bir süre
için seçilir.
Cumhurbaşkanlığına
Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri dışından
aday gösterilebilmesi,
Meclis üye tamsayısının
en az beşte birinin
yazılı önerisiyle
mümkündür.
Bir kimse, iki defa
Cumhurbaşkanı seçilemez.
Cumhurbaşkanı seçilenin,
varsa partisi ile
ilişiği kesilir ve
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Üyeliği sona
erer.
B. Seçimi
MADDE 102.
– Cumhurbaşkanı, Türkiye
Büyük Millet Meclisi üye
tamsayısının üçte iki
çoğunluğu ile ve gizli
oyla seçilir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi
toplantı halinde değilse
hemen toplantıya
çağrılır.
Cumhurbaşkanının görev
süresinin dolmasından
otuz gün önce veya
Cumhurbaşkanlığı
makamının boşalmasından
on gün sonra
Cumhurbaşkanlığı
seçimine başlanır ve
seçime başlama
tarihinden itibaren otuz
gün içinde
sonuçlandırılır. Bu
sürenin ilk on günü
içinde adayların Meclis
Başkanlık Divanına
bildirilmesi ve kalan
yirmi gün içinde de
seçimin tamamlanması
gerekir.
En az üçer gün ara ile
yapılacak oylamaların
ilk ikisinde üye
tamsayısının üçte iki
çoğunluk oyu
sağlanamazsa üçüncü
oylamaya geçilir, üçüncü
oylamada üye
tamsayısının salt
çoğunluğunu sağlayan
aday Cumhurbaşkanı
seçilmiş olur. Bu
oylamada üye
tamsayısının salt
çoğunluğu sağlanamadığı
takdirde üçüncü oylamada
en çok oy almış bulunan
iki aday arasında
dördüncü oylama yapılır,
bu oylamada da üye
tamsayısının salt
çoğunluğu ile
Cumhurbaşkanı
seçilemediği takdirde
derhal Türkiye Büyük
Millet Meclisi seçimleri
yenilenir.
Seçilen yeni
Cumhurbaşkanı göreve
başlayıncaya kadar görev
süresi dolan
Cumhurbaşkanının görevi
devam eder.
C. Andiçmesi
MADDE 103.
– Cumhurbaşkanı,
görevine başlarken
Türkiye Büyük Millet
Meclisi önünde aşağıdaki
şekilde andiçer :
“Cumhurbaşkanı
sıfatıyla, Devletin
varlığı ve
bağımsızlığını, vatanın
ve milletin bölünmez
bütünlüğünü, milletin
kayıtsız ve şartsız
egemenliğini
koruyacağıma, Anayasaya,
hukukun üstünlüğüne,
demokrasiye, Atatürk
ilke ve inkılâplarına ve
lâik Cumhuriyet ilkesine
bağlı kalacağıma,
milletin huzur ve
refahı, millî dayanışma
ve adalet anlayışı
içinde herkesin insan
haklarından ve temel
hürriyetlerinden
yararlanması ülküsünden
ayrılmayacağıma, Türkiye
Cumhuriyetinin şan ve
şerefini korumak,
yüceltmek ve üzerime
aldığım görevi
tarafsızlıkla yerine
getirmek için bütün
gücümle çalışacağıma
Büyük Türk Milleti ve
tarih huzurunda, namusum
ve şerefim üzerine
andiçerim.”
D. Görev ve yetkileri
MADDE 104.
– Cumhurbaşkanı Devletin
başıdır. Bu sıfatla
Türkiye Cumhuriyetini ve
Türk Milletinin
birliğini temsil eder;
Anayasanın
uygulanmasını, Devlet
organlarının düzenli ve
uyumlu çalışmasını
gözetir.
Bu amaçlarla Anayasanın
ilgili maddelerinde
gösterilen şartlara
uyarak yapacağı görev ve
kullanacağı yetkiler
şunlardır :
a) Yasama ile ilgili
olanlar :
Gerekli gördüğü
takdirde, yasama yılının
ilk günü Türkiye Büyük
Millet Meclisinde açılış
konuşmasını yapmak,
Türkiye Büyük Millet
Meclisini gerektiğinde
toplantıya çağırmak,
Kanunları yayımlamak,
Kanunları tekrar
görüşülmek üzere Türkiye
Büyük Millet Meclisine
geri göndermek,
Anayasa değişikliklerine
ilişkin kanunları
gerekli gördüğü takdirde
halkoyuna sunmak,
Kanunların, kanun
hükmündeki
kararnamelerin, Türkiye
Büyük Millet Meclisi
İçtüzüğünün, tümünün
veya belirli
hükümlerinin Anayasaya
şekil veya esas
bakımından aykırı
oldukları gerekçesi ile
Anayasa Mahkemesinde
iptal davası açmak,
Türkiye Büyük Millet
Meclisi seçimlerinin
yenilenmesine karar
vermek,
b) Yürütme alanına
ilişkin olanlar :
Başbakanı atamak ve
istifasını kabul etmek,
Başbakanın teklifi
üzerine bakanları atamak
ve görevlerine son
vermek,
Gerekli gördüğü hallerde
Bakanlar Kuruluna
başkanlık etmek veya
Bakanlar Kurulunu
başkanlığı altında
toplantıya çağırmak,
Yabancı devletlere Türk
Devletinin
temsilcilerini
göndermek, Türkiye
Cumhuriyetine
gönderilecek yabancı
devlet temsilcilerini
kabul etmek,
Milletlerarası
andlaşmaları onaylamak
ve yayımlamak,
Türkiye Büyük Millet
Meclisi adına Türk
Silahlı Kuvvetlerinin
Başkomutanlığını temsil
etmek,
Türk Silahlı
Kuvvetlerinin
kullanılmasına karar
vermek,
Genelkurmay Başkanını
atamak,
Millî Güvenlik Kurulunu
toplantıya çağırmak,
Millî Güvenlik Kuruluna
Başkanlık etmek,
Başkanlığında toplanan
Bakanlar Kurulu
kararıyla sıkıyönetim
veya olağanüstü hal ilân
etmek ve kanun hükmünde
kararname çıkarmak,
Kararnameleri imzalamak,
Sürekli hastalık,
sakatlık ve kocama
sebebi ile belirli
kişilerin cezalarını
hafifletmek veya
kaldırmak,
Devlet Denetleme
Kurulunun üyelerini ve
Başkanını atamak,
Devlet Denetleme
Kuruluna inceleme,
araştırma ve denetleme
yaptırtmak,
Yükseköğretim Kurulu
üyelerini seçmek,
Üniversite rektörlerini
seçmek,
c) Yargı ile ilgili
olanlar :
Anayasa Mahkemesi
üyelerini, Danıştay
üyelerinin dörtte
birini, Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcısı ve
Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcıvekilini, Askerî
Yargıtay üyelerini,
Askerî Yüksek İdare
Mahkemesi üyelerini,
Hâkimler ve Savcılar
Yüksek Kurulu üyelerini
seçmek.
Cumhurbaşkanı, ayrıca
Anayasada ve kanunlarda
verilen seçme ve atama
görevleri ile diğer
görevleri yerine getirir
ve yetkileri kullanır.
E. Sorumluluk ve
sorumsuzluk hali
MADDE 105.
– Cumhurbaşkanının,
Anayasa ve diğer
kanunlarda Başbakan ve
ilgili bakanın
imzalarına gerek
olmaksızın tek başına
yapabileceği belirtilen
işlemleri dışındaki
bütün kararları,
Başbakan ve ilgili
bakanlarca imzalanır; bu
kararlardan Başbakan ve
ilgili bakan sorumludur.
Cumhurbaşkanının resen
imzaladığı kararlar ve
emirler aleyhine Anayasa
Mahkemesi dahil, yargı
mercilerine
başvurulamaz.
Cumhurbaşkanı, vatana
ihanetten dolayı,
Türkiye Büyük Millet
Meclisi üye tamsayısının
en az üçte birinin
teklifi üzerine, üye
tamsayısının en az
dörtte üçünün vereceği
kararla suçlandırılır.
F. Cumhurbaşkanına
vekillik etme
MADDE 106.
– Cumhurbaşkanının
hastalık ve yurt dışına
çıkma gibi sebeplerle
geçici olarak görevinden
ayrılması hallerinde,
görevine dönmesine
kadar, ölüm, çekilme
veya başka bir sebeple
Cumhurbaşkanlığı
makamının boşalması
halinde de yenisi
seçilinceye kadar,
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanı
Cumhurbaşkanlığına
vekillik eder ve
Cumhurbaşkanına ait
yetkileri kullanır.
G. Cumhurbaşkanı Genel
Sekreterliği
MADDE 107.
– Cumhurbaşkanlığı Genel
Sekreterliğinin
kuruluşu, teşkilat ve
çalışma esasları,
personel atama işlemleri
Cumhurbaşkanlığı
kararnamesi ile
düzenlenir.
H. Devlet Denetleme
Kurulu
MADDE 108.
– İdarenin hukuka
uygunluğunun, düzenli ve
verimli şekilde
yürütülmesinin ve
geliştirilmesinin
sağlanması amacıyla,
Cumhurbaşkanlığına bağlı
olarak kurulan Devlet
Denetleme Kurulu,
Cumhurbaşkanının isteği
üzerine, tüm kamu kurum
ve kuruluşlarında ve
sermayesinin yarısından
fazlasına bu kurum ve
kuruluşların katıldığı
her türlü kuruluşta,
kamu kurumu niteliğinde
olan meslek
kuruluşlarında, her
düzeydeki işçi ve
işveren meslek
kuruluşlarında, kamuya
yararlı derneklerle
vakıflarda, her türlü
inceleme, araştırma ve
denetlemeleri yapar.
Silahlı Kuvvetler ve
yargı organları, Devlet
Denetleme Kurulunun
görev alanı dışındadır.
Devlet Denetleme
Kurulunun üyeleri ve
üyeleri içinden Başkanı,
kanunda belirlenen
nitelikteki kişiler
arasından,
Cumhurbaşkanınca atanır.
Devlet Denetleme
Kurulunun işleyişi,
üyelerinin görev süresi
ve diğer özlük işleri,
kanunla düzenlenir.
II. Bakanlar Kurulu
A. Kuruluş
MADDE 109.
– Bakanlar Kurulu,
Başbakan ve bakanlardan
kurulur.
Başbakan,
Cumhurbaşkanınca,
Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri
arasından atanır.
Bakanlar, Türkiye Büyük
Millet Meclisi üyeleri
veya milletvekili
seçilme yeterliğine
sahip olanlar arasından
Başbakanca seçilir ve
Cumhurbaşkanınca atanır;
gerektiğinde Başbakanın
önerisi üzerine
Cumhurbaşkanınca
görevlerine son verilir.
B. Göreve başlama ve
güvenoyu
MADDE 110.
– Bakanlar Kurulunun
listesi tam olarak
Türkiye Büyük Millet
Meclisine sunulur.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi tatilde ise
toplantıya çağrılır.
Bakanlar Kurulunun
programı, kuruluşundan
en geç bir hafta içinde
Başbakan veya bir bakan
tarafından Türkiye Büyük
Millet Meclisinde okunur
ve güvenoyuna
başvurulur. Güvenoyu
için görüşmeler,
programın okunmasından
iki tam gün geçtikten
sonra başlar ve
görüşmelerin bitiminden
bir tam gün geçtikten
sonra oylama yapılır.
C. Görev sırasında
güvenoyu
MADDE 111.
– Başbakan, gerekli
görürse, Bakanlar
Kurulunda görüştükten
sonra, Türkiye Büyük
Millet Meclisinden güven
isteyebilir.
Güven istemi, Türkiye
Büyük Millet Meclisine
bildirilmesinden bir tam
gün geçmedikçe
görüşülemez ve
görüşmelerin bitiminden
bir tam gün geçmedikçe
oya konulamaz.
Güven istemi, ancak üye
tamsayısının salt
çoğunluğuyla
reddedilebilir.
D. Görev ve siyasî
sorumluluk
MADDE 112.
– Başbakan, Bakanlar
Kurulunun başkanı
olarak, bakanlıklar
arasında işbirliğini
sağlar ve hükümetin
genel siyasetinin
yürütülmesini gözetir.
Bakanlar Kurulu, bu
siyasetin
yürütülmesinden birlikte
sorumludur.
Her bakan, Başbakana
karşı sorumlu olup
ayrıca kendi yetkisi
içindeki işlerden ve
emri altındakilerin
eylem ve işlemlerinden
de sorumludur.
Başbakan, bakanların
görevlerinin Anayasa ve
kanunlara uygun olarak
yerine getirilmesini
gözetmek ve düzeltici
önlemleri almakla
yükümlüdür.
Bakanlar Kurulu
üyelerinden milletvekili
olmayanlar; 81 inci
maddede yazılı şekilde
Millet Meclisi önünde
andiçerler ve bakan
sıfatını taşıdıkları
sürece
milletvekillerinin tabi
oldukları kayıt ve
şartlara uyarlar ve
yasama dokunulmazlığına
sahip bulunurlar. Bunlar
Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri gibi
ödenek ve yolluk
alırlar.
E. Bakanlıkların
kurulması ve bakanlar
MADDE 113.
– Bakanlıkların
kurulması, kaldırılması,
görevleri, yetkileri ve
teşkilatı kanunla
düzenlenir.
Açık olan bakanlıklarla
izinli veya özürlü olan
bir bakana, diğer bir
bakan geçici olarak
vekillik eder. Ancak,
bir bakan birden
fazlasına vekillik
edemez.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi kararı ile Yüce
Divana verilen bir bakan
bakanlıktan düşer.
Başbakanın Yüce Divana
sevki halinde hükümet
istifa etmiş sayılır.
Herhangi bir sebeple
boşalan bakanlığa en geç
onbeş gün içinde atama
yapılır.
F. Seçimlerde geçici
Bakanlar Kurulu
MADDE 114.
