AVRUPA
KONSEYİ
BAKANLAR KOMİTESİ
Kriz zamanlarında
ifade ve haber alma özgürlüğünün korunması hakkında
Rehber İlkeler
(Medya
Bakanlarının 26 Eylül 2007 tarihinde yapılan 1005. toplantısında
Bakanlar Komitesi
tarafından kabul edilmiştir)
Önsöz
Bakanlar Komitesi,
1. İfade
ve haber alma özgürlüğü ve medyanın özgürlüğünün demokratik
toplumların işlemesinde
çok Önemli olduğunu vurgulayarak;
2. Avrupa
İnsan Hakları Sözleşmesinin 10 ncu Maddesinin ve Avrupa İnsan
Haklan Mahkemesi ilgili içtihatlarının ifade ve haber alma özgürlüğü
hakkının
uygulanmasında temel standart olduğunu kabul ederek;
3. İnsan
hayatına ve özgürlüğüne karşı ciddi bir tehdit oluşturan ve gittikçe
yaygınlaşan savaş ve terörist saldırılar gibi kriz
zamanlarında, hükümetlerin bu
hakkın
uygulanmasına aşırı kısıtlama getirme eğiliminde olabileceği hususunda
derin endişe duyduklarım belirterek;
4. Medya
çalışanlarının öldürülmesini ve diğer saldırıları kınayarak ve çatışma
ve gerginlik durumlarında gazetecilerin korunması ile
ilgili No R (96) 4 sayılı
Tavsiye
Kararını hatırlatarak;
5. Kitle
İletişim Politikaları ile ilgili 7nci Avrupa Bakanlar Konferansına
katılan ülkelerin Bakanları tarafından kabul edilen, Kriz
zamanlarında ifade ve haber
alma
özgürlüğü ile ilgili l No.lu Kararı hatırlatarak;
6.Avrupa
Konseyi Parlamenterler Meclisinin gazetecilerin hayatlarına ve
ifade özgürlüğüne yönelik tehditlerle
ilgili 1535 (2007) sayılı Karar ve 1738 (2007)
sayılı Tavsiye Kararını dikkate
alarak;
7. Çatışma
durumlarında medya çalışanlarına karşı yapılan saldırıları kınayan
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1738 (2006) sayılı Kararını
memnuniyetle
karşılayarak ve bu kişilerin korunması için alınacak önlemlerin acil ve
gerekli
olduğunu kabul ederek;
8. Hükümetler,
medya çalışanları ve sivil toplum arasında oluşturulacak
diyalog
ve işbirliğinin kriz zamanlarında ifade ve haber alma özgürlüğünün
garanti
altına alınması çabalarına katkıda bulunabileceğinin
altını çizerek;
9. Sadece
medya haberlerinin kriz zamanlarında doğru, zamanında ve kapsamlı
olarak verilmesinin çok önemli olması
değil aynı zamanda medya çalışanlarının,
toplumun farklı grupları arasında
hoşgörü ve anlayışı destekleyerek ve yüksek profesyonel
standartlara bağlı kalarak bazı kriz durumlarının önlenmesi veya çözüme
ulaştırmasında olumlu katkısı
olabileceğine inanarak;
10. Bu
rehber ilkelerin 11 Temmuz 2002 de kabul edilen "insan haklan ve
terörizmle mücadele ile ilgili Rehber İlkelerin" tamamlayıcısı ve devamı
olduğunu
kabul
eder ve üye ülkeleri, bu ilkelerin dağıtılması ve ilgili yetkili
kurumları
kanalıyla uygulanmasını sağlamaya davet eder.
I. Tanımlar
1.
Bu rehber
ilkelerde kullanıldığı şekliyle,
"kriz" terimi savaşlar, terörist saldırılar, doğal ve
insanlar tarafından oluşturulan afetler v.b. ifade ve haber alma
özgürlüğünün tehdit edildiği durumları kapsar,
(örneğin: ifade ve haber alma
özgürlüğünün güvenlik nedeniyle kısıtlanması)
fakat bu sayılanlarla
sınırlı değildir.
"medya çalışanları" terimi medyada kullanılacak bilginin
temini, işlenmesi ve
dağıtımı işlerinde çalışan kişileri kapsar. Bu terim aynı zamanda
kameramanları
ve
fotoğrafçıları ve bu kişilere destek veren şoförler ve çevirmenler gibi
destek
personelini de kapsar.