– Türkiye Büyük Millet
Meclisi genel
seçimlerinden önce,
Adalet, İçişleri ve
Ulaştırma bakanları
çekilir. Seçimin
başlangıç tarihinden üç
gün önce; seçim dönemi
bitmeden seçimin
yenilenmesine karar
verilmesi halinde ise,
bu karardan başlayarak
beş gün içinde, bu
bakanlıklara Türkiye
Büyük Millet Meclisi
içinden veya dışarıdan
bağımsızlar Başbakanca
atanır.
116 ncı madde
gereğince seçimlerin
yenilenmesine karar
verildiğinde Bakanlar
Kurulu çekilir ve
Cumhurbaşkanı geçici
Bakanlar Kurulunu kurmak
üzere bir Başbakan atar.
Geçici Bakanlar
Kuruluna, Adalet,
İçişleri ve Ulaştırma
bakanları Türkiye Büyük
Millet Meclisindeki veya
Meclis dışındaki
bağımsızlardan olmak
üzere, siyasî parti
gruplarından, oranlarına
göre üye alınır.
Siyasî parti
gruplarından alınacak
üye sayısını Türkiye
Büyük Millet Meclisi
Başkanı tespit ederek
Başbakana bildirir.
Teklif edilen bakanlığı
kabul etmeyen veya
sonradan çekilen
partililer yerine,
Türkiye Büyük Millet
Meclisi içinden veya
dışarıdan bağımsızlar
atanır.
Geçici Bakanlar Kurulu,
yenilenme kararının
Resmî Gazetede ilânından
itibaren beş gün içinde
kurulur.
Geçici Bakanlar Kurulu
için güvenoyuna
başvurulmaz.
Geçici Bakanlar Kurulu
seçim süresince ve yeni
Meclis toplanıncaya
kadar vazife görür.
G. Tüzükler
MADDE 115.
– Bakanlar Kurulu,
kanunun uygulanmasını
göstermek veya emrettiği
işleri belirtmek üzere,
kanunlara aykırı olmamak
ve Danıştayın
incelemesinden
geçirilmek şartıyla
tüzükler çıkarabilir.
Tüzükler,
Cumhurbaşkanınca
imzalanır ve kanunlar
gibi yayımlanır.
H. Türkiye Büyük Millet
Meclisi seçimlerinin
Cumhurbaşkanınca
yenilenmesi
MADDE 116.
– Bakanlar Kurulunun,
110 uncu maddede
belirtilen güvenoyunu
alamaması ve 99 uncu
veya 111 inci maddeler
uyarınca güvensizlik
oyuyla düşürülmesi
hallerinde; kırkbeş gün
içinde yeni Bakanlar
Kurulu kurulamadığı veya
kurulduğu halde güvenoyu
alamadığı takdirde
Cumhurbaşkanı, Türkiye
Büyük Millet Meclisi
Başkanına danışarak,
seçimlerin yenilenmesine
karar verebilir.
Başbakanın güvensizlik
oyu ile düşürülmeden
istifa etmesi üzerine
kırkbeş gün içinde veya
yeni seçilen Türkiye
Büyük Millet Meclisinde
Başkanlık Divanı
seçiminden sonra yine
kırkbeş gün içinde
Bakanlar Kurulunun
kurulamaması hallerinde
de Cumhurbaşkanı Türkiye
Büyük Millet Meclisi
Başkanına danışarak
seçimlerin yenilenmesine
karar verebilir.
Yenilenme kararı Resmî
Gazetede yayımlanır ve
seçime gidilir.
İ. Millî Savunma
1. Başkomutanlık ve
Genelkurmay Başkanlığı
MADDE 117.
– Başkomutanlık, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin
manevî varlığından
ayrılamaz ve
Cumhurbaşkanı tarafından
temsil olunur.
Millî güvenliğin
sağlanmasından ve
Silahlı Kuvvetlerin yurt
savunmasına
hazırlanmasından,
Türkiye Büyük Millet
Meclisine karşı,
Bakanlar Kurulu
sorumludur.
Genelkurmay Başkanı;
Silahlı Kuvvetlerin
komutanı olup, savaşta
Başkomutanlık
görevlerini
Cumhurbaşkanlığı namına
yerine getirir.
Genelkurmay Başkanı,
Bakanlar Kurulunun
teklifi üzerine,
Cumhurbaşkanınca atanır;
görev ve yetkileri
kanunla düzenlenir.
Genelkurmay Başkanı, bu
görev ve yetkilerinden
dolayı Başbakana karşı
sorumludur.
Millî Savunma
Bakanlığının,
Genelkurmay Başkanlığı
ve Kuvvet Komutanlıkları
ile görev ilişkileri ve
yetki alanı kanunla
düzenlenir.
2. Millî Güvenlik Kurulu
MADDE 118.
– (Değişik:
3.10.2001-4709/32 md.)
Millî Güvenlik
Kurulu; Cumhurbaşkanının
başkanlığında, Başbakan,
Genelkurmay Başkanı,
Başbakan yardımcıları,
Adalet, Millî Savunma,
İçişleri, Dışişleri
Bakanları, Kara, Deniz
ve Hava Kuvvetleri
Komutanları ve Jandarma
Genel Komutanından
kurulur.
Gündemin özelliğine göre
Kurul toplantılarına
ilgili bakan ve kişiler
çağrılıp görüşleri
alınabilir.
(Değişik:
3.10.2001-4709/32 md.)
Millî Güvenlik
Kurulu; Devletin millî
güvenlik siyasetinin
tayini, tespiti ve
uygulanması ile ilgili
alınan tavsiye kararları
ve gerekli
koordinasyonunun
sağlanması konusundaki
görüşlerini Bakanlar
Kuruluna bildirir.
Kurulun, Devletin
varlığı ve bağımsızlığı,
ülkenin bütünlüğü ve
bölünmezliği, toplumun
huzur ve güvenliğinin
korunması hususunda
alınmasını zorunlu
gördüğü tedbirlere ait
kararlar Bakanlar
Kurulunca
değerlendirilir.
Millî Güvenlik Kurulunun
gündemi; Başbakan ve
Genelkurmay Başkanının
önerileri dikkate
alınarak
Cumhurbaşkanınca
düzenlenir.
Cumhurbaşkanı
katılamadığı zamanlar
Millî Güvenlik Kurulu
Başbakanın başkanlığında
toplanır.
Millî Güvenlik Kurulu
Genel Sekreterliğinin
teşkilatı ve görevleri
kanunla düzenlenir.
III. Olağanüstü yönetim
usulleri
A. Olağanüstü haller
1. Tabiî afet ve ağır
ekonomik bunalım
sebebiyle olağanüstü hal
ilânı
MADDE 119.
– Tabiî afet, tehlikeli
salgın hastalıklar veya
ağır ekonomik bunalım
hallerinde,
Cumhurbaşkanı
başkanlığında toplanan
Bakanlar Kurulu, yurdun
bir veya birden fazla
bölgesinde veya
bütününde süresi altı
ayı geçmemek üzere
olağanüstü hal ilân
edebilir.
2. Şiddet olaylarının
yaygınlaşması ve kamu
düzeninin ciddî şekilde
bozulması sebepleriyle
olağanüstü hal ilânı
MADDE 120.
– Anayasa ile kurulan
hür demokrasi düzenini
veya temel hak ve
hürriyetleri ortadan
kaldırmaya yönelik
yaygın şiddet
hareketlerine ait ciddî
belirtilerin ortaya
çıkması veya şiddet
olayları sebebiyle kamu
düzeninin ciddî şekilde
bozulması hallerinde,
Cumhurbaşkanı
başkanlığında toplanan
Bakanlar Kurulu, Millî
Güvenlik Kurulunun da
görüşünü aldıktan sonra
yurdun bir veya birden
fazla bölgesinde veya
bütününde, süresi altı
ayı geçmemek üzere
olağanüstü hal ilân
edebilir.
3. Olağanüstü hallerle
ilgili düzenleme
MADDE 121.
– Anayasanın 119 ve 120
nci maddeleri uyarınca
olağanüstü hal ilânına
karar verilmesi
durumunda, bu karar
Resmî Gazetede
yayımlanır ve hemen
Türkiye Büyük Millet
Meclisinin onayına
sunulur. Türkiye Büyük
Millet Meclisi tatilde
ise derhal toplantıya
çağırılır. Meclis,
olağanüstü hal süresini
değiştirebilir, Bakanlar
Kurulunun istemi
üzerine, her defasında
dört ayı geçmemek üzere,
süreyi uzatabilir veya
olağanüstü hali
kaldırabilir.
119 uncu madde
uyarınca ilân edilen
olağanüstü hallerde
vatandaşlar için
getirilecek para, mal ve
çalışma yükümlülükleri
ile olağanüstü hallerin
her türü için ayrı ayrı
geçerli olmak üzere,
Anayasanın 15 inci
maddesindeki ilkeler
doğrultusunda temel hak
ve hürriyetlerin nasıl
sınırlanacağı veya nasıl
durdurulacağı, halin
gerektirdiği tedbirlerin
nasıl ve ne suretle
alınacağı, kamu hizmeti
görevlilerine ne gibi
yetkiler verileceği,
görevlilerin
durumlarında ne gibi
değişiklikler yapılacağı
ve olağanüstü yönetim
usulleri, Olağanüstü Hal
Kanununda düzenlenir.
Olağanüstü hal
süresince,
Cumhurbaşkanının
başkanlığında toplanan
Bakanlar Kurulu,
olağanüstü halin gerekli
kıldığı konularda, kanun
hükmünde kararnameler
çıkarabilir. Bu
kararnameler, Resmî
Gazetede yayımlanır ve
aynı gün Türkiye Büyük
Millet Meclisinin
onayına sunulur;
bunların Meclisce
onaylanmasına ilişkin
süre ve usul, İçtüzükte
belirlenir.
B. Sıkıyönetim,
seferberlik ve savaş
hali
MADDE 122.
– Anayasanın tanıdığı
hür demokrasi düzenini
veya temel hak ve
hürriyetleri ortadan
kaldırmaya yönelen ve
olağanüstü hal ilânını
gerektiren hallerden
daha vahim şiddet
hareketlerinin
yaygınlaşması veya savaş
hali, savaşı
gerektirecek bir durumun
başgöstermesi, ayaklanma
olması veya vatan veya
Cumhuriyete karşı
kuvvetli ve eylemli bir
kalkışmanın veya ülkenin
ve milletin
bölünmezliğini içten
veya dıştan tehlikeye
düşüren şiddet
hareketlerinin
yaygınlaşması
sebepleriyle,
Cumhurbaşkanı
başkanlığında toplanan
Bakanlar Kurulu, Millî
Güvenlik Kurulunun da
görüşünü aldıktan sonra,
süresi altı ayı aşmamak
üzere yurdun bir veya
birden fazla bölgesinde
veya bütününde
sıkıyönetim ilân
edebilir. Bu karar,
derhal Resmî Gazetede
yayımlanır ve aynı gün
Türkiye Büyük Millet
Meclisinin onayına
sunulur. Türkiye Büyük
Millet Meclisi toplantı
halinde değilse hemen
toplantıya çağırılır.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi gerekli gördüğü
takdirde sıkıyönetim
süresini kısaltabilir,
uzatabilir veya
sıkıyönetimi
kaldırabilir.
Sıkıyönetim süresinde,
Cumhurbaşkanının
başkanlığında toplanan
Bakanlar Kurulu
sıkıyönetim halinin
gerekli kıldığı
konularda kanun hükmünde
kararname çıkarabilir.
Bu kararnameler Resmî
Gazetede yayımlanır ve
aynı gün Türkiye Büyük
Millet Meclisinin
onayına sunulur.
Bunların Meclisce
onaylanmasına ilişkin
süre ve usul İçtüzükte
belirlenir.
Sıkıyönetimin her
defasında dört ayı
aşmamak üzere
uzatılması, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin
kararına bağlıdır. Savaş
hallerinde bu dört aylık
süre aranmaz.
Sıkıyönetim, seferberlik
ve savaş hallerinde
hangi hükümlerin
uygulanacağı ve
işlemlerin nasıl
yürütüleceği, idare ile
olan ilişkileri,
hürriyetlerin nasıl
kısıtlanacağı veya
durdurulacağı ve savaş
veya savaşı gerektirecek
bir durumun
başgöstermesi halinde
vatandaşlar için
getirilecek
yükümlülükler kanunla
düzenlenir.
Sıkıyönetim komutanları
Genelkurmay Başkanlığına
bağlı olarak görev
yaparlar.
IV. İdare
A. İdarenin esasları
1. İdarenin bütünlüğü ve
kamu tüzelkişiliği
MADDE 123.
– İdare, kuruluş ve
görevleriyle bir
bütündür ve kanunla
düzenlenir.
İdarenin kuruluş ve
görevleri, merkezden
yönetim ve yerinden
yönetim esaslarına
dayanır.
Kamu tüzelkişiliği,
ancak kanunla veya
kanunun açıkça verdiği
yetkiye dayanılarak
kurulur.
2. Yönetmelikler
MADDE 124.
– Başbakanlık,
bakanlıklar ve kamu
tüzelkişileri, kendi
görev alanlarını
ilgilendiren kanunların
ve tüzüklerin
uygulanmasını sağlamak
üzere ve bunlara aykırı
olmamak şartıyla,
yönetmelikler
çıkarabilirler.
Hangi yönetmeliklerin
Resmî Gazetede
yayımlanacağı kanunda
belirtilir.
B. Yargı yolu
MADDE 125.
– İdarenin her türlü
eylem ve işlemlerine
karşı yargı yolu
açıktır. (Ek hüküm:
13.8.1999-4446/2 md.)
Kamu hizmetleri ile
ilgili imtiyaz şartlaşma
ve sözleşmelerinde
bunlardan doğan
uyuşmazlıkların millî
veya milletlerarası
tahkim yoluyla çözülmesi
öngörülebilir.
Milletlerarası tahkime
ancak yabancılık unsuru
taşıyan uyuşmazlıklar
için gidilebilir.
Cumhurbaşkanının tek
başına yapacağı işlemler
ile Yüksek Askerî
Şûranın kararları yargı
denetimi dışındadır.
İdarî işlemlere karşı
açılacak davalarda süre,
yazılı bildirim
tarihinden başlar.
Yargı yetkisi, idarî
eylem ve işlemlerin
hukuka uygunluğunun
denetimi ile sınırlıdır.
Yürütme görevinin
kanunlarda gösterilen
şekil ve esaslara uygun
olarak yerine
getirilmesini
kısıtlayacak, idarî
eylem ve işlem
niteliğinde veya takdir
yetkisini kaldıracak
biçimde yargı kararı
verilemez.
İdarî işlemin
uygulanması halinde
telafisi güç veya
imkânsız zararların
doğması ve idarî işlemin
açıkça hukuka aykırı
olması şartlarının
birlikte gerçekleşmesi
durumunda gerekçe
gösterilerek yürütmenin
durdurulmasına karar
verilebilir.
Kanun, olağanüstü
hallerde, sıkıyönetim,
seferberlik ve savaş
halinde ayrıca millî
güvenlik, kamu düzeni,
genel sağlık nedenleri
ile yürütmenin
durdurulması kararı
verilmesini
sınırlayabilir.
İdare, kendi eylem ve
işlemlerinden doğan
zararı ödemekle
yükümlüdür.
C. İdarenin kuruluşu
1. Merkezî idare
MADDE 126.
– Türkiye, merkezî idare
kuruluşu bakımından,
coğrafya durumuna,
ekonomik şartlara ve
kamu hizmetlerinin
gereklerine göre,
illere; iller de diğer
kademeli bölümlere
ayrılır.
İllerin idaresi yetki
genişliği esasına
dayanır.
Kamu hizmetlerinin
görülmesinde verim ve
uyum sağlamak amacıyla,
birden çok ili içine
alan merkezî idare
teşkilatı kurulabilir.
Bu teşkilatın görev ve
yetkileri kanunla
düzenlenir.
2. Mahallî idareler
MADDE 127.
– Mahallî idareler; il,
belediye veya köy
halkının mahallî
müşterek ihtiyaçlarını
karşılamak üzere kuruluş
esasları kanunla
belirtilen ve karar
organları, gene kanunda
gösterilen, seçmenler
tarafından seçilerek
oluşturulan kamu
tüzelkişileridir.
Mahallî idarelerin
kuruluş ve görevleri ile
yetkileri, yerinden
yönetim ilkesine uygun
olarak kanunla
düzenlenir.
(Değişik:
23.7.1995-4121/12 md.)
Mahallî idarelerin
seçimleri, 67 nci
maddedeki esaslara göre
beş yılda bir yapılır.
Ancak, milletvekili
genel veya ara
seçiminden önceki veya
sonraki bir yıl içinde
yapılması gereken
mahallî idareler
organlarına veya bu
organların üyelerine
ilişkin genel veya ara
seçimler milletvekili
genel veya ara
seçimleriyle birlikte
yapılır. Kanun, büyük
yerleşim merkezleri için
özel yönetim biçimleri
getirebilir.
Mahallî idarelerin
seçilmiş organlarının,
organlık sıfatını
kazanmalarına ilişkin
itirazların çözümü ve
kaybetmeleri,
konusundaki denetim
yargı yolu ile olur.
Ancak, görevleri ile
ilgili bir suç sebebi
ile hakkında soruşturma
veya kovuşturma açılan
mahallî idare organları
veya bu organların
üyelerini, İçişleri
Bakanı, geçici bir
tedbir olarak, kesin
hükme kadar
uzaklaştırabilir.
Merkezî idare, mahallî
idareler üzerinde,
mahallî hizmetlerin
idarenin bütünlüğü
ilkesine uygun şekilde
yürütülmesi, kamu
görevlerinde birliğin
sağlanması, toplum
yararının korunması ve
mahallî ihtiyaçların
gereği gibi karşılanması
amacıyla, kanunda
belirtilen esas ve
usuller dairesinde idarî
vesayet yetkisine
sahiptir.
Mahallî idarelerin
belirli kamu
hizmetlerinin görülmesi
amacı ile, kendi
aralarında Bakanlar
Kurulunun izni ile
birlik kurmaları,
görevleri, yetkileri,
maliye ve kolluk işleri
ve merkezî idare ile
karşılıklı bağ ve
ilgileri kanunla
düzenlenir. Bu
idarelere, görevleri ile
orantılı gelir
kaynakları sağlanır.
D. Kamu hizmeti
görevlileriyle ilgili
hükümler
1. Genel ilkeler
MADDE 128.
– Devletin, kamu
iktisadî teşebbüsleri ve
diğer kamu
tüzelkişilerinin genel
idare esaslarına göre
yürütmekle yükümlü
oldukları kamu
hizmetlerinin
gerektirdiği aslî ve
sürekli görevler,
memurlar ve diğer kamu
görevlileri eliyle
görülür.
Memurların ve diğer kamu
görevlilerinin
nitelikleri, atanmaları,
görev ve yetkileri,
hakları ve
yükümlülükleri, aylık ve
ödenekleri ve diğer
özlük işleri kanunla
düzenlenir.
Üst kademe
yöneticilerinin
yetiştirilme usul ve
esasları, kanunla özel
olarak düzenlenir.
2. Görev ve
sorumlulukları, disiplin
kovuşturulmasında
güvence
MADDE 129.
– Memurlar ve diğer kamu
görevlileri Anayasa ve
kanunlara sadık kalarak
faaliyette bulunmakla
yükümlüdürler.
Memurlar ve diğer kamu
görevlileri ile kamu
kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşları ve
bunların üst kuruluşları
mensuplarına savunma
hakkı tanınmadıkça
disiplin cezası
verilemez.
Uyarma ve kınama
cezalarıyla ilgili
olanlar hariç, disiplin
kararları yargı denetimi
dışında bırakılamaz.
Silahlı Kuvvetler
mensupları ile hâkimler
ve savcılar hakkındaki
hükümler saklıdır.
Memurlar ve diğer kamu
görevlilerinin
yetkilerini kullanırken
işledikleri kusurlardan
doğan tazminat davaları,
kendilerine rücu edilmek
kaydıyla ve kanunun
gösterdiği şekil ve
şartlara uygun olarak,
ancak idare aleyhine
açılabilir.
Memurlar ve diğer kamu
görevlileri hakkında
işledikleri iddia edilen
suçlardan ötürü ceza
kovuşturması açılması,
kanunla belirlenen
istisnalar dışında,
kanunun gösterdiği idarî
merciin iznine bağlıdır.
E. Yükseköğretim
kurumları ve üst
kuruluşları
1. Yükseköğretim
kurumları
MADDE 130.
– Çağdaş eğitim-öğretim
esaslarına dayanan bir
düzen içinde milletin ve
ülkenin ihtiyaçlarına
uygun insan gücü
yetiştirmek amacı ile;
ortaöğretime dayalı
çeşitli düzeylerde
eğitim-öğretim, bilimsel
araştırma, yayın ve
danışmanlık yapmak,
ülkeye ve insanlığa
hizmet etmek üzere
çeşitli birimlerden
oluşan kamu
tüzelkişiliğine ve
bilimsel özerkliğe sahip
üniversiteler Devlet
tarafından kanunla
kurulur.
Kanunda gösterilen usul
ve esaslara göre, kazanç
amacına yönelik olmamak
şartı ile vakıflar
tarafından, Devletin
gözetim ve denetimine
tâbi yükseköğretim
kurumları kurulabilir.
Kanun, üniversitelerin
ülke sathına dengeli bir
biçimde yayılmasını
gözetir.
Üniversiteler ile
öğretim üyeleri ve
yardımcıları serbestçe
her türlü bilimsel
araştırma ve yayında
bulunabilirler. Ancak,
bu yetki, Devletin
varlığı ve bağımsızlığı
ve milletin ve ülkenin
bütünlüğü ve
bölünmezliği aleyhinde
faaliyette bulunma
serbestliği vermez.
Üniversiteler ve bunlara
bağlı birimler, Devletin
gözetimi ve denetimi
altında olup, güvenlik
hizmetleri Devletçe
sağlanır.
Kanunun belirlediği usul
ve esaslara göre;
rektörler
Cumhurbaşkanınca,
dekanlar ise
Yükseköğretim Kurulunca
seçilir ve atanır.
Üniversite yönetim ve
denetim organları ile
öğretim elemanları;
Yükseköğretim Kurulunun
veya üniversitelerin
yetkili organlarının
dışında kalan makamlarca
her ne suretle olursa
olsun görevlerinden
uzaklaştırılamazlar.
(Değişik:
29.10.2005-5428/1 md.)
Üniversitelerin
hazırladığı bütçeler;
Yükseköğretim Kurulunca
tetkik ve onaylandıktan
sonra Millî Eğitim
Bakanlığına sunulur ve
merkezi yönetim
bütçesinin bağlı olduğu
esaslara uygun olarak
işleme tâbi tutularak
yürürlüğe konulur ve
denetlenir.
Yükseköğretim
kurumlarının kuruluş ve
organları ile
işleyişleri ve bunların
seçimleri, görev, yetki
ve sorumlulukları
üniversiteler üzerinde
Devletin gözetim ve
denetim hakkını kullanma
usulleri, öğretim
elemanlarının görevleri,
unvanları, atama,
yükselme ve
emeklilikleri, öğretim
elemanı yetiştirme,
üniversitelerin ve
öğretim elemanlarının
kamu kuruluşları ve
diğer kurumlar ile
ilişkileri, öğretim
düzeyleri ve süreleri,
yükseköğretime giriş,
devam ve alınacak
harçlar, Devletin
yapacağı yardımlar ile
ilgili ilkeler, disiplin
ve ceza işleri, malî
işler, özlük hakları,
öğretim elemanlarının
uyacakları koşullar,
üniversitelerarası
ihtiyaçlara göre öğretim
elemanlarının
görevlendirilmesi,
öğrenimin ve öğretimin
hürriyet ve teminat
içinde ve çağdaş bilim
ve teknoloji gereklerine
göre yürütülmesi,
Yükseköğretim Kuruluna
ve üniversitelere
Devletin sağladığı malî
kaynakların kullanılması
kanunla düzenlenir.
Vakıflar tarafından
kurulan yükseköğretim
kurumları, malî ve idarî
konuları dışındaki
akademik çalışmaları,
öğretim elemanlarının
sağlanması ve güvenlik
yönlerinden, Devlet
eliyle kurulan
yükseköğretim kurumları
için Anayasada
belirtilen hükümlere
tâbidir.
2. Yükseköğretim üst
kuruluşları
MADDE 131.
– Yükseköğretim
kurumlarının öğretimini
planlamak, düzenlemek,
yönetmek, denetlemek,
yükseköğretim
kurumlarındaki
eğitim-öğretim ve
bilimsel araştırma
faaliyetlerini
yönlendirmek, bu
kurumların kanunda
belirtilen amaç ve
ilkeler doğrultusunda
kurulmasını,
geliştirilmesini ve
üniversitelere tahsis
edilen kaynakların
etkili bir biçimde
kullanılmasını sağlamak
ve öğretim elemanlarının
yetiştirilmesi için
planlama yapmak maksadı
ile Yükseköğretim Kurulu
kurulur.
(Değişik:
7.5.2004-5170/8
md.)Yükseköğretim
Kurulu, üniversiteler ve
Bakanlar Kurulunca
seçilen ve sayıları,
nitelikleri, seçilme
usulleri kanunla
belirlenen adaylar
arasından rektörlük ve
öğretim üyeliğinde
başarılı hizmet yapmış
profesörlere öncelik
vermek sureti ile
Cumhurbaşkanınca atanan
üyeler ve
Cumhurbaşkanınca
doğrudan doğruya seçilen
üyelerden kurulur.
Kurulun teşkilatı,
görev, yetki,
sorumluluğu ve çalışma
esasları kanunla
düzenlenir.
3. Yükseköğretim
kurumlarından özel
hükümlere tâbi olanlar
MADDE 132.
– Türk Silahlı
Kuvvetleri ve emniyet
teşkilatına bağlı
yükseköğretim kurumları
özel kanunlarının
hükümlerine tâbidir.
(Değişik
21.6.2005-5370/1 md.) F.
Radyo ve Televizyon Üst
Kurulu, radyo ve
televizyon kuruluşları
ve kamuyla ilişkili
haber ajansları
MADDE 133.
– (Değişik:
8.7.1993-3913/1 md.)
Radyo ve televizyon
istasyonları kurmak ve
işletmek kanunla
düzenlenecek şartlar
çerçevesinde serbesttir.
(Ek:
21.6.2005-5370/1 md.)
Radyo ve televizyon
faaliyetlerini
düzenlemek ve denetlemek
amacıyla kurulan Radyo
ve Televizyon Üst Kurulu
dokuz üyeden oluşur.
Üyeler, siyasi parti
gruplarının üye sayısı
oranında belirlenecek
üye sayısının ikişer
katı olarak
gösterecekleri adaylar
arasından, her siyasi
parti grubuna düşen üye
sayısı esas alınmak
suretiyle Türkiye Büyük
Millet Meclisi Genel
Kurulunca seçilir. Radyo
ve Televizyon Üst
Kurulunun kuruluşu,
görev ve yetkileri,
üyelerinin nitelikleri,
seçim usulleri ve görev
süreleri kanunla
düzenlenir.
Devletçe kamu
tüzelkişiliği olarak
kurulan tek radyo ve
televizyon kurumu ile
kamu tüzelkişilerinden
yardım gören haber
ajanslarının özerkliği
ve yayınlarının
tarafsızlığı esastır.
G. Atatürk Kültür, Dil
ve Tarih Yüksek Kurumu
MADDE 134.
– Atatürkçü düşünceyi,
Atatürk ilke ve
inkılâplarını, Türk
kültürünü, Türk tarihini
ve Türk dilini bilimsel
yoldan araştırmak,
tanıtmak ve yaymak ve
yayınlar yapmak
amacıyla; Atatürk’ün
manevî himayelerinde,
Cumhurbaşkanının gözetim
ve desteğinde,
Başbakanlığa bağlı;
Atatürk Araştırma
Merkezi, Türk Dil
Kurumu, Türk Tarih
Kurumu ve Atatürk Kültür
Merkezinden oluşan, kamu
tüzelkişiliğine sahip
“Atatürk Kültür, Dil ve
Tarih Yüksek Kurumu”
kurulur.