II- Kriz
durumlarında medya çalışanlarının çalışma koşulları
Kişisel
Güvenlik
2. Üye
ülkeler medya çalışanlarının - yerli ve yabancı - güvenliğinin
sağlanmasına
azami
önem verilmesini sağlamalıdır. Ancak medya çalışanlarının
güvenliklerinin
garanti
altına alınması, onların hareket özgürlüğü gibi haklarının gereksiz
olarak
kısıtlanması manasına gelmemelidir.
3. Medya
çalışanlarının öldürülmesi ve onlara karşı yapılan diğer saldırılar
yetkili
otoriteler tarafından öncelikle ve detaylı bir şekilde
soruşturulmalıdır. Suç
işleyenler en şeffaf şekilde ve hızlı bir süreçte adalet önüne
çıkarılmalıdır.
4. Üye
ülkeler, kriz bölgelerini yönetmekle görevli olan askeri ve sivil
kurumlardan bu bölgelerde görevli medya çalışanlarıyla anlayış içinde
çalışmalarını ve iletişimi geliştirecek pratik önlemler almalarını
istemelidir.
5. Gazetecilik
okulları, meslek birlikleri ve medya kuruluşları, medya çalışanlarına
genel ve kriz durumlarıyla ilgili özel güvenlik
eğitimleri vermeleri için teşvik
edilmelidir.
6. İşverenler,
kendi medya ekiplerine eğitim vererek, güvenlik ekipmanları
sağlayarak ve tavsiyelerde bulunarak tehlikeli görevlerde
en iyi şekilde korunmalarını sağlamak için gayret göstermelidir. Aynı
zamanda medya
çalışanlarına fiziksel bütünlüklerinin risk altında olduğu durumlarda
uygun
sigorta imkanları sunulmalıdır. Uluslararası gazetecilik
kuruluşları kriz
durumlarını ele alan bağımsız medya çalışanları için bir sigorta sistemi
kurulması konusuna önem vermelidirler.
7.
Ulusal ve uluslararası yasalara
uymadıkları, haber içeriklerinde şiddet veya nefreti teşvik
ettikleri veya savaşan tarafların propagandasını yaptıkları için sınırlı
erişimi olan bölgelerden ihraç edilen
medya çalışanları tarafsız güvenli bölgeye
veya ülkeye veya büyükelçiliğe kadar
güvenlik güçlerinin eşliğinde çıkarılmalıdır.
Dolaşım ve habere
ulaşma Özgürlüğü
8. Üye
ülkeler kriz bölgelerinde görevli medya çalışanlarının habere
ulaşmalarım ve
dolaşım
özgürlüklerini güvence altına almalıdır. Bu görevi yerine getirmek için
kriz bölgelerini yönetmekle görevli yetkili kuruluşlar
medya çalışanlarının kriz
bölgelerine ulaşması için çalıştıkları medya kuruluşları
tarafından akredite
edilmelerine izin vermelidir.
9. Uygun
durumlarda, üye ülkelerin "çatışma ve gerginlik durumlarında
gazetecilerin korunması" hakkındaki
Bakanlar Komitesinin No.R.(96)4 sayılı Tavsiye Kararı Ek'inde yer alan
Hinci İlke'sine göre kriz bölgelerinde görevli
medya çalışanları için akreditasyon
sistemi kullanılmalıdır.
10. Ulusal
düzenlemelerin gerektirdiği durumlarda akreditasyon ayrım yapılmaksızın
tüm medya çalışanlarına aşırı ve zaman kaybı yaratacak
bürokratik engellerden
muaf
tutularak verilmelidir.
11. Kriz
durumlarım yönetmekle görevli askeri ve sivil otoriteler, olaylar
hakkında,
brifingler, basın konferansları, basın açıklamaları veya diğer uygun
yollarla
medya çalışanlarına düzenli olarak bilgi vermelidir.
Mümkün olduğu takdirde
yetkililer medya çalışanları için uygun ekipmanlarla güvenli bilgi
merkezleri
oluşturmalıdır.
12.