Türk Dil Kurumu ile Türk
Tarih Kurumu için
Atatürk’ün
vasiyetnamesinde
belirtilen malî
menfaatler saklı olup
kendilerine tahsis
edilir.
Atatürk Kültür, Dil ve
Tarih Yüksek Kurumunun;
kuruluşu, organları,
çalışma usulleri ve
özlük işleri ile
kuruluşuna dahil
kurumlar üzerindeki
yetkileri kanunla
düzenlenir.
H.
Kamu kurumu
niteliğindeki meslek
kuruluşları
MADDE 135.
– Kamu kurumu
niteliğindeki meslek
kuruluşları ve üst
kuruluşları; belli bir
mesleğe mensup olanların
müşterek ihtiyaçlarını
karşılamak, meslekî
faaliyetlerini
kolaylaştırmak, mesleğin
genel menfaatlere uygun
olarak gelişmesini
sağlamak, meslek
mensuplarının birbirleri
ile ve halk ile olan
ilişkilerinde dürüstlüğü
ve güveni hâkim kılmak
üzere meslek disiplini
ve ahlâkını korumak
maksadı ile kanunla
kurulan ve organları
kendi üyeleri tarafından
kanunda gösterilen
usullere göre yargı
gözetimi altında, gizli
oyla seçilen kamu
tüzelkişilikleridir.
Kamu kurum ve
kuruluşları ile kamu
iktisadî teşebbüslerinde
aslî ve sürekli
görevlerde çalışanların
meslek kuruluşlarına
girme mecburiyeti
aranmaz.
(Değişik:
23.7.1995-4121/13 md.)
Bu meslek kuruluşları,
kuruluş amaçları dışında
faaliyette bulunamazlar.
(Değişik:
23.7.1995-4121/13 md.)
Bu meslek kuruluşları ve
üst kuruluşları
organlarının
seçimlerinde siyasî
partiler aday
gösteremezler.
(Değişik:
23.7.1995-4121/13 md.)
Bu meslek kuruluşları
üzerinde Devletin idarî
ve malî denetimine
ilişkin kurallar kanunla
düzenlenir.
(Değişik:
23.7.1995-4121/13 md.)
Amaçları dışında
faaliyet gösteren meslek
kuruluşlarının sorumlu
organlarının görevine,
kanunun belirlediği
merciin veya Cumhuriyet
savcısının istemi
üzerine mahkeme
kararıyla son verilir ve
yerlerine yenileri
seçtirilir.
(Değişik:
23.7.1995-4121/13 md.)
Ancak, millî güvenliğin,
kamu düzeninin, suç
işlenmesini veya suçun
devamını önlemenin yahut
yakalamanın gerektirdiği
hallerde gecikmede
sakınca varsa, kanunla
bir merci, meslek
kuruluşlarını veya üst
kuruluşlarını
faaliyetten men ile
yetkilendirilebilir. Bu
merciin kararı,
yirmidört saat
içerisinde görevli
hâkimin onayına sunulur.
Hâkim, kararını
kırksekiz saat içinde
açıklar; aksi halde, bu
idarî karar
kendiliğinden
yürürlükten kalkar.
İ. Diyanet İşleri
Başkanlığı
MADDE 136.
– Genel idare içinde yer
alan Diyanet İşleri
Başkanlığı, lâiklik
ilkesi doğrultusunda,
bütün siyasî görüş ve
düşünüşlerin dışında
kalarak ve milletçe
dayanışma ve
bütünleşmeyi amaç
edinerek, özel kanununda
gösterilen görevleri
yerine getirir.
J. Kanunsuz emir
MADDE 137.
– Kamu hizmetlerinde
herhangi bir sıfat ve
suretle çalışmakta olan
kimse, üstünden aldığı
emri, yönetmelik, tüzük,
kanun veya Anayasa
hükümlerine aykırı
görürse, yerine getirmez
ve bu aykırılığı o emri
verene bildirir. Ancak,
üstü emrinde ısrar eder
ve bu emrini yazı ile
yenilerse, emir yerine
getirilir; bu halde,
emri yerine getiren
sorumlu olmaz.
Konusu suç teşkil eden
emir, hiçbir suretle
yerine getirilmez;
yerine getiren kimse
sorumluluktan
kurtulamaz.
Askerî hizmetlerin
görülmesi ve acele
hallerde kamu düzeni ve
kamu güvenliğinin
korunması için kanunla
gösterilen istisnalar
saklıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Yargı
I. Genel hükümler
A. Mahkemelerin
bağımsızlığı
MADDE 138.
– Hâkimler, görevlerinde
bağımsızdırlar;
Anayasaya, kanuna ve
hukuka uygun olarak
vicdanî kanaatlerine
göre hüküm verirler.
Hiçbir organ, makam,
merci veya kişi, yargı
yetkisinin
kullanılmasında
mahkemelere ve hâkimlere
emir ve talimat veremez;
genelge gönderemez;
tavsiye ve telkinde
bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava
hakkında Yasama
Meclisinde yargı
yetkisinin kullanılması
ile ilgili soru
sorulamaz, görüşme
yapılamaz veya herhangi
bir beyanda bulunulamaz.
Yasama ve yürütme
organları ile idare,
mahkeme kararlarına
uymak zorundadır; bu
organlar ve idare,
mahkeme kararlarını
hiçbir suretle
değiştiremez ve bunların
yerine getirilmesini
geciktiremez.
B. Hâkimlik ve savcılık
teminatı
MADDE 139.
– Hâkimler ve savcılar
azlolunamaz, kendileri
istemedikçe Anayasada
gösterilen yaştan önce
emekliye ayrılamaz; bir
mahkemenin veya kadronun
kaldırılması sebebiyle
de olsa, aylık, ödenek
ve diğer özlük
haklarından yoksun
kılınamaz.
Meslekten çıkarılmayı
gerektiren bir suçtan
dolayı hüküm giymiş
olanlar, görevini sağlık
bakımından yerine
getiremeyeceği kesin
olarak anlaşılanlar veya
meslekte kalmalarının
uygun olmadığına karar
verilenler hakkında
kanundaki istisnalar
saklıdır.
C. Hâkimlik ve savcılık
mesleği
MADDE 140.
– Hâkimler ve savcılar
adlî ve idarî yargı
hâkim ve savcıları
olarak görev yaparlar.
Bu görevler meslekten
hâkim ve savcılar eliyle
yürütülür.
Hâkimler, mahkemelerin
bağımsızlığı ve hâkimlik
teminatı esaslarına göre
görev ifa ederler.
Hâkim ve savcıların
nitelikleri, atanmaları,
hakları ve ödevleri,
aylık ve ödenekleri,
meslekte ilerlemeleri,
görevlerinin ve görev
yerlerinin geçici veya
sürekli olarak
değiştirilmesi,
haklarında disiplin
kovuşturması açılması ve
disiplin cezası
verilmesi, görevleriyle
ilgili veya görevleri
sırasında işledikleri
suçlarından dolayı
soruşturma yapılması ve
yargılanmalarına karar
verilmesi, meslekten
çıkarmayı gerektiren
suçluluk veya
yetersizlik halleri ve
meslek içi eğitimleri
ile diğer özlük işleri
mahkemelerin
bağımsızlığı ve hâkimlik
teminatı esaslarına göre
kanunla düzenlenir.
Hâkimler ve savcılar
altmışbeş yaşını
bitirinceye kadar hizmet
görürler; Askerî
hâkimlerin yaş haddi,
yükselme ve
emeklilikleri kanunda
gösterilir.
Hâkimler ve savcılar,
kanunda belirtilenlerden
başka, resmî ve özel
hiçbir görev alamazlar.
Hâkimler ve savcılar
idarî görevleri yönünden
Adalet Bakanlığına
bağlıdırlar.
Hâkim ve savcı olup da
adalet hizmetindeki
idarî görevlerde
çalışanlar, hâkimler ve
savcılar hakkındaki
hükümlere tâbidirler.
Bunlar, hâkimler ve
savcılara ait esaslar
dairesinde
sınıflandırılır ve
derecelendirilirler,
hâkimlere ve savcılara
tanınan her türlü
haklardan yararlanırlar.
D. Duruşmaların açık ve
kararların gerekçeli
olması
MADDE 141.
– Mahkemelerde
duruşmalar herkese
açıktır. Duruşmaların
bir kısmının veya
tamamının kapalı
yapılmasına ancak genel
ahlâkın veya kamu
güvenliğinin kesin
olarak gerekli kıldığı
hallerde karar
verilebilir.
Küçüklerin yargılanması
hakkında kanunla özel
hükümler konulur.
Bütün mahkemelerin her
türlü kararları
gerekçeli olarak
yazılır.
Davaların en az giderle
ve mümkün olan süratle
sonuçlandırılması,
yargının görevidir.
E. Mahkemelerin kuruluşu
MADDE 142.
– Mahkemelerin kuruluşu,
görev ve yetkileri,
işleyişi ve yargılama
usulleri kanunla
düzenlenir.
F. Devlet Güvenlik
Mahkemeleri
MADDE 143. –
(Mülga: 7.5.2004-5170/9
md.)
G. Hâkim ve savcıların
denetimi
MADDE 144.
– Hâkim ve savcıların
görevlerini; kanun,
tüzük, yönetmeliklere ve
genelgelere (Hâkimler
için idarî nitelikteki
genelgelere) uygun
olarak yapıp
yapmadıklarını
denetleme; görevlerinden
dolayı veya görevleri
sırasında suç işleyip
işlemediklerini, hal ve
eylemlerinin sıfat ve
görevleri icaplarına
uyup uymadığını
araştırma ve
gerektiğinde haklarında
inceleme ve soruşturma,
Adalet Bakanlığının izni
ile adalet müfettişleri
tarafından yapılır.
Adalet Bakanı soruşturma
ve inceleme işlemlerini,
hakkında soruşturma ve
inceleme yapılacak
olandan daha kıdemli
hâkim veya savcı eliyle
de yaptırabilir.
H. Askerî yargı
MADDE 145.
– Askerî yargı, askerî
mahkemeler ve disiplin
mahkemeleri tarafından
yürütülür. Bu
mahkemeler, asker
kişilerin; askerî olan
suçları ile bunların
asker kişiler aleyhine
veya askerî mahallerde
yahut askerlik hizmet ve
görevleri ile ilgili
olarak işledikleri
suçlara ait davalara
bakmakla görevlidirler.
Askerî mahkemeler, asker
olmayan kişilerin özel
kanunda belirtilen
askerî suçları ile
kanunda gösterilen
görevlerini ifa
ettikleri sırada veya
kanunda gösterilen
askerî mahallerde
askerlere karşı
işledikleri suçlara da
bakmakla görevlidirler.
Askerî mahkemelerin
savaş veya sıkıyönetim
hallerinde hangi suçlar
ve hangi kişiler
bakımından yetkili
oldukları; kuruluşları
ve gerektiğinde bu
mahkemelerde adlî yargı
hâkim ve savcılarının
görevlendirilmeleri
kanunla düzenlenir.
Askerî yargı
organlarının kuruluşu,
işleyişi, askerî
hâkimlerin özlük işleri
askerî savcılık
görevlerini yapan askerî
hâkimlerin mahkemesinde
görevli bulundukları
komutanlık ile
ilişkileri, mahkemelerin
bağımsızlığı, hâkimlik
teminatı, askerlik
hizmetinin gereklerine
göre kanunla düzenlenir.
Kanun, ayrıca askerî
hâkimlerin yargı hizmeti
dışındaki askerî
hizmetler yönünden
askerî hizmetlerin
gereklerine göre
teşkilatında görevli
bulundukları komutanlık
ile olan ilişkilerini de
gösterir.
II. Yüksek mahkemeler
A. Anayasa Mahkemesi
1. Kuruluşu
MADDE 146.
– Anayasa Mahkemesi
onbir asıl ve dört yedek
üyeden kurulur.
Cumhurbaşkanı, iki asıl
ve iki yedek üyeyi
Yargıtay, iki asıl ve
bir yedek üyeyi
Danıştay, birer asıl
üyeyi Askerî Yargıtay,
Askerî Yüksek İdare
Mahkemesi ve Sayıştay
genel kurullarınca kendi
Başkan ve üyeleri
arasından üye
tamsayılarının salt
çoğunluğu ile her boş
yer için gösterecekleri
üçer aday içinden; bir
asıl üyeyi ise
Yükseköğretim Kurulunun
kendi üyesi olmayan
yükseköğretim kurumları
öğretim üyeleri içinden
göstereceği üç aday
arasından; üç asıl ve
bir yedek üyeyi üst
kademe yöneticileri ile
avukatlar arasından
seçer.
Yükseköğretim kurumları
öğretim üyeleri ile üst
kademe yöneticileri ve
avukatların Anayasa
Mahkemesine asıl ve
yedek üye
seçilebilmeleri için,
kırk yaşını doldurmuş,
yükseköğrenim görmüş
veya öğrenim
kurumlarında en az onbeş
yıl öğretim üyeliği veya
kamu hizmetinde en az
onbeş yıl fiilen
çalışmış veya en az
onbeş yıl avukatlık
yapmış olmak şarttır.
Anayasa Mahkemesi, asıl
üyeleri arasından gizli
oyla ve üye tamsayısının
salt çoğunluğu ile dört
yıl için bir Başkan ve
bir Başkanvekili seçer.
Süresi bitenler yeniden
seçilebilirler.
Anayasa Mahkemesi
üyeleri, aslî görevleri
dışında resmî veya özel
hiçbir görev alamazlar.
2. Üyeliğin sona ermesi
MADDE 147.
– Anayasa Mahkemesi
üyeleri altmışbeş yaşını
doldurunca emekliye
ayrılırlar.
Anayasa Mahkemesi
üyeliği, bir üyenin
hâkimlik mesleğinden
çıkarılmayı gerektiren
bir suçtan dolayı hüküm
giymesi halinde
kendiliğinden; görevini
sağlık bakımından yerine
getiremeyeceğinin kesin
olarak anlaşılması
halinde de, Anayasa
Mahkemesi üye
tamsayısının salt
çoğunluğunun kararı ile
sona erer.
3. Görev ve yetkileri
MADDE 148.
– Anayasa Mahkemesi,
kanunların, kanun
hükmünde kararnamelerin
ve Türkiye Büyük Millet
Meclisi İçtüzüğünün
Anayasaya şekil ve esas
bakımlarından
uygunluğunu denetler.
Anayasa değişikliklerini
ise sadece şekil
bakımından inceler ve
denetler. Ancak,
olağanüstü hallerde,
sıkıyönetim ve savaş
hallerinde çıkarılan
kanun hükmünde
kararnamelerin şekil ve
esas bakımından
Anayasaya aykırılığı
iddiasıyla, Anayasa
Mahkemesinde dava
açılamaz.
Kanunların şekil
bakımından denetlenmesi,
son oylamanın, öngörülen
çoğunlukla yapılıp
yapılmadığı; Anayasa
değişikliklerinde ise,
teklif ve oylama
çoğunluğuna ve
ivedilikle
görüşülemeyeceği şartına
uyulup uyulmadığı
hususları ile
sınırlıdır. Şekil
bakımından denetleme,
Cumhurbaşkanınca veya
Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyelerinin beşte
biri tarafından
istenebilir. Kanunun
yayımlandığı tarihten
itibaren on gün
geçtikten sonra, şekil
bozukluğuna dayalı iptal
davası açılamaz; def’i
yoluyla da ileri
sürülemez.
Anayasa Mahkemesi
Cumhurbaşkanını,
Bakanlar Kurulu
üyelerini, Anayasa
Mahkemesi, Yargıtay,
Danıştay, Askerî
Yargıtay, Askerî Yüksek
İdare Mahkemesi Başkan
ve üyelerini,
Başsavcılarını,
Cumhuriyet
Başsavcıvekilini,
Hâkimler ve Savcılar
Yüksek Kurulu ve
Sayıştay Başkan ve
üyelerini görevleriyle
ilgili suçlardan dolayı
Yüce Divan sıfatıyla
yargılar.
Yüce Divanda, savcılık
görevini Cumhuriyet
Başsavcısı veya
Cumhuriyet
Başsavcıvekili yapar.
Yüce Divan kararları
kesindir.
Anayasa Mahkemesi,
Anayasa ile verilen
diğer görevleri de
yerine getirir.
4. Çalışma ve yargılama
usulü
MADDE 149.
– (Değişik:
3.10.2001-4709/33 md.)
Anayasa Mahkemesi,
Başkan ve on üye ile
toplanır, salt çoğunluk
ile karar verir. Anayasa
değişikliklerinde iptale
ve siyasî parti
davalarında kapatılmaya
karar verebilmesi için
beşte üç oy çokluğu
şarttır.
Şekil bozukluğuna dayalı
iptal davaları Anayasa
Mahkemesince öncelikle
incelenip karara
bağlanır.
Anayasa Mahkemesinin
kuruluşu ve yargılama
usulleri kanunla;
mahkemenin çalışma
esasları ve üyeleri
arasındaki işbölümü
kendi yapacağı İçtüzükle
düzenlenir.
Anayasa Mahkemesi Yüce
Divan sıfatıyla baktığı
davalar dışında kalan
işleri dosya üzerinde
inceler. Ancak, gerekli
gördüğü hallerde sözlü
açıklamalarını dinlemek
üzere ilgilileri ve konu
üzerinde bilgisi
olanları çağırabilir (Ek
ibare: 23.7.1995-4121/14
md.) ve siyasî
partilerin temelli
kapatılması veya
kapatılmasına ilişkin
davalarda, Yargıtay
Cumhuriyet
Başsavcısından sonra
kapatılması istenen
siyasî partinin genel
başkanlığının veya tayin
edeceği bir vekilin
savunmasını dinler.
5.
İptal davası
MADDE 150.
– Kanunların, kanun
hükmündeki
kararnamelerin, Türkiye
Büyük Millet Meclisi
İçtüzüğünün veya
bunların belirli madde
ve hükümlerinin
şekil ve esas bakımından
Anayasaya aykırılığı
iddiasıyla Anayasa
Mahkemesinde doğrudan
doğruya iptal davası
açabilme hakkı,
Cumhurbaşkanına, iktidar
ve anamuhalefet partisi
Meclis grupları ile
Türkiye Büyük Millet
Meclisi üye tamsayısının
en az beşte biri
tutarındaki üyelere
aittir. İktidarda birden
fazla siyasî partinin
bulunması halinde,
iktidar partilerinin
dava açma hakkını en
fazla üyeye sahip olan
parti kullanır.
6. Dava açma süresi
MADDE 151.
– Anayasa Mahkemesinde
doğrudan doğruya iptal
davası açma hakkı,
iptali istenen kanun,
kanun hükmünde kararname
veya İçtüzüğün Resmî
Gazetede
yayımlanmasından
başlayarak altmış gün
sonra düşer.
7. Anayasaya aykırılığın
diğer mahkemelerde ileri
sürülmesi
MADDE 152.
– Bir davaya bakmakta
olan mahkeme,
uygulanacak bir kanun
veya kanun hükmünde
kararnamenin hükümlerini
Anayasaya aykırı görürse
veya taraflardan birinin
ileri sürdüğü aykırılık
iddiasının ciddî olduğu
kanısına varırsa,
Anayasa Mahkemesinin bu
konuda vereceği karara
kadar davayı geri
bırakır.
Mahkeme, Anayasaya
aykırılık iddiasını
ciddî görmezse bu iddia,
temyiz merciince esas
hükümle birlikte karara
bağlanır.
Anayasa Mahkemesi, işin
kendisine gelişinden
başlamak üzere beş ay
içinde kararını verir ve
açıklar. Bu süre içinde
karar verilmezse mahkeme
davayı yürürlükteki
kanun hükümlerine göre
sonuçlandırır. Ancak,
Anayasa Mahkemesinin
kararı, esas hakkındaki
karar kesinleşinceye
kadar gelirse, mahkeme
buna uymak zorundadır.
Anayasa Mahkemesinin
işin esasına girerek
verdiği red kararının
Resmî Gazetede
yayımlanmasından sonra
on yıl geçmedikçe aynı
kanun hükmünün Anayasaya
aykırılığı iddiasıyla
tekrar başvuruda
bulunulamaz.
8. Anayasa Mahkemesinin
kararları
MADDE 153.
– Anayasa Mahkemesinin
kararları kesindir.
İptal kararları
gerekçesi yazılmadan
açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir
kanun veya kanun
hükmünde kararnamenin
tamamını veya bir
hükmünü iptal ederken,
kanun koyucu gibi
hareketle, yeni bir
uygulamaya yol açacak
biçimde hüküm tesis
edemez.
Kanun, kanun hükmünde
kararname veya Türkiye
Büyük Millet Meclisi
İçtüzüğü ya da bunların
hükümleri, iptal
kararlarının Resmî
Gazetede yayımlandığı
tarihte yürürlükten
kalkar. Gereken hallerde
Anayasa Mahkemesi iptal
hükmünün yürürlüğe
gireceği tarihi ayrıca
kararlaştırabilir. Bu
tarih, kararın Resmî
Gazetede yayımlandığı
günden başlayarak bir
yılı geçemez.
İptal kararının
yürürlüğe girişinin
ertelendiği durumlarda,
Türkiye Büyük Millet
Meclisi, iptal kararının
ortaya çıkardığı hukukî
boşluğu dolduracak kanun
tasarı veya teklifini
öncelikle görüşüp karara
bağlar.
İptal kararları geriye
yürümez.
Anayasa Mahkemesi
kararları Resmî Gazetede
hemen yayımlanır ve
yasama, yürütme ve yargı
organlarını, idare
makamlarını, gerçek ve
tüzelkişileri bağlar.
B. Yargıtay
MADDE 154.
– Yargıtay, adliye
mahkemelerince verilen
ve kanunun başka bir
adlî yargı merciine
bırakmadığı karar ve
hükümlerin son inceleme
merciidir. Kanunla
gösterilen belli
davalara da ilk ve son
derece mahkemesi olarak
bakar.
Yargıtay üyeleri,
birinci sınıfa ayrılmış
adlî yargı hâkim ve
Cumhuriyet savcıları ile
bu meslekten sayılanlar
arasından Hâkimler ve
Savcılar Yüksek
Kurulunca üye
tamsayısının salt
çoğunluğu ile ve gizli
oyla seçilir.
Yargıtay Birinci
Başkanı, birinci
başkanvekilleri ve daire
başkanları kendi üyeleri
arasından Yargıtay Genel
Kurulunca üye
tamsayısının salt
çoğunluğu ve gizli oyla
dört yıl için
seçilirler; süresi
bitenler yeniden
seçilebilirler.
Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısı ve Cumhuriyet
Başsavcıvekili, Yargıtay
Genel Kurulunun kendi
üyeleri arasından gizli
oyla belirleyeceği beşer
aday arasından
Cumhurbaşkanı tarafından
dört yıl için
seçilirler. Süresi
bitenler yeniden
seçilebilirler.
Yargıtayın kuruluşu,
işleyişi, Başkan,
başkanvekilleri, daire
başkanları ve üyeleri
ile Cumhuriyet
Başsavcısı ve Cumhuriyet
Başsavcıvekilinin
nitelikleri ve seçim
usulleri, mahkemelerin
bağımsızlığı ve hâkimlik
teminatı esaslarına göre
kanunla düzenlenir.
C. Danıştay
MADDE 155.
– Danıştay, idarî
mahkemelerce verilen ve
kanunun başka bir idarî
yargı merciine
bırakmadığı karar ve
hükümlerin son inceleme
merciidir. Kanunla
gösterilen belli
davalara da ilk ve son
derece mahkemesi olarak
bakar.
(Değişik:
13.8.1999-4446/3 md.)
Danıştay, davaları
görmek, Başbakan ve
Bakanlar Kurulunca
gönderilen kanun
tasarıları, kamu
hizmetleri ile ilgili
imtiyaz şartlaşma ve
sözleşmeleri hakkında
iki ay içinde
düşüncesini bildirmek,
tüzük tasarılarını
incelemek, idarî
uyuşmazlıkları çözmek ve
kanunla gösterilen diğer
işleri yapmakla
görevlidir.
Danıştay üyelerinin
dörtte üçü, birinci
sınıf idarî yargı hâkim
ve savcıları ile bu
meslekten sayılanlar
arasından Hâkimler ve
Savcılar Yüksek Kurulu;
dörtte biri, nitelikleri
kanunda belirtilen
görevliler arasından
Cumhurbaşkanı;
tarafından seçilir.
Danıştay Başkanı,
Başsavcı,
başkanvekilleri ve daire
başkanları, kendi
üyeleri arasından
Danıştay Genel Kurulunca
üye tamsayısının salt
çoğunluğu ve gizli oyla
dört yıl için
seçilirler. Süresi
bitenler yeniden
seçilebilirler.
Danıştayın, kuruluşu,
işleyişi, Başkan,
Başsavcı,
başkanvekilleri, daire
başkanları ile
üyelerinin nitelikleri
ve seçim usulleri, idarî
yargının özelliği,
mahkemelerin
bağımsızlığı ve hâkimlik
teminatı esaslarına göre
kanunla düzenlenir.
D. Askerî Yargıtay
MADDE 156.
– Askerî Yargıtay,
askerî mahkemelerden
verilen karar ve
hükümlerin son inceleme
merciidir. Ayrıca, asker
kişilerin kanunla
gösterilen belli
davalarına ilk ve son
derece mahkemesi olarak
bakar.
Askerî Yargıtay üyeleri
birinci sınıf askerî
hâkimler arasından
Askerî Yargıtay Genel
Kurulunun üye
tamsayısının salt
çoğunluğu ve gizli oyla
her boş yer için
göstereceği üçer aday
içinden Cumhurbaşkanınca
seçilir.
Askerî Yargıtay Başkanı,
Başsavcısı, İkinci
Başkanı ve daire
başkanları Askerî
Yargıtay üyeleri
arasından rütbe ve kıdem
sırasına göre atanırlar.
Askerî Yargıtayın
kuruluşu, işleyişi,
mensuplarının disiplin
ve özlük işleri,
mahkemelerin
bağımsızlığı, hâkimlik
teminatı ve askerlik
hizmetlerinin
gereklerine göre kanunla
düzenlenir.
E. Askerî Yüksek İdare
Mahkemesi
MADDE 157.
– Askerî Yüksek İdare
Mahkemesi, askerî
olmayan makamlarca tesis
edilmiş olsa bile, asker
kişileri ilgilendiren ve
askerî hizmete ilişkin
idarî işlem ve
eylemlerden doğan
uyuşmazlıkların yargı
denetimini yapan ilk ve
son derece mahkemesidir.
Ancak, askerlik
yükümlülüğünden doğan
uyuşmazlıklarda
ilgilinin asker kişi
olması şartı aranmaz.
Askerî Yüksek İdare
Mahkemesinin askerî
hâkim sınıfından olan
üyeleri, mahkemenin bu
sınıftan olan başkan ve
üyeleri tamsayısının
salt çoğunluğu ve gizli
oy ile birinci sınıf
askerî hâkimler
arasından her boş yer
için gösterilecek üç
aday içinden; hâkim
sınıfından olmayan
üyeleri, rütbe ve
nitelikleri kanunda
gösterilen subaylar
arasından, Genelkurmay
Başkanlığınca her boş
yer için gösterilecek üç
aday içinden
Cumhurbaşkanınca
seçilir.
Askerî hâkim sınıfından
olmayan üyelerin görev
süresi en fazla dört
yıldır.
Mahkemenin Başkanı,
Başsavcı ve daire
başkanları hâkim
sınıfından olanlar
arasından rütbe ve kıdem
sırasına göre atanırlar.
Askerî Yüksek İdare
Mahkemesinin kuruluşu,
işleyişi, yargılama
usulleri, mensuplarının
disiplin ve özlük
işleri, mahkemelerin
bağımsızlığı, hâkimlik
teminatı ve askerlik
hizmetlerinin
gereklerine göre kanunla
düzenlenir.