Üye
ülkelerdeki yetkili kuruluşlar, bütün medya çalışanlarına ayrım yapmadan
eşit olarak bilgi sağlamalıdır. "İliştirilmiş"
gazetecilere habere ulaşmada askeri
birliklerle hareket etmelerinden kaynaklanan doğal avantajlar dışında
diğerlerinden fazla bir ayrıcalık verilmemelidir.
III. Gazetecilerin
haber kaynaklarının ve gazetecilik materyallerinin korunması
13. Üye
ülkeler gazetecilerin
haber kaynaklarını gizli tutma hakkı ile ilgili Bakanlar
Komitesinin (2000) 7 Sayılı Tavsiye Kararına göre, gazetecilerin bu
hakkını
korumalıdır. Üye ülkeler kendi iç hukuklarında ve
uygulamalarında, en azından,
(2000)
7 Sayılı Tavsiye Kararı Ek'indeki ilkeleri uygulamalıdır.
14. Medya
çalışanlarının güvenliğini sağlamak için, diğerlerinin yanı sıra, bir
görüşe görevimiz durumlarına ilişkin haber veya materyaller (notlar,
resimler, sesli veya
görüntülü kayıtlar gibi) medya çalışanlarından talep edilmemeli ve
güvenlik
güçlerince bu tür materyallere yasal kovuşturmalarda kullanılmak üzere
el konulmamalıdır. Bu ilkenin istisnaları kesinlikle Avrupa İnsan
Hakları
Sözleşmesinin l0uncu maddesi ve Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesinin ilgili
içtihatlarına uygun olmalıdır.
IV.
Karalama
yasasının yanlış kullanılmamasının garanti altına alınması
15. Üye
ülkeler karalama ve iftira yasalarını, kriz durumlarında kötüye
kullanmamalı
ve bu
sebeple ifade özgürlüğünü kısıtlamamalıdır. Üye ülkeler özellikle iftira
ve
karalama ile ilgili hukuki davalar veya uygun olmayan
yaptırımlarla medya,
alışanlarının gözünü korkutmamalıdır.
16. İlgili
yetkili kuruluşlar medya çalışanlarına karşı açılabilecek iftira ve
kararlama
davalarına zemin oluşturacak ve böylece onların ifade Özgürlüğünü
engelleyecek
diğer yasal yolları da kullanmamalıdır.
V.
İfade ve haber alma Özgürlüğüne getirilecek aşın sınırlamalar ve
kamuoyunun
maniple edilmemesinin garanti altına alınması
17. Üye
ülkeler Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10uncu Maddesinde yer alan
sınırlar ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin içtihat
hukukundaki yorumları
dışında
kamunun kriz zamanlarında habere ulaşmasını kısıtlamamalıdır.
18. Üye
ülkeler habere serbest erişimin krizlerin çözümünde ve oluşabilecek
istismarların önlenmesinde etkili olabileceğini her zaman
akılda tutmalıdır.
Kamuoyunu özellikle ilgilendiren durumlarda haber alma gereksinimini
meşru
kılmak için, yetkili kuruluşlar medya dahil kamunun
habere ulaşmasını güvence
altına
almalıdır.
19. Üye ülkeler kriz zamanlarında ifade ve haber alma özgürlüğüne kısıtlama
getirirken belirsiz ifadeler
kullanmamalıdır. Şiddete teşvik ve kamunun düzenini
bozacak davranışlar
açık ve tanı olarak tarif edilmelidir.
20.
Uluslararası ve ulusal mahkemeler kamunun önemli bilgilere erişimindeki
meşru
gereklilik ile mahkeme işlemlerinin bütünlüğünü koruma
gerekliliği arasındaki
dengeyi daima gözetmelidir.
21.
Üye
ülkeler özellikle kriz durumlarında bağımsız ve profesyonel medyanın
faaliyetlerini
Avrupa Konseyi standartları ile uyumlu olarak sürdürmek için daimi
bir çaba içinde olmalıdırlar. Bu
bağlamda kamu medya hizmetinin toplumun
farklı grupları arasında bütünleşme
ve anlayışın gelişmesinde bir faktör ve
güvenilir bir haber kaynağı olması
açısından desteklenmesine özel bir çaba
gösterilmelidir.
22.
Üye ülkeler kriz zamanlarında
kamuoyunun özel hassasiyetini kullanarak, medya dahil, manipule etmeye
çalışan kamu görevlilerinin cezai veya idari sorumluluklarını
dikkate almalıdır.