F. Uyuşmazlık Mahkemesi
MADDE 158.
– Uyuşmazlık Mahkemesi,
adlî, idarî ve askerî
yargı mercileri
arasındaki görev ve
hüküm uyuşmazlıklarını
kesin olarak çözümlemeye
yetkilidir.
Uyuşmazlık Mahkemesinin
kuruluşu, üyelerinin
nitelikleri ve seçimleri
ile işleyişi kanunla
düzenlenir. Bu
mahkemenin Başkanlığını
Anayasa Mahkemesince,
kendi üyeleri arasından
görevlendirilen üye
yapar.
Diğer mahkemelerle,
Anayasa Mahkemesi
arasındaki görev
uyuşmazlıklarında,
Anayasa Mahkemesinin
kararı esas alınır.
III. Hâkimler ve
Savcılar Yüksek Kurulu
MADDE 159.
– Hâkimler ve Savcılar
Yüksek Kurulu,
mahkemelerin
bağımsızlığı ve hâkimlik
teminatı esaslarına göre
kurulur ve görev yapar.
Kurulun Başkanı, Adalet
Bakanıdır. Adalet
Bakanlığı Müsteşarı
Kurulun tabiî üyesidir.
Kurulun üç asıl ve üç
yedek üyesi Yargıtay
Genel Kurulunun, iki
asıl ve iki yedek üyesi
Danıştay Genel Kurulunun
kendi üyeleri arasından,
her üyelik için
gösterecekleri üçer aday
içinden
Cumhurbaşkanınca, dört
yıl için seçilir. Süresi
biten üyeler yeniden
seçilebilirler. Kurul,
seçimle gelen asıl
üyeleri arasından bir
başkanvekili seçer.
Hâkimler ve Savcılar
Yüksek Kurulu; adlî ve
idarî yargı hâkim ve
savcılarını mesleğe
kabul etme, atama ve
nakletme, geçici yetki
verme, yükselme ve
birinci sınıfa ayırma,
kadro dağıtma, meslekte
kalmaları uygun
görülmeyenler hakkında
karar verme, disiplin
cezası verme, görevden
uzaklaştırma işlemlerini
yapar.Adalet
Bakanlığının, bir
mahkemenin veya bir
hâkimin veya savcının
kadrosunun kaldırılması
veya bir mahkemenin
yargı çevresinin
değiştirilmesi
konusundaki tekliflerini
karara bağlar. Ayrıca
Anayasa ve kanunlarla
verilen diğer görevleri
yerine getirir.
Kurul kararlarına karşı
yargı mercilerine
başvurulamaz.
Kurulun görevlerini
yerine getirmesi, seçim
ve çalışma usulleriyle
itirazların Kurul
bünyesinde incelenmesi
esasları kanunla
düzenlenir.
Adalet Bakanlığının
merkez kuruluşunda
geçici veya sürekli
olarak çalıştırılacak
hâkim ve savcıların
muvafakatlarını alarak
atama yetkisi Adalet
Bakanına aittir.
Adalet Bakanı Hâkimler
ve Savcılar Yüksek
Kurulunun ilk
toplantısında onaya
sunulmak üzere,
gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde
hizmetin aksamaması için
hâkim ve savcıları
geçici yetki ile
görevlendirebilir.
IV. Sayıştay
MADDE 160.
– (Değişik:
29.10.2005-5428/2 md.)
Sayıştay, merkezi
yönetim bütçesi
kapsamındaki kamu
idareleri ile sosyal
güvenlik kurumlarının
bütün gelir ve giderleri
ile mallarını Türkiye
Büyük Millet Meclisi
adına denetlemek ve
sorumluların hesap ve
işlemlerini kesin hükme
bağlamak ve kanunlarla
verilen inceleme,
denetleme ve hükme
bağlama işlerini
yapmakla görevlidir.
Sayıştayın kesin
hükümleri hakkında
ilgililer yazılı
bildirim tarihinden
itibaren onbeş gün
içinde bir kereye mahsus
olmak üzere karar
düzeltilmesi isteminde
bulunabilirler. Bu
kararlar dolayısıyla
idarî yargı yoluna
başvurulamaz.
Vergi, benzeri malî
yükümlülükler ve ödevler
hakkında Danıştay ile
Sayıştay kararları
arasındaki
uyuşmazlıklarda Danıştay
kararları esas alınır.
(Ek: 29.10.2005-5428/2
md.) Mahalli idarelerin
hesap ve işlemlerinin
denetimi ve kesin hükme
bağlanması Sayıştay
tarafından yapılır.
Sayıştayın kuruluşu,
işleyişi, denetim
usulleri, mensuplarının
nitelikleri, atanmaları,
ödev ve yetkileri,
hakları ve
yükümlülükleri ve diğer
özlük işleri, Başkan ve
üyelerinin teminatı
kanunla düzenlenir.
(Mülga: 7.5.2004-5170/9
md.)
DÖRDÜNCÜ KISIM
Malî ve Ekonomik
Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Malî Hükümler
I. Bütçe
A. Bütçenin hazırlanması
ve uygulanması
MADDE 161.
– Devletin ve kamu
iktisadî teşebbüsleri
dışındaki kamu
tüzelkişilerinin
harcamaları, yıllık
bütçelerle yapılır.
(Değişik:
29.10.2005-5428/3 md.)
Mali yıl başlangıcı ile
merkezi yönetim
bütçesinin hazırlanması,
uygulanması ve kontrolü
kanunla düzenlenir.
Kanun, kalkınma planları
ile ilgili yatırımlar
veya bir yıldan fazla
sürecek iş ve hizmetler
için özel süre ve
usuller koyabilir.
Bütçe kanununa, bütçe
ile ilgili hükümler
dışında hiçbir hüküm
konulamaz.
B. Bütçenin görüşülmesi
MADDE 162.
– (Değişik:
29.10.2005-5428/4 md.)
Bakanlar Kurulu,
merkezi yönetim bütçe
tasarısı ile millî bütçe
tahminlerini gösteren
raporu, malî yıl
başından en az yetmişbeş
gün önce, Türkiye Büyük
Millet Meclisine sunar.
Bütçe tasarıları ve
rapor, kırk üyeden
kurulu Bütçe
Komisyonunda incelenir.
Bu komisyonun
kuruluşunda, iktidar
grubuna veya gruplarına
en az yirmibeş üye
verilmek şartı ile,
siyasî parti gruplarının
ve bağımsızların
oranlarına göre temsili
göz önünde tutulur.
Bütçe Komisyonunun
ellibeş gün içinde kabul
edeceği metin, Türkiye
Büyük Millet Meclisinde
görüşülür ve malî yıl
başına kadar karara
bağlanır.
(Değişik:
29.10.2005-5428/4 md.)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri, Genel
Kurulda, kamu idare
bütçeleri
hakkında düşüncelerini,
her bütçenin tümü
üzerindeki görüşmeler
sırasında açıklarlar;
bölümler ve değişiklik
önergeleri, üzerinde
ayrıca görüşme
yapılmaksızın okunur ve
oylanır.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri, bütçe
kanunu tasarılarının
Genel Kurulda
görüşülmesi sırasında,
gider artırıcı veya
gelirleri azaltıcı
önerilerde bulunamazlar.
C. Bütçelerde değişiklik
yapılabilme esasları
MADDE 163.
– (Değişik:
29.10.2005-5428/5 md.)
Merkezi yönetim
bütçesiyle verilen
ödenek, harcanabilecek
miktarın sınırını
gösterir. Harcanabilecek
miktar sınırının
Bakanlar Kurulu
kararıyla
aşılabileceğine dair
bütçelere hüküm
konulamaz. Bakanlar
Kuruluna kanun hükmünde
kararname ile bütçede
değişiklik yapmak
yetkisi verilemez. Carî
yıl bütçesindeki ödenek
artışını öngören
değişiklik tasarılarında
ve carî ve ileriki yıl
bütçelerine malî yük
getirecek nitelikteki
kanun tasarı ve
tekliflerinde,
belirtilen giderleri
karşılayabilecek malî
kaynak gösterilmesi
zorunludur.
D. Kesinhesap
MADDE 164.
– Kesinhesap kanunu
tasarıları, kanunda daha
kısa bir süre kabul
edilmemiş ise, ilgili
oldukları malî yılın
sonundan başlayarak, en
geç yedi ay sonra,
Bakanlar Kurulunca
Türkiye Büyük Millet
Meclisine sunulur.
Sayıştay, genel uygunluk
bildirimini, ilişkin
olduğu kesinhesap kanunu
tasarısının
verilmesinden başlayarak
en geç yetmişbeş gün
içinde Türkiye Büyük
Millet Meclisine sunar.
Kesinhesap kanunu
tasarısı, yeni yıl bütçe
kanunu tasarısıyla
birlikte Bütçe Komisyonu
gündemine alınır. Bütçe
Komisyonu, bütçe kanunu
tasarısıyla kesinhesap
kanunu tasarısını Genel
Kurula birlikte sunar,
Genel Kurul, kesinhesap
kanunu tasarısını, yeni
yıl bütçe kanunu
tasarısıyla beraber
görüşerek karara bağlar.
Kesinhesap kanunu
tasarısı ve genel
uygunluk bildiriminin
Türkiye Büyük Millet
Meclisine verilmiş
olması, ilgili yıla ait
Sayıştayca
sonuçlandırılamamış
denetim ve hesap
yargılamasını önlemez ve
bunların karara
bağlandığı anlamına
gelmez.
E. Kamu iktisadî
teşebbüslerinin denetimi
MADDE 165.
– Sermayesinin
yarısından fazlası
doğrudan doğruya veya
dolaylı olarak Devlete
ait olan kamu kuruluş ve
ortaklıklarının Türkiye
Büyük Millet Meclisince
denetlenmesi esasları
kanunla düzenlenir.
İKİNCİ BÖLÜM
Ekonomik Hükümler
I. Planlama
MADDE 166.
– Ekonomik, sosyal ve
kültürel kalkınmayı,
özellikle sanayiin ve
tarımın yurt düzeyinde
dengeli ve uyumlu
biçimde hızla
gelişmesini, ülke
kaynaklarının döküm ve
değerlendirilmesini
yaparak verimli şekilde
kullanılmasını
planlamak, bu amaçla
gerekli teşkilatı kurmak
Devletin görevidir.
Planda millî tasarrufu
ve üretimi artırıcı,
fiyatlarda istikrar ve
dış ödemelerde dengeyi
sağlayıcı, yatırım ve
istihdamı geliştirici
tedbirler öngörülür;
yatırımlarda toplum
yararları ve gerekleri
gözetilir; kaynakların
verimli şekilde
kullanılması hedef
alınır. Kalkınma
girişimleri, bu plana
göre gerçekleştirilir.
Kalkınma planlarının
hazırlanmasına, Türkiye
Büyük Millet Meclisince
onaylanmasına,
uygulanmasına,
değiştirilmesine ve
bütünlüğünü bozacak
değişikliklerin
önlenmesine ilişkin usul
ve esaslar kanunla
düzenlenir.
II. Piyasaların denetimi
ve dış ticaretin
düzenlenmesi
MADDE 167.
– Devlet, para, kredi,
sermaye, mal ve hizmet
piyasalarının sağlıklı
ve düzenli işlemelerini
sağlayıcı ve geliştirici
tedbirleri alır;
piyasalarda fiilî veya
anlaşma sonucu doğacak
tekelleşme ve
kartelleşmeyi önler.
Dış ticaretin ülke
ekonomisinin yararına
olmak üzere düzenlenmesi
amacıyla ithalat,
ihracat ve diğer dış
ticaret işlemleri
üzerine vergi ve benzeri
yükümlülükler dışında ek
malî yükümlülükler
koymaya ve bunları
kaldırmaya kanunla
Bakanlar Kuruluna yetki
verilebilir.
III. Tabiî servetlerin
ve kaynakların aranması
ve işletilmesi
MADDE 168.
– Tabiî servetler ve
kaynaklar Devletin hüküm
ve tasarrufu altındadır.
Bunların aranması ve
işletilmesi hakkı
Devlete aittir. Devlet
bu hakkını belli bir
süre için, gerçek ve
tüzelkişilere
devredebilir. Hangi
tabiî servet ve kaynağın
arama ve işletmesinin,
Devletin gerçek ve
tüzelkişilerle ortak
olarak veya doğrudan
gerçek ve tüzelkişiler
eliyle yapılması,
kanunun açık iznine
bağlıdır. Bu durumda
gerçek ve tüzelkişilerin
uyması gereken şartlar
ve Devletçe yapılacak
gözetim, denetim usul ve
esasları ve müeyyideler
kanunda gösterilir.
IV. Ormanlar ve orman
köylüsü
A. Ormanların korunması
ve geliştirilmesi
MADDE 169.
– Devlet, ormanların
korunması ve sahalarının
genişletilmesi için
gerekli kanunları koyar
ve tedbirleri alır.
Yanan ormanların yerinde
yeni orman yetiştirilir,
bu yerlerde başka çeşit
tarım ve hayvancılık
yapılamaz. Bütün
ormanların gözetimi
Devlete aittir.
Devlet ormanlarının
mülkiyeti devrolunamaz.
Devlet ormanları kanuna
göre, Devletçe yönetilir
ve işletilir. Bu
ormanlar zamanaşımı ile
mülk edinilemez ve kamu
yararı dışında irtifak
hakkına konu olamaz.
Ormanlara zarar
verebilecek hiçbir
faaliyet ve eyleme
müsaade edilemez.
Ormanların tahrip
edilmesine yol açan
siyasî propaganda
yapılamaz; münhasıran
orman suçları için genel
ve özel af çıkarılamaz.
Ormanları yakmak, ormanı
yok etmek veya daraltmak
amacıyla işlenen suçlar
genel ve özel af
kapsamına alınamaz.
Orman olarak
muhafazasında bilim ve
fen bakımından hiçbir
yarar görülmeyen, aksine
tarım alanlarına
dönüştürülmesinde kesin
yarar olduğu tespit
edilen yerler ile
31.12.1981 tarihinden
önce bilim ve fen
bakımından orman
niteliğini tam olarak
kaybetmiş olan tarla,
bağ, meyvelik, zeytinlik
gibi çeşitli tarım
alanlarında veya
hayvancılıkta
kullanılmasında yarar
olduğu tespit edilen
araziler, şehir, kasaba
ve köy yapılarının toplu
olarak bulunduğu yerler
dışında, orman
sınırlarında daraltma
yapılamaz.
B. Orman köylüsünün
korunması
MADDE 170.
– Ormanlar içinde veya
bitişiğindeki köyler
halkının
kalkındırılması,
ormanların ve
bütünlüğünün korunması
bakımlarından, ormanın
gözetilmesi ve
işletilmesinde Devletle
bu halkın işbirliğini
sağlayıcı tedbirlerle,
31.12.1981 tarihinden
önce bilim ve fen
bakımından orman
niteliğini tamamen
kaybetmiş yerlerin
değerlendirilmesi; bilim
ve fen bakımından orman
olarak muhafazasında
yarar görülmeyen
yerlerin tespiti ve
orman sınırları dışına
çıkartılması; orman
içindeki köyler halkının
kısmen veya tamamen bu
yerlere yerleştirilmesi
için Devlet eliyle
anılan yerlerin ihya
edilerek bu halkın
yararlanmasına tahsisi
kanunla düzenlenir.
Devlet, bu halkın
işletme araç ve
gereçleriyle diğer
girdilerinin
sağlanmasını
kolaylaştırıcı
tedbirleri alır.
Orman içinden nakledilen
köyler halkına ait
araziler, Devlet ormanı
olarak derhal
ağaçlandırılır.
V. Kooperatifçiliğin
geliştirilmesi
MADDE 171.
– Devlet, millî
ekonominin yararlarını
dikkate alarak,
öncelikle üretimin
artırılmasını ve
tüketicinin korunmasını
amaçlayan
kooperatifçiliğin
gelişmesini sağlayacak
tedbirleri alır.
(Son fıkra mülga:
23.7.1995-4121/15 md.)
VI. Tüketiciler ile
esnaf ve sanatkârların
korunması
A. Tüketicilerin
korunması
MADDE 172.
– Devlet, tüketicileri
koruyucu ve aydınlatıcı
tedbirler alır,
tüketicilerin
kendilerini koruyucu
girişimlerini teşvik
eder.
B. Esnaf ve
sanatkârların korunması
MADDE 173.
– Devlet, esnaf ve
sanatkârı koruyucu ve
destekleyici tedbirleri
alır.
BEŞİNCİ KISIM
Çeşitli Hükümler
I. İnkılâp kanunlarının
korunması
MADDE 174.
– Anayasanın hiçbir
hükmü, Türk toplumunu
çağdaş uygarlık
seviyesinin üstüne
çıkarma ve Türkiye
Cumhuriyetinin lâiklik
niteliğini koruma
amacını güden, aşağıda
gösterilen inkılâp
kanunlarının, Anayasanın
halkoyu ile kabul
edildiği tarihte
yürürlükte bulunan
hükümlerinin, Anayasaya
aykırı olduğu şeklinde
anlaşılamaz ve
yorumlanamaz :
1. 3 Mart 1340 tarihli
ve 430 sayılı Tevhidi
Tedrisat Kanunu;
2. 25 Teşrinisâni 1341
tarihli ve 671 sayılı
Şapka İktisâsı Hakkında
Kanun;
3. 30 Teşrinisâni 1341
tarihli ve 677 sayılı
Tekke ve Zaviyelerle
Türbelerin Seddine ve
Türbedarlıklar ile Bir
Takım Unvanların Men ve
İlgasına Dair Kanun;
4. 17 Şubat 1926 tarihli
ve 743 sayılı Türk
Kanunu Medenisiyle kabul
edilen, evlenme akdinin
evlendirme memuru önünde
yapılacağına dair medenî
nikâh esası ile aynı
kanunun 110 uncu maddesi
hükmü;
5. 20 Mayıs 1928 tarihli
ve 1288 sayılı
Beynelmilel Erkamın
Kabulü Hakkında Kanun;
6. 1 Teşrinisâni 1928
tarihli ve 1353 sayılı
Türk Harflerinin Kabul
ve Tatbiki Hakkında
Kanun;
7. 26 Teşrinisâni 1934
tarihli ve 2590 sayılı
Efendi, Bey, Paşa Gibi
Lâkap ve Unvanların
Kaldırıldığına Dair
Kanun;
8. 3 Kânunuevvel 1934
tarihli ve 2596 sayılı
Bazı Kisvelerin
Giyilemeyeceğine Dair
Kanun.
ALTINCI KISIM
Geçici Hükümler
GEÇİCİ
MADDE 1. –
Anayasanın, halkoylaması
sonucu, Türkiye
Cumhuriyeti Anayasası
olarak kabul edildiğinin
usulünce ilânı ile
birlikte, halkoylaması
tarihindeki Millî
Güvenlik Konseyi Başkanı
ve Devlet Başkanı,
Cumhurbaşkanı sıfatını
kazanarak, yedi yıllık
bir dönem için, Anayasa
ile Cumhurbaşkanına
tanınan görevleri yerine
getirir ve yetkileri
kullanır. 18 Eylül 1980
tarihinde Devlet Başkanı
olarak içtiği and
yürürlükte kalır. Yedi
yıllık sürenin sonunda
Cumhurbaşkanlığı seçimi
Anayasada öngörülen
hükümlere göre yapılır.
Cumhurbaşkanı, ilk genel
seçimler sonucu Türkiye
Büyük Millet Meclisi
toplanıp, Başkanlık
Divanı oluşuncaya kadar,
12 Aralık 1980 gün ve
2356 sayılı Kanunla
teşekkül etmiş olan
Millî Güvenlik
Konseyinin Başkanlığını
da yürütür.
İlk milletvekili genel
seçimleri sonunda
Türkiye Büyük Millet
Meclisi toplanıp göreve
başlayıncaya kadar
geçecek süre içinde,
Cumhurbaşkanlığının
herhangi bir surette
boşalması halinde, Millî
Güvenlik Konseyinin en
kıdemli üyesi, Türkiye
Büyük Millet Meclisi
toplanıp Anayasaya göre
yeni Cumhurbaşkanını
seçinceye kadar,
Cumhurbaşkanına vekâlet
eder ve O’nun
Anayasadaki bütün
görevlerini yerine
getirir ve yetkilerini
kullanır.
GEÇİCİ MADDE 2.
– 12 Aralık 1980 gün ve
2356 sayılı Kanunla
kuruluşu gösterilen
Millî Güvenlik Konseyi,
Anayasaya dayalı olarak
hazırlanacak Siyasî
Partiler Kanunu ile
Seçim Kanununa göre
yapılacak ilk genel
seçimler sonucu Türkiye
Büyük Millet Meclisi
toplanıp Başkanlık
Divanını oluşturuncaya
kadar 2324 sayılı
Anayasa Düzeni Hakkında
Kanun ve 2485 sayılı
Kurucu Meclis Hakkında
kanunlara göre
görevlerini devam
ettirir.
Anayasanın kabulünden
sonra 2356 sayılı
Kanunun 3 üncü
maddesindeki Millî
Güvenlik Konseyi
üyeliklerinden birisinin
herhangi bir nedenle
boşalması halinde
doldurulması usulüne
ilişkin hüküm
uygulanmaz.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi toplanıp göreve
başladıktan sonra, Millî
Güvenlik Konseyi, altı
yıllık bir süre için
Cumhurbaşkanlığı Konseyi
haline dönüşür ve Millî
Güvenlik Konseyi
üyeleri,
Cumhurbaşkanlığı Konseyi
üyesi sıfatını alırlar.
Millî Güvenlik Konseyi
üyesi olarak 18 Eylül
1980 tarihinde içtikleri
and yürürlükte kalır.
Cumhurbaşkanlığı Konseyi
üyeleri, Anayasada
Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyelerinin haiz
bulundukları özlük
hakları ile
dokunulmazlığına sahip
olurlar. Altı yıllık
süre sonunda
Cumhurbaşkanlığı
Konseyinin hukukî
varlığı sona erer.
Cumhurbaşkanlığı
Konseyinin görevleri
şunlardır :
a) Türkiye Büyük Millet
Meclisince kabul
edilerek
Cumhurbaşkanlığına
gönderilen, Anayasada
yazılı temel hak ve
hürriyetlere ve
ödevlere, lâiklik
ilkesine, Atatürk
inkılâplarının, millî
güvenliğin ve kamu
düzeninin korunmasına,
Türkiye Radyo-Televizyon
Kurumuna, milletlerarası
andlaşmalara, dış
ülkelere silahlı kuvvet
gönderilmesine ve
yabancı kuvvetlerin
Türkiye’ye kabulüne,
olağanüstü yönetime,
sıkıyönetim ve savaş
haline dair kanunlar ile
Cumhurbaşkanınca gerekli
görülen diğer kanunları
Cumhurbaşkanına tanınan
onbeş günlük sürenin ilk
on günü içinde
incelemek;
b) Cumhurbaşkanının
istemi ve tespit edeceği
süre içinde :
Milletvekili genel
seçimlerinin
yenilenmesine,
olağanüstü yönetim
yetkisinin
kullanılmasına ve
alınacak tedbirlere,
Türkiye Radyo-Televizyon
Kurumunun yönetim ve
gözetimine, gençliğin
yetiştirilmesine ve
Diyanet İşlerinin
düzenlenmesine ilişkin
konuları incelemek ve
görüş bildirmek;
c) Cumhurbaşkanının
istemine göre, iç ve dış
güvenlik ile gerekli
görülen diğer konularda
inceleme ve araştırma
yapmak ve sonuçlarını
Cumhurbaşkanına sunmak.
GEÇİCİ MADDE 3.
– Anayasaya göre
yapılacak ilk
milletvekili genel
seçimi sonucunda Türkiye
Büyük Millet Meclisi
toplanıp, Başkanlık
Divanını oluşturması ile
birlikte :
a) 27 Ekim 1980 gün ve
2324 sayılı Anayasa
Düzeni Hakkında Kanun,
b) 12 Aralık 1980 gün ve
2356 sayılı Millî
Güvenlik Konseyi
Hakkında Kanun,
c) 29 Haziran 1981 gün
ve 2485 sayılı Kurucu
Meclis Hakkında Kanun,
Yürürlükten kalkar ve
Millî Güvenlik Konseyi
ile Danışma Meclisinin
hukukî varlıkları sona
erer.
GEÇİCİ MADDE 4.
– (Mülga: 17.5.1987
tarihli 3361 ve
23.5.1987 tarihli 3376
numaralı kanunlar
gereğince, 6 Eylül 1987
tarihinde yapılan
halkoylaması sonucunda
yürürlükten kalkmıştır.
Halkoylaması sonucunun
yayımlandığı Resmî
Gazete : 12.9.1987
-19572)
GEÇİCİ MADDE 5.
– Yapılacak ilk
milletvekili genel
seçimi sonucunun Yüksek
Seçim Kurulunca ilânını
takip eden onuncu gün,
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Ankara’da,
Türkiye Büyük Millet
Meclisi binasında, saat
15.00’de kendiliğinden
toplanır. Bu toplantıya
en yaşlı Milletvekili
Başkanlık eder. Bu
toplantıda
milletvekilleri
andiçerler.
GEÇİCİ MADDE 6.
– Anayasaya göre kurulan
Türkiye Büyük Millet
Meclisinin toplantı ve
çalışmaları için kendi
içtüzükleri yapılıncaya
kadar, Millet Meclisinin
12 Eylül 1980 tarihinden
önce yürürlükte olan
İçtüzüğünün, Anayasaya
aykırı olmayan hükümleri
uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 7.
– İlk milletvekili genel
seçimi sonunda, Türkiye
Büyük Millet Meclisi
toplanıp, yeni Bakanlar
Kurulu kuruluncaya
kadar, iş başında olan
Bakanlar Kurulunun
görevi devam eder.
GEÇİCİ MADDE 8.
– Anayasa ile kabul
edilmiş olan yeni organ,
kurum ve kurulların
kuruluş, görev, yetki ve
işleyişleri ile ilgili
kanunlarla, Anayasada
konulması veya
değiştirilmesi öngörülen
diğer kanunlar,
Anayasanın kabulünden
başlayarak Kurucu
Meclisin görev süresi
içerisinde, bu süre
içerisinde
yetiştirilemeyenler,
seçimle gelen Türkiye
Büyük Millet Meclisinin
ilk toplantısını izleyen
bir yıl sonuna kadar
çıkartılır.
GEÇİCİ MADDE 9.
– İlk genel seçimler
sonucu toplanacak
Türkiye Büyük Millet
Meclisinin Başkanlık
Divanı kurulduktan sonra
altı yıllık süre içinde
yapılacak Anayasa
değişikliklerini
Cumhurbaşkanı, Türkiye
Büyük Millet Meclisine
geri gönderebilir. Bu
takdirde Türkiye Büyük
Millet Meclisinin geri
gönderilen Anayasa
değişikliği hakkındaki
kanunu, aynen kabul edip
tekrar Cumhurbaşkanına
gönderebilmesi, üye
tamsayısının dörtte üç
çoğunluğunun oyu ile
mümkün olabilir.
GEÇİCİ MADDE 10.
– Mahallî idare
seçimleri en geç Türkiye
Büyük Millet Meclisinin
ilk toplantısını izleyen
bir yıl içinde yapılır.
GEÇİCİ MADDE 11.
– Anayasanın halkoyu ile
kabul edildiği tarihte
Anayasa Mahkemesi asıl
ve yedek üyesi olanların
kadroları ile görevleri
devam eder. Bunlardan
Anayasa Mahkemesince
belli görevlere
seçilenlerin bu suretle
kazanmış oldukları
sıfatları saklı kalır.