VI. Medya
Çalışanlarının Sorumlulukları
23.
Medya çalışanları, kriz zamanlarında
diğer kişilerin haklarını, onların Özel
hassasiyetlerini ve muhtemel
belirsizlik ve korku duygularını dikkate alırken, kamuya
zamanında, gerçek, doğru ve kapsamlı haber verme konusundaki
sorumluluklarını göz önünde tutarak
özellikle kriz zamanlarında, yüksek mesleki ve etik standartlara
bağlı kalmalıdır.
24. Şayet
"iliştirilmiş" gazetecilerle ilgili bir sistem sürdürülmesi gerekiyorsa ve
gazeteciler bunu kullanmak istiyorsa, bunu raporlarında
açıkça belirtmeleri ve
haber
kaynaklarını göstermeleri tavsiye edilmektedir.
25. Öz-denetim
medya çalışanlarının kriz zamanlarında sorumluluklarının bilincinde
ve
mesleki çalışmalarını daha etkin hale getirecek en uygun mekanizmadır. Bu
nedenle bölgesel ve Avrupa düzeyinde özdenetim kuruluşlarıyla
işbirliği
güçlendirilmelidir. Üye ülkeler, profesyonel gazetecilik
organizasyonları, diğer
ilgili sivil
toplum kuruluşları ve medya, bu konularda işbirliğini kolaylaştırmaya
ve
gerekli durumlarda diğer yardımları sağlamaya davet edilmektedir.
26. Medya
çalışanları, görevlerini yerine getirirken Bakanlar Komitesinin üye
ülkelere medya ve hoşgörü kültürünün geliştirilmesi ile ilgili (97) 21 No.lu
Tavsiye Kararını göz önünde tutmaya ve bu Tavsiye Kararının
Ekinde belirtilmiş
olan meslek
uygulamalarım minimum değerler olarak dikkate almaya davet
edilmektedir.
VII.
Diyalog ve
işbirliği
27. Ulusal
hükümetler, medya kuruluşları, ulusal ve uluslararası devlet ve sivil
toplum örgütleri kriz zamanlarında ifade ve haber alma
özgürlüğünün
korunmasını sağlamak için diyalog ve işbirliği sürdürmelidir.
28. Devlet
kuruluşları, düzenleyici kuruluşlar, sivil toplum örgütleri ve medya gibi
(sahipleri, yayıncıları ve editörleri de dahil olmak üzere)
ulusal düzeydeki ilgili
taraflar, kriz zamanlarında ifade ve haber alma özgürlüğünün
uygulanmasını
kolaylaştırmak için yapıcı diyaloglar yoluyla gönüllü bir
ortam oluşturulmasını
dikkate almalıdırlar.
29. Medya
çalışanları, doğrudan veya temsil ettikleri kuruluşlar kanalıyla, kriz
zamanlarında yetkili otoritelerle yapıcı diyalog kurmaları
için teşvik edilmelidir.
30. Sivil toplum
örgütleri ve özellikle kamu denetçisi kuruluşlar kriz zamanlarında
ifade ve haber alma özgürlüğünün korunmasına çeşitli yollarla
katkıda
bulunmaya davet edilmektedir. Bu yollar:
• danışma ve
gazetecilere yapılan tacizleri rapor etmek ve diğer ifade ve
haber alma hakkı ihlalleri ile ilgili iddiaları bildirmek
için kullanılan
yardım hatlarını açık tutmak;
•
medya
çalışanlarının görevlerini icra ederken kamu otoriteleri ile karşı
karşıya kaldıkları dava veya anlaşmazlıklarda, uygun olduğu
takdirde,
ücretsiz yasal
yardımlar dahil, destek vermek;
• bilgi
alışverişini kolaylaştırmak ve yapılabilecek ihlalleri izlemek için
Avrupa Konseyi ve diğer ilgili kuruluşlarla işbirliği
yapmaktır.
31.
Gönüllü devlet ve sivil toplum örgütleri,
çatışmaları önlemede, çözümlemede ve
çatışmalardan sonraki yeniden
yapılanmalarda stratejilerinin devamı olarak
medyayı
geliştirmeye ve medyaya yardıma şiddetle teşvik edilmektedir.