Anayasa Mahkemesi asıl
üye sayısı onbire
ininceye kadar boşalan
asıl üye kadrosuna, asıl
ve yedek üye sayısı
toplamı onbeşe ininceye
kadar da boşalan yedek
üye kadrosuna seçim
yapılmaz. Anayasa
Mahkemesinin yeni
düzenlemeye intibakı
sağlanıncaya kadar asıl
üye sayısının onbirden,
asıl ve yedek üye
sayıları toplamının
onbeşden aşağı düşmesi
nedeniyle yapılacak
seçimlerde bu Anayasanın
kabul ettiği esasa ve
sıraya uyulur.
Anayasa Mahkemesi asıl
üye sayısı onbire
ininceye kadar dava ve
işlerde 22.4.1962 gün
ve 44 sayılı Kanunun
öngördüğü toplanma yeter
sayısı uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 12.
– 13.5.1981 gün ve 2461
sayılı Hâkimler ve
Savcılar Yüksek Kurulu
Kanununun geçici 1 inci
maddesi uyarınca
Yargıtay ve Danıştaydan
Kurulun asıl ve yedek
üyeliğine; 1730 sayılı
Yargıtay Kanununa
25.6.1981 gün ve 2483
sayılı Kanunla eklenen
geçici madde
uyarınca Cumhuriyet
Başsavcılığı ile
Cumhuriyet
Başsavcıvekilliğine;
6.1.1982 gün ve 2575
sayılı Danıştay
Kanununun geçici 14 üncü
maddesinin ikinci
fıkrası uyarınca
Danıştay Başkanlığına,
Başsavcılığına,
başkanvekilliklerine ve
daire başkanlıklarına,
Devlet Başkanınca
seçilmiş bulunanlar,
seçildikleri dönem için
bu görevlerine devam
ederler.
6.1.1982 gün ve 2576
sayılı Kanunun geçici
maddelerinin idarî
mahkemeler başkan ve
üyeliklerine atamalara
ilişkin hükümleri de
saklıdır.
GEÇİCİ MADDE 13.
– Hâkimler ve Savcılar
Yüksek Kuruluna
Yargıtaydan seçilmesi
gereken bir asıl ve bir
yedek üyenin seçimleri
Anayasanın yürürlüğe
girdiği tarihi izleyen
yirmi gün içinde
yapılır.
Seçilen üyeler göreve
başlayıncaya kadar
Kurul, toplantı yeter
sayısını oluşturacak
yedek üyenin
katılmasıyla
çalışmalarını yapar.
GEÇİCİ MADDE 14.
– Sendikaların
gelirlerini Devlet
bankalarında muhafaza
etmelerine ilişkin
yükümlülükleri,
Anayasanın yürürlüğe
girdiği tarihten
itibaren en geç iki yıl
içinde yerine getirilir.
GEÇİCİ MADDE 15.
– 12 Eylül 1980
tarihinden, ilk genel
seçimler sonucu
toplanacak Türkiye Büyük
Millet Meclisinin
Başkanlık Divanını
oluşturuncaya kadar
geçecek süre içinde,
yasama ve yürütme
yetkilerini Türk milleti
adına kullanan, 2356
sayılı Kanunla kurulu
Millî Güvenlik
Konseyinin, bu Konseyin
yönetimi döneminde
kurulmuş hükümetlerin,
2485 sayılı Kurucu
Meclis Hakkında Kanunla
görev ifa eden Danışma
Meclisinin her türlü
karar ve
tasarruflarından dolayı
haklarında cezaî, malî
veya hukukî sorumluluk
iddiası ileri sürülemez
ve bu maksatla herhangi
bir yargı merciine
başvurulamaz.
Bu karar ve
tasarrufların idarece
veya yetkili kılınmış
organ, merci ve
görevlilerce
uygulanmasından dolayı,
karar alanlar,
tasarrufta bulunanlar ve
uygulayanlar hakkında da
yukarıdaki fıkra
hükümleri uygulanır.
(Son fıkra mülga:
3.10.2001-4709/34 md.)
GEÇİCİ MADDE 16.
– Anayasanın
halkoylamasına ilişkin
oy verme kütüğünde ve
sandık listesinde kaydı
ve oy kullanma yeterliği
bulunduğu halde hukukî
veya fiilî herhangi bir
mazereti olmaksızın
halkoylamasına
katılmayanlar,
Anayasanın
halkoylamasını takip
eden beş yıl içinde
yapılacak genel ve ara
seçimleri ile mahallî
seçimlere ve diğer
halkoylamalarına
katılamazlar, seçimlerde
aday olamazlar.
YEDİNCİ KISIM
Son Hükümler
I. Anayasanın
değiştirilmesi,
seçimlere ve
halkoylamasına katılma
MADDE 175.
– (Değişik: 17.5.1987 -
3361/3 md.) Anayasanın
değiştirilmesi Türkiye
Büyük Millet Meclisi üye
tamsayısının en az üçte
biri tarafından yazıyla
teklif edilebilir.
Anayasanın
değiştirilmesi
hakkındaki teklifler
Genel Kurulda iki defa
görüşülür. Değiştirme
teklifinin kabulü
Meclisin üye
tamsayısının beşte üç
çoğunluğunun gizli
oyuyla mümkündür.
Anayasanın
değiştirilmesi
hakkındaki tekliflerin
görüşülmesi ve kabulü,
bu maddedeki kayıtlar
dışında, kanunların
görüşülmesi ve kabulü
hakkındaki hükümlere
tâbidir.
Cumhurbaşkanı Anayasa
değişikliklerine ilişkin
kanunları, bir daha
görüşülmek üzere Türkiye
Büyük Millet Meclisine
geri gönderebilir.
Meclis, geri gönderilen
Kanunu, üye tamsayısının
üçte iki çoğunluğu ile
aynen kabul ederse
Cumhurbaşkanı bu Kanunu
halkoyuna sunabilir.
Meclisce üye
tamsayısının beşte üçü
ile veya üçte ikisinden
az oyla kabul edilen
Anayasa değişikliği
hakkındaki Kanun,
Cumhurbaşkanı tarafından
Meclise iade edilmediği
takdirde halkoyuna
sunulmak üzere Resmî
Gazetede yayımlanır.
Doğrudan veya
Cumhurbaşkanının iadesi
üzerine, Meclis üye
tamsayısının üçte iki
çoğunluğu ile kabul
edilen Anayasa
değişikliğine ilişkin
kanun veya gerekli
görülen maddeleri
Cumhurbaşkanı tarafından
halkoyuna sunulabilir.
Halkoylamasına
sunulmayan Anayasa
değişikliğine ilişkin
Kanun veya ilgili
maddeler Resmî Gazetede
yayımlanır.
Halkoyuna sunulan
Anayasa değişikliklerine
ilişkin kanunların
yürürlüğe girmesi için,
halkoylamasında
kullanılan geçerli
oyların yarısından
çoğunun kabul oyu olması
gerekir.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Anayasa
değişikliklerine ilişkin
kanunların kabulü
sırasında, bu Kanunun
halkoylamasına sunulması
halinde, Anayasanın
değiştirilen
hükümlerinden,
hangilerinin birlikte
hangilerinin ayrı ayrı
oylanacağını da karara
bağlar.
Halkoylamasına,
milletvekili genel ve
ara seçimlerine ve
mahallî genel seçimlere
iştiraki temin için,
kanunla para cezası
dahil gerekli her türlü
tedbir alınır.
II. Başlangıç ve kenar
başlıklar
MADDE 176.
– Anayasanın dayandığı
temel görüş ve ilkeleri
belirten başlangıç
kısmı, Anayasa metnine
dahildir.
Madde kenar
başlıkları, sadece
ilgili oldukları
maddelerin konusunu ve
maddeler arasındaki
sıralama ve bağlantıyı
gösterir. Bu başlıklar,
Anayasa metninden
sayılmaz.
III. Anayasanın
yürürlüğe girmesi
MADDE 177.
– Bu Anayasa,
halkoylaması sonucu
kabul edilip Resmî
Gazetede yayımlanması
ile Türkiye Cumhuriyeti
Anayasası olur ve
aşağıda gösterilen
istisnalar ile bu
istisnaların yürürlüğe
girmesine ait hükümler
dışında bütünüyle
yürürlüğe girer.
a) İKİNCİ KISIM II.
Bölümdeki; kişi
hürriyeti ve güvenliği,
basın ve yayımla ilgili
hükümler, toplantı hak
ve hürriyetleri,
III. Bölümdeki çalışma
ile ilgili hükümler,
toplu iş sözleşmesi,
grev hakkı ve lokavt ile
ilgili hükümler,
Bu hükümler yeni
kanunları çıkarıldığında
veya mevcut kanunlarda
değişiklik yapıldığında
ve her halde en geç
Türkiye Büyük Millet
Meclisi göreve
başladığında yürürlüğe
girer. Ancak bu hükümler
yürürlüğe girinceye
kadar mevcut kanunlar ve
Millî Güvenlik
Konseyinin bildiri ve
kararları uygulanır.
b) İKİNCİ KISIM’daki;
siyasî faaliyette
bulunma hakları ile
siyasî partilerle ilgili
hükümler, bunlara dayalı
olarak yeniden
hazırlanacak Siyasî
Partiler Kanununun;
Seçme ve seçilme hakkı
ise yine bu hükümlere
dayalı olarak
hazırlanacak Seçim
Kanununun;
Yayımlanması ile
yürürlüğe girer.
c) ÜÇÜNCÜ KISIM’daki;
yasama ile ilgili
hükümler;
Bu hükümler ilk
milletvekili genel
seçimi sonucunun ilanı
ile birlikte yürürlüğe
girer. Ancak bu
bölümdeki Türkiye Büyük
Millet Meclisinin görev
ve yetkilerine ilişkin
hükümleri, 29 Haziran
1981 gün ve 2485 sayılı
Kurucu Meclis Hakkında
Kanun hükümleri saklı
kalmak üzere Türkiye
Büyük Millet Meclisi
göreve başlayıncaya
kadar Millî Güvenlik
Konseyince yerine
getirilir.
d) ÜÇÜNCÜ KISIM’daki;
Cumhurbaşkanı başlığı
altındaki görev ve
yetkileri ile Devlet
Denetleme Kurulu,
Bakanlar Kurulu başlığı
altındaki tüzükler,
Millî Savunma,
olağanüstü yönetim
usulleri, idare başlığı
altındaki mahallî
idareler ile Atatürk
Kültür, Dil ve Tarih
Yüksek Kurumu hariç
diğer hükümler ve Devlet
Güvenlik Mahkemeleri
hariç yargıya ilişkin
bütün hükümler
Anayasanın halkoylaması
sonucunda kabulünün
Resmî Gazetede ilanı ile
birlikte yürürlüğe
girer. Cumhurbaşkanı ve
Bakanlar Kuruluna ait
yürürlüğe girmeyen
hükümler Türkiye Büyük
Millet Meclisinin göreve
başlaması ile, mahallî
idareler ile Devlet
Güvenlik Mahkemelerine
ilişkin hükümler ise
ilgili kanunların
yayımlanması ile
yürürlüğe girer.
e) Anayasanın
halkoylaması sonucu
kabulünün ilanıyla
birlikte yürürlüğe
girecek hükümleri ve
mevcut ve kurulacak
kurum, kuruluş ve
kurullar için yeniden
kanun yapılması veya
mevcut kanunlarda
değişiklik yapılması
gerekiyorsa bunlara
ilişkin işlemler mevcut
kanunların Anayasaya
aykırı olmayan hükümleri
veya doğrudan Anayasa
hükümleri, Anayasanın 11
inci maddesi gereğince
uygulanır.
f) Kesinhesap kanunu
tasarılarının görüşülme
usulünü düzenleyen 164
üncü maddenin ikinci
fıkrası hükmü 1984
yılından itibaren
uygulanmaya başlanır.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASASINA
İŞLENEMEYEN GEÇİCİ
MADDELER
3.10.2001 tarihli ve
4709 sayılı Kanunun
geçici maddesi
GEÇİCİ MADDE –
A) Bu Kanunun 24 üncü
maddesi ile Anayasanın
67 nci maddesine son
fıkra olarak eklenen
hüküm bu Kanunun
yürürlüğe girmesinden
sonra yapılacak ilk
genel seçimde
uygulanmaz.
B)Bu Kanunun 28 inci
maddesi ile Anayasanın
87 nci maddesinde
yapılan değişiklik, bu
Kanunun yürürlük
tarihinden önce,
Anayasanın 14 üncü
maddesindeki fiilleri
işleyenler hakkında
uygulanmaz.
27.12.2002 tarihli ve
4777 sayılı Kanunun
geçici maddesi
GEÇİCİ MADDE 1.
– Türkiye Cumhuriyeti
Anayasasının 67 nci
maddesinin son fıkrası,
Türkiye Büyük Millet
Meclisinin 22 nci Dönemi
içinde yapılacak ilk ara
seçimde uygulanmaz.
Türkiye Cumhuriyeti
Anayasasının
Değişiklikleri
Kabul
Değiştirilen
Resmi Gazete
Kanun No.
Tarihi
Maddeler
Tarih Sayı
3361
17.5.1987
67,75,175, Geçici 4
18.5.1987 - 19464
Mükerrer
3913
8.7.1993
133
10.7.1993 - 21633
4121
23.7.1995 Başlangıç
Metni, 26.7.1995
- 22355
33,52,53,67,68,69,
75,84,85,93,127,
135,149,171
4388
18.6.1999
143
18.6.1999 - 23729
Mükerrer
4446
13.8.1999 47, 125,
155
14.8.1999 - 23786
4709
3.10.2001 Başlangıç
Metni,
17.10.2001 - 24556
13,14,19,20,21,22,
Mükerrer
23,26,28,31,33,34,
36,38,40,41,46,49,
51,55,65,66,67,69,
74,87,89,94,100,
118,149, Geçici 15
4720
21.11.2001
86
1.12.2001 - 24600
4777
27.12.2002
76,78
31.12.2002 - 24980
3. Mükerrer
5170
7.5.2004
10,15,17,30,38,87,
22.5.2004 – 25469
90,131,143,160
5370
21.6.2005
133
23.6.2005 - 25854
5428
29.10.2005
130,160,161,162,
9.11.2005 - 25988
163
5551
13.10.2006
76
17.10.2006 - 26322 